İran, savaş üçüncü haftaya girerken stratejik inisiyatifi koruyor

img
İran, savaş üçüncü haftaya girerken stratejik inisiyatifi koruyor YDH

ABD ve İsrail'in İran'a açtığı savaş üçüncü haftaya girerken, Tahran’ın askeri ve enerji hatları üzerindeki baskısı çatışmanın seyrini belirleyen ana unsur haline geldi.




YDH - Savaşın on altıncı gününde İran sahadaki gelişmeler üzerinde belirgin bir kontrol sergiliyor. ABD Başkanı Donald Trump ise zafer ilanına hazır olabileceği izlenimi verse de Tahran’ın farklı bir yaklaşım benimsemesi Washington açısından ciddi bir belirsizlik yaratıyor.

Bu yaklaşımı İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi açık biçimde ortaya koydu. CBS televizyonuna konuşan Arakçi, "Ülkemiz ne ateşkes talep etti ne de müzakere. Amerikalılarla konuşmak için herhangi bir neden görmüyoruz" dedi.

Bu açıklama, petrol piyasalarının haftaya yüksek gerilim altında başlaması beklenen bir döneme denk geldi. Gerilimin nedeni, küresel enerji akışının en hassas noktalarından biri kabul edilen Hürmüz Boğazı’ndaki fiili kapanma durumu.

Trump yönetimi boğazın güvenliğini sağlamak için petrol akışından en fazla yararlanan ülkelerden destek istedi. ABD Başkanı özellikle Çin, Japonya ve Hindistan’a çağrı yaptı.

Bu çağrı Washington’ın tek başına güvenliği sağlama kabiliyetinin sınırlı olduğunu dolaylı biçimde kabul ettiği yönünde yorumlandı.

Washington savaş hedeflerini tartışıyor

Washington Post gazetesi, iki haftalık çatışmanın Trump yönetiminin zaman zaman açıkladığı geniş hedefleri karşılamadığını yazdı.

Gazeteye göre İran’daki yönetim iktidarda kalmayı sürdürüyor ve küresel petrol piyasalarını, Körfez’den petrol ve doğalgaz ihracatının ana güzergahı olan deniz hattını baskı altına alarak sarsıyor.

Batılı diplomatlar ve analistler, İran yönetiminin nükleer silah elde etme yönündeki motivasyonunun daha da güçlenmiş olabileceğini belirtiyor.

ABD ve müttefiklerinin değerlendirmesine göre Tahran hâlâ yaklaşık 440 kilogram yüksek derecede zenginleştirilmiş uranyum üzerinde kontrol sahibi. Bu stok İran yönetimine askeri ve diplomatik açıdan önemli bir kaldıraç sağlıyor.

Washington Post’a göre bu tablo Trump’ın savaşı sonlandırma kabiliyeti açısından ciddi bir sınama anlamı taşıyor. ABD Başkanı aynı zamanda parti içinden gelen baskıyla da karşı karşıya.

Cumhuriyetçi Parti içindeki bazı isimler, yönetimin ara seçimler öncesinde yeniden ekonomiye odaklanması gerektiğini dile getiriyor.

Ekonomik baskı da giderek hissediliyor. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik bombardımanının başlamasından bu yana ABD’de benzin fiyatları yüzde 25 arttı. Tarım sektöründe gübre maliyetleri yükselirken Amerikan askerlerinin kayıpları da artıyor.

İran ise Hürmüz Boğazı’ndan geçmeye çalışan gemilere saldırı düzenleme kabiliyeti sergiledi. Bu durum Washington’ın tek taraflı ateşkes ilan etmesi halinde dahi enerji fiyatlarının hızla düşüp düşmeyeceğini belirsiz kılıyor.

İran’ın füze ve insansız hava aracı saldırıları aynı zamanda ABD üslerine ev sahipliği yapan Körfez ülkeleri için de ciddi bir güvenlik sınaması oluşturuyor.

ABD ve İsrail hedefleri yeniden değerlendiriyor

ABD Kongresi’ndeki Demokrat liderlerden Senato İstihbarat Komisyonu’nun kıdemli üyesi Mark Warner, CBS televizyonuna yaptığı açıklamada savaşın ilan edilen hedeflerine ulaşıldığından emin olmadığını söyledi.

