Euro-Med: Gazze’de açlık sistematik bir silah

img
Euro-Med: Gazze’de açlık sistematik bir silah YDH

Euro-Med İnsan Hakları İzleme Örgütü, İsrail’in Gazze’ye uyguladığı kuşatmayı ve insani yardımı kısıtlamasını “sistematik açlık politikası” olarak nitelendirdi.




YDH- Euro-Med İnsan Hakları İzleme Örgütü, İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki sivillere karşı yürüttüğü saldırılar kapsamında açlığı “bir silah olarak kullanmayı sürdürdüğünü” belirtti.

Örgüt, bu politikanın “temel yaşam araçlarını tükettiğini” ve gıda ile insani yardımların girişinin sıkı şekilde kontrol edilmesi yoluyla sivillerin zorla yerinden edilmesine neden olduğunu ifade etti.

Açıklamada, İsrail’in insani ve ticari mal girişini kısıtlayarak krizi derinleştirdiği ve “geniş çaplı kıtlık riskini yeniden gündeme getirdiği” vurgulandı.

Geçişler kapatıldı, yardım akışı sınırlandı

Euro-Med, İsrail’in ABD ile birlikte İran’a karşı başlattığı savaş sırasında uluslararası “dikkatin dağılmasını fırsat bilerek” Gazze’ye yönelik kuşatmayı “daha da sıkılaştırdığını” kaydetti.

Örgüt, İsrail’in savaşın ilk günlerinde tüm sınır kapılarını kapattığını, daha sonra yalnızca bir kapıyı “kısmen” açtığını ve giriş yapan yardım kamyonlarının sayısını “azalttığını” belirtti.

28 Şubat’ta tüm geçişlerin yeniden kapatıldığı, yardım, yakıt ve ticari malların girişinin durdurulduğu; ayrıca insani misyonların koordinasyonunun, tıbbi tahliyelerin ve yardım personelinin çalışmalarının askıya alındığı aktarıldı.

3 Mart’ta Kerem Şalom Sınır Kapısı’nın sınırlı miktarda yakıt ve yardım için yeniden açıldığı, ancak girişlerin “önceki döneme kıyasla ciddi biçimde düşük seviyede kaldığı” ifade edildi.

Yardım miktarı “anlaşmanın çok altında”

Euro-Med, ateşkes anlaşmasına göre, günlük yaklaşık 600 yardım kamyonunun Gazze’ye giriş yapması gerektiğini, ancak fiili rakamın “toplamın yüzde 41’ini aşmadığını” bildirdi.

Özellikle yakıt girişinde ciddi bir düşüş yaşandığı, izin verilen miktarın “yalnızca yüzde 14,8 seviyesinde kaldığı” ve bunun hastaneler, su ve sanitasyon sistemleri ile ulaşım gibi hayati sektörleri ağır şekilde etkilediği kaydedildi.

Örgüt verilerine göre, 11 Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkesten bu yana Gazze’ye toplam 37 bin 369 kamyon giriş yaptı. Bunların yüzde 56’sının insani yardım, yüzde 41’inin ticari mal ve yalnızca yüzde 3’ünün yakıt taşıdığı belirtildi.

“Yanıltıcı veriler ve tam kontrol”

Euro-Med, İsrail’in Gazze’ye giren yardım miktarına ilişkin “yanıltıcı veriler sunduğunu” ve giriş süreçlerinin bağımsız uluslararası denetime açılmasını reddettiğini ifade etti. Bu durumun “hesap verebilirliği engellediği ve insani krizi derinleştirdiği” vurgulandı.

Refah Sınır Kapısı’nın da İran savaşı sonrasında kapalı tutulduğu, beklenen 6 bin 600 yolcuya karşılık yalnızca 1.934 kişinin geçişine izin verildiği ve bunun “yüzde 29,3’lük bir uyum oranına işaret ettiği” kaydedildi.

“Soykırım niteliği taşıyabilir”

Örgüt, söz konusu uygulamaların yalnızca ateşkes ihlali değil, aynı zamanda “uluslararası insancıl hukukun ağır ihlalleri” kapsamında değerlendirilebileceğini ve “sivillere karşı açlığın kullanılmasının” bu çerçevede ele alınması gerektiğini belirtti.

Bu politikaların daha geniş bağlamda, “nüfusun tamamını ya da bir kısmını fiziksel olarak yok etmeye yönelik yaşam koşullarının kasıtlı olarak dayatılması” yoluyla “soykırım teşkil edebilecek eylemler” arasında yer alabileceği ifade edildi.

Uluslararası topluma çağrı

Euro-Med, uluslararası topluma “derhal ve etkili adımlar atma” çağrısında bulunarak, İsrail’e yaptırım uygulanması, Gazze’ye yönelik kuşatmanın kaldırılması ve insani yardımların “derhal ve koşulsuz şekilde” girişinin sağlanması gerektiğini belirtti.

Ayrıca, tüm sınır kapılarının açılması, bağımsız uluslararası denetim mekanizmalarının kurulması ve temel altyapının yeniden inşası için gerekli malzemelerin girişine izin verilmesi gerektiği vurgulandı.