Eski ABD istihbaratçısı: Yönetim İran’a karşı stratejik iflas yaşıyor

img
Eski ABD istihbaratçısı: Yönetim İran’a karşı stratejik iflas yaşıyor YDH

Eski ABD ordusu binbaşısı ve Savunma İstihbarat Teşkilatı eski görevlisi Harrison Mann, Trump yönetiminin İran’a karşı yürüttüğü operasyonları “stratejik iflas” olarak nitelendirdi.




YDH- Eski ABD ordusu binbaşısı ve 2024 yılında Savunma İstihbarat Teşkilatı'ndan (DIA) istifa eden Harrison Mann, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in İran’a yönelik savaşına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Mann, “Democracy Now!” portalına verdiği mülakatta, Trump rejiminin İran'a yönelik savaşın ikinci gününden itibaren “ne yapacağını ve bu işin içinden nasıl çıkacağını” bilemediğini belirtti.

Mann, Amerikan tarafının tamamen “stratejik olarak iflas” ettiğini vurguladı.

Mann, röportajda şunları dile getirdi:

“Bu savaşın ikinci gününden itibaren Trump yönetimi ne yapacağını ve bu işin içinden nasıl çıkacağını bilmiyordu; geriye kalan tek seçenek neredeyse kara harekâtı gibi görünüyor. İsrail açısından, İran devletini çökertmeyi amaçlayan uzun bir savaş iyi