Warner’ın sözleri Washington’da giderek daha yüksek sesle dile getirilen başarısızlık kaygısını yansıtıyor.

Benzer bir tartışma İsrail’de de görülüyor. İsrail Kamu Yayın Kurumu, savaş hedeflerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini aktardı. Kurumun değerlendirmesine göre çatışma planlanan hızda ilerlemiyor.

İsrail yayın kuruluşu ayrıca İran halkını geniş çaplı protestolara yönlendirme beklentisinin gerçekleşmemesinin de stratejik bir sorun oluşturduğunu belirtti.

Haberde Washington ile Tel Aviv’in İran içinde savaşın seyrini değiştirebilecek yeni adımlar üzerinde çalıştığı bilgisi de yer aldı.

Tahran sert çizgiyi koruyor

Tahran’ın siyasi mesajı ise daha sert bir tona sahip. Arakçi, CBS televizyonuna verdiği mülakatta İran’ın uzun süreli bir çatışmaya hazır olduğunu dile getirdi.

Arakçi, "Trump savaşın yasa dışı olduğunu ve bu savaşta zafer olmadığını anlayana kadar kendimizi savunmaya hazırız. Yeterince güçlüyüz ve Amerikalılarla konuşmak için neden görmüyoruz" ifadelerini kullandı.

İranlı bakan ayrıca Körfez ülkelerinin topraklarının İran’a yönelik saldırılarda kullanıldığını belirtti. "Birçok örnek var" diyen Arakçi, İran’ın hedef aldığı unsurların yalnızca Amerikan askeri varlıkları olduğunu vurguladı.

Arakçi, Hürmüz Boğazı’nın doğrudan İran tarafından kapatılmadığını da kaydetti.

Bakan, "Gemilerin seyretmemesinin nedeni Amerikan saldırganlığının yarattığı güvenlik ortamı" dedi.

Tahran'ın bazı ülkelerden gemileri için güvenli geçiş talebi aldığını belirten Arakçi, bu konuda nihai kararın İran Silahlı Kuvvetleri’ne ait olduğunu ifade etti.

Enerji piyasalarında belirsizlik büyüyor

Petrol piyasaları haftaya gergin bir atmosferde hazırlanırken ABD ve Batılı ülkeler piyasalara güven mesajı vermeye çalıştı. Ancak önceki girişimlerin başarısız olması yeni açıklamaların etkisini sınırladı.

Fox News’e konuşan ABD Ulaştırma Bakanı Sean Duffy, Washington’ın Hürmüz Boğazı’ndan geçen ticari gemilere sigorta güvencesi sağlayabilecek durumda olduğunu söyledi.

ABD İçişleri Bakanı Doug Burgum ise Washington’ın ortaklarıyla birlikte deniz taşımacılığının güvenliğini sağlamak amacıyla uluslararası bir görev gücü oluşturulması ihtimalini değerlendirdiğini belirtti.

Buna karşın ABD Enerji Bakanı Chris Wright, enerji fiyatlarının kontrol altına alınmasının kolay olmayacağını açık biçimde dile getirdi.

Wright, ABC televizyonuna verdiği demeçte "Savaş dönemlerinde enerji piyasalarında yaşanan dalgalanmaların ne kadar süreceğine dair hiçbir garanti yok" dedi. Bakan, benzin fiyatlarındaki artışın küresel jeopolitiği değiştirebilecek bir sürecin parçası olduğunu da sözlerine ekledi.

Avrupa deniz misyonunu genişletmeyi tartışıyor

Financial Times gazetesi ise Avrupalı dışişleri bakanlarının AB’nin Aspides deniz görevini Hürmüz Boğazı’nı kapsayacak biçimde genişletme olasılığını değerlendireceğini aktardı.

Aspides görevi Avrupa Birliği tarafından 19 Şubat 2024’te başlatılmıştı. Operasyonun amacı Kızıldeniz, Aden Körfezi ve çevresindeki deniz hatlarında uluslararası ticari seyrüseferi korumaktı.

Ancak görev o dönemde hedeflenen güvenlik seviyesini sağlamada sınırlı başarı göstermişti.

Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul ise operasyonun genişletilmesi konusunda kuşku dile getirdi. Wadephul, bu seçeneğin "etkili olmayabileceğini" söyledi.