İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekai, Tahran’ın Hürmüz Boğazı’nda geçişleri kontrol ettiğini ve “saldırganların bu su yolunu İran’a karşı kullanmasını önlemek için gerekli tedbirlerin alındığını” söyledi.
YDH - İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekai, saldırgan aktörlerin Hürmüz Boğazı’nı İran’a karşı kullanmasını önlemek amacıyla gerekli tedbirlerin alındığını açıkladı.
Tesnim haber ajansının aktardığına göre Bekai, haftalık basın toplantısında muhabirlerin sorularını yanıtladı.
Toplantının başında konuşan Bekai, ülke için hayatını kaybedenleri anarak sözlerine başladı ve bölge ülkelerinin topraklarının İran’a yönelik saldırılar için kullanılması konusuna değindi.
Bekai, İran’ın bu konuda hiçbir şüphe duymadığını söyledi. Aylar önce gerekli uyarıları yaptıklarını ve bölge ülkelerinden topraklarının kötüye kullanılmasına karşı dikkatli olmalarını istediklerini ifade eden Bekai, tüm ülkelerin böyle bir durumun yaşanmayacağı yönünde güvence verdiğini belirtti.
Uluslararası hukuka göre hiçbir ülkenin kendi topraklarını başka bir ülkeye karşı saldırı amacıyla kullandırma hakkı bulunmadığını vurgulayan Bekai, son 16 gün boyunca ABD’nin bölgedeki üs ve tesislerini kullanarak İran’a yönelik saldırıları planladığını söyledi. Bu durumun inkâr edilemeyeceğini belirtti.
Bekai, İran’ın her zaman bölge ülkelerinden bu tür girişimleri engellemelerini istediğini kaydetti ve İran’ın komşu ülkelerle hiçbir düşmanlık içinde olmadığını yineledi.
“Biz ebediyen komşu kalacağız” diyen Bekai, İran’ın bölge ülkeleriyle ilişkilerinin zarar görmesini istemediğini söyledi.
Buna karşın İran’ın saldırıya uğradığını ve ülkenin kendini tüm gücüyle savunma hakkına sahip olduğunu kaydeden Bekai, bu savunmanın bölge ülkelerinin egemenliğinin ihlali anlamına gelmemesi gerektiğini de ekledi.
İran’ın yaşanan olayları belgelediğini belirten Bekai, uluslararası kuruluşların iyi niyetine çok fazla güvenilemeyeceğini ancak yine de tüm ihlallerin kayıt altına alınmasının İran’ın sorumluluğu olduğunu söyledi.
ABD’li temsilcinin sözlerini “aldatma kampanyası” diye niteledi
Bekai, ABD temsilcisi Steve Witkoff’un İran’la yürütülen müzakerelere ilişkin açıklamalarına da tepki gösterdi.
“Bir yalan ve aldatma kampanyasıyla karşı karşıyayız” diyen Bekai, ABD temsilcisinin dile getirdiği iddiaların tamamen yanlış olduğunu söyledi.
İran’ın “10 ya da 11 bomba üretebileceği” yönündeki değerlendirmeleri eleştiren Bekai, bunu “demir madeni keşfedildi, işlenirse çelik olur ve bıçak yapılabilir demeye benziyor” sözleriyle değerlendirdi.
Bekai, Avrupa ülkelerinin de benzer argümanlar kullandığını belirtti ve “yüzde 60 zenginleştirilmiş uranyum yüzde 90’a çıkarılırsa potansiyel olarak 10 bomba üretilebilir” şeklindeki söylemlerin dünyayı korkutmayı amaçladığını ifade etti.
Sözcü, bu tür iddiaların, İran’a karşı işlenen suçları meşrulaştırma amacı taşıdığını söyledi.
Ayrıca Bekai, dünya kamuoyunun ve özellikle ABD halkının bu durumu görmesi gerektiğini belirterek ABD yönetiminin müzakereler konusunda iyi niyetli olmadığını söyledi.
Dışişleri Sözcüsü, ABD’nin sözlerinin başlatılan savaşı gerekçelendirme çabası olduğunu ifade etti ve mevcut durumdan yalnızca Amerikan karar vericilerinin sorumlu olduğunu belirtti.
“Silahlı kuvvetlerimiz hedefleri açıkça açıklıyor”
Bekai, sahte bayrak operasyonlarına ilişkin değerlendirmelerde de bulundu.
Bölgenin karmaşık bir dönemden geçtiğini belirten Bekai, İran’ın rakiplerinin durumu daha da karmaşık hale getirmek için her türlü aracı kullandığını söyledi. Kamuoyunun bu konuda dikkatli olması gerektiğini ifade etti.
Sahte bayrak operasyonlarının geçmişte ABD ve İsrail tarafından defalarca kullanıldığını belirten Bekai, 1954’te Mısır’da böyle bir operasyon gerçekleştirildiğini hatırlattı.
Son dönemde bölgede sabotaj eylemleri yaşandığını ve İran silahlarının yıllardır kopyalandığını söyledi.
İran’a ait bir insansız hava aracının ABD’ye ulaşabileceği yönündeki iddiaları da eleştiren Bekai, “Menzilinin yetmediğini bilmiyorlar mı?” diye sordu.
Bekai, İran Silahlı Kuvvetleri’nin gerçekleştirdiği saldırıları her zaman açık biçimde açıkladığını söyledi ve yapılmayan saldırıların da net biçimde reddedildiğini vurguladı.
“Ukrayna savaşında hiçbir rolümüz yok”
Bekai, Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’nin İran ile Rusya arasındaki işbirliğine ilişkin iddialarına da yanıt verdi.
İran’ın Ukrayna halkı için üzgün olduğunu söyleyen Bekai, ülkenin dört yıldır kaçınılabilir bir savaşa sürüklendiğini ifade etti.
Zelenskiy’nin hedeflerine ulaşamadıkça başka ülkeleri de savaşa dahil etmeye çalıştığını söyledi.
Bekai, İran’ın en başından beri Ukrayna savaşında hiçbir rolü olmadığını açıkladığını hatırlattı ve bu iddiaların durumu daha da karmaşık hale getirdiğini ifade etti.
“Hürmüz Boğazı kapanmadı, ancak geçişler kontrol altında”
Bekai, ABD’nin Hürmüz Boğazı konusunda İran’a karşı bir koalisyon kurmaya çalıştığı yönündeki sorulara da yanıt verdi.
Boğazın kapatılmadığını belirten Bekai, ABD’nin yarattığı güvensizlik nedeniyle gemi trafiğinde sorunlar yaşandığını söyledi.
ABD ve İsrail’in, ayrıca bu ülkeleri destekleyen devletlerin Hürmüz Boğazı’nı İran’a karşı kullanmasına izin verilmeyeceğini vurguladı.
İran güçlerinin boğazdaki geçişleri kontrol ettiğini söyleyen Bekai, bazı ülkelerin İran’ın izniyle boğazdan geçtiğini ifade etti.
Bekai, Müslüman ülkelerin kısa süre önce Filistin’de açık soykırım gerçekleştiren bir rejimi desteklemeyeceğini söyledi. Eğer ülkeler bir adım atacaksa bunun saldırganlara karşı olacağını belirtti.
“ABD’ye hiçbir zaman güvenmedik”
Bekai, İran’ın neden yeniden müzakere sürecine girdiğine ilişkin soruları da yanıtladı.
İran’ın ABD’ye hiçbir zaman güvenmediğini söyleyen Bekai, müzakerelerin başından itibaren mutlak güvensizlik ortamında yürütüldüğünü belirtti.
Geçmiş deneyimlerin göz ardı edilmediğini söyledi ve İran’ın ABD’nin “İran müzakereye hazır değil” söylemini boşa çıkarmak istediğini ifade etti.
İran’ın müzakerelerden kaçmadığını gösterdiğini belirten Bekai, karşı tarafın ise İran’ın haklı pozisyonuna dayanamadığını söyledi.
Bekai, ABD’nin tıpkı haziran ayında olduğu gibi İran’ın mantıklı taleplerini kabul etmek yerine güç kullanmayı seçtiğini ifade etti ve bunun “kendini süper güç olarak tanımlayan bir ülke için utanç verici” olduğunu söyledi.
“ABD’li karar vericiler ciddi bir karmaşa içinde”
Bekai, Donald Trump’ın İran’ın Hark Adası’na saldırı tehdidine ilişkin açıklamalarına da değindi.
ABD’nin savaşı başlatmak için “İran’dan gelen yakın tehdit” söylemini kullandığını hatırlatan Bekai, daha sonra Pentagon’un böyle bir tehdit olmadığını açıkladığını söyledi.
Bir süre İran’ın nükleer programının tehlike oluşturduğu ileri sürüldüğünü, ardından “eğlenmek için saldırabiliriz” gibi ifadeler kullanıldığını söyledi.
Bekai, bu çelişkilerin ABD’li karar vericilerin ciddi bir karmaşa içinde olduğunu gösterdiğini ifade etti.
Hürmüz Boğazı’nda önlemler alındı
Bekai, Hürmüz Boğazı’ndan geçiş mekanizmasına ilişkin bir soruya verdiği yanıtta, bazı ülkelerin gemilerini İran’la koordinasyon içinde geçirdiğini söyledi.
Bu durumun İran’ın sorumluluk sahibi bir ülke olduğunu gösterdiğini ifade etti.
İran’ın her zaman deniz ulaşımının güvenliğini sağlayan ülke olduğunu belirten Bekai, mevcut durumun İran’ın başlatmadığı bir savaşın sonucu olduğunu söyledi.
Bekai, “Saldırganların bu su yolunu İran’a karşı kullanmasını önlemek için gerekli tedbirleri aldık” dedi ve bunun uluslararası hukuka göre kıyı devletlerinin hakkı olduğunu vurguladı.
“İran halkı yeni saldırıları kabul etmeyecek”
Bekai, savaşın sona ermesi için gerekli şartlara ilişkin bir soruya da yanıt verdi.
Bu savaşı İran’ın başlatmadığını söyleyen Bekai, İran halkının dokuz ay içinde iki kez saldırıya uğramayı kabul etmeyeceğini ifade etti.
İran’ın müzakere yürüttüğü bir dönemde saldırıya uğradığını belirten Bekai, iki “şer rejimin” İran’a savaş dayattığını söyledi.
Bekai, saldırgan tarafların ateşkes çağrıları yapıp ardından yeniden saldırıya geçmesini kabul etmeyeceklerini belirtti ve saldırının sorumlularının hesap vermesi gerektiğini vurguladı.
İran’ın savunmasını gerekli olduğu sürece sürdüreceğini ifade etti.
Bekai, Minab’da yaşanan saldırıya ilişkin de konuştu.
Minab olayının unutulmaması gerektiğini söyleyen Bekai, Lamerd, Meraga ve diplomatik polis birimlerine yönelik saldırıların da belgelenmesi gerektiğini ifade etti.
Minab saldırısını “çok ağır bir suç” olarak niteleyen Bekai, saldırının İran liderinin konutunun hedef alındığı bir saldırıyla aynı zamanda gerçekleştiğini ve bir okulun da vurulduğunu söyledi.
Saldırıda çok sayıda öğrencinin hayatını kaybettiğini belirten Bekai, İran’ın bu olayı unutmayacağını ifade etti.
“ABD’nin askeri saldırısı mutlak biçimde gayrimeşru”
Bekai, ABD’nin İran’a yönelik askeri müdahalesinin uluslararası hukuk açısından tamamen gayrimeşru olduğunu söyledi.
Bazı ülkelerin ABD’nin savaş çağrısını reddetmesinin önemli olduğunu belirten Bekai, insanlık değerlerine saygı duyan hiçbir liderin ABD’nin bu çağrısına olumlu yanıt veremeyeceğini ifade etti.
Bekai, bu saldırıya sessiz kalmanın diğer ülkeler için de sonuçlar doğuracağını söyledi ve uluslararası toplumun ABD’nin zorbalığına karşı durması gerektiğini belirtti.
“Savunmamızı gerekli olduğu sürece sürdüreceğiz”
Bekai, İran ile Rusya arasındaki temaslara da değindi.
Sözcü, farklı ülkelerin İran ile görüşüp ardından başka aktörlerle temas kurmasının kendilerini ilgilendirmediğini söyledi ve İran için temel meselenin ülkenin savunulması olduğunu belirtti.
Şehirlerin bombalandığı bir ortamda başka bir seçeneğin bulunmadığını ifade eden Bekai, İran’ın gerekli olduğu sürece savunmasını sürdüreceğini vurguladı.
“Irak topraklarının kullanılması ağır sonuçlar doğurur”
Bekai, İran ile Irak arasındaki güvenlik görüşmelerine de değindi ve İran’ın resmi kurumlarının Irak hükümeti ve Irak Kürt Bölgesel Yönetimi ile temas halinde olduğunu söyledi.
Irak topraklarının İran’a karşı kullanılmasının ağır sonuçlar doğuracağını belirten Bekai, şu ana kadar iyi bir işbirliği yürütüldüğünü ifade etti.
“ABD’nin bölgedeki varlığı güvenlik getirmedi”
Bekai, İran’ın bölgedeki altyapıları hedef aldığı yönündeki iddialara da yanıt verdi.
İran’ın bölge ülkeleriyle iyi ilişkiler kurmakta kararlı olduğunu vurgulayan Bekai, ülkesinin savunma faaliyetlerinin bölge ülkelerine savaş ilanı anlamına gelmediğini söyledi.
Bölgede yaşanan güvensizliğin sorumlusunun ABD ve İsrail olduğunu belirten Bekai, ABD’nin askeri varlığının bölgeye güvenlik getirmediğini ifade etti.
Sözcü, İran’ın askeri hedefleri dikkatle seçtiğini ve yalnızca askeri üslerin hedef alındığını söyledi.
“Müslüman ülkeler açık tavır almalı”
Bekai, Müslüman ülkelerin İran’a yönelik saldırılara karşı açık bir tutum alması gerektiğini söyledi.
Sözcü İran’ın ramazan ayında ABD ve İsrail tarafından saldırıya uğradığını hatırlattı.
Bazı Müslüman ülkelerin BM Güvenlik Konseyi’nde ortaya koyduğu tutumun kabul edilemez olduğunu ifade eden Bekai, İran halkının bu süreçte verilen tüm tepkileri ve sessizlikleri unutmayacağını belirtti.
Savaş sırasında diplomatik temsilcilikler zarar gördü
Bekai, savaş sırasında bazı diplomatik temsilciliklerin de zarar gördüğünü söyledi.
Son iki üç hafta içinde diplomatik temsilciliklerin güvenliğinden sorumlu iki polis merkezinin hedef alındığını belirten Bekai, bu durumun ABD ve İsrail’in diplomasi kurumuna karşı tutumunu gösterdiğini ifade etti.
Sözcü, yakın bölgelerdeki saldırılar nedeniyle bazı büyükelçiliklerin de zarar gördüğünü ve tüm olayların belgelenmekte olduğunu söyledi.
İran-Rusya işbirliği sürüyor
Bekai, İran ile Rusya arasındaki işbirliğinin daha önce yapılan anlaşmalara dayandığını ve yürürlükte olduğunu söyledi.
Sözcü, savaş koşulları nedeniyle bazı projelerde geçici duraklamalar yaşanabileceğini belirtti, ancak iki ülke arasındaki stratejik işbirliğinin genel çerçevesinin korunduğunu ifade etti.
Bekai, bazı Körfez ülkelerinde İranlı tüccarların varlıklarının dondurulduğu yönündeki haberler hakkında da konuştu.
Dışişleri Sözcüsü, İran’ın Körfez ülkeleriyle diplomatik ilişkilerini sürdürdüğünü söyledi, ancak bölgedeki bazı askeri üslerin İran’a yönelik saldırılar için kullanıldığını belirtti.
ABD uçaklarının yakıt ikmali yapan tankerlerinin bu üslerde konuşlandığını ifade eden Bekai, İran’ın saldırının kaynağına karşılık vermesinin doğal olduğunu söyledi ve İran’ın şu ana kadar sergilediği itidalin dikkate alınması gerektiğini vurguladı.
“İran yasa dışı bir savaşla karşı karşıya”
Bekai, İran liderinin savaş tazminatı alınmasına ilişkin sözlerine de değindi.
En önemli görevin saldırıların belgelenmesi olduğunu söyleyerek İran’ın yasa dışı bir savaşla karşı karşıya olduğunu ifade eden Bekai, bazı eylemlerin soykırım niteliği taşıdığını belirtti.
Kadınların ve çocukların hedef alınmasının bir millete yönelik saldırı niyetini ortaya koyduğunu dile getiren Bekai, tüm bu olayların uluslararası hukuk çerçevesinde kayda geçirileceğini vurguladı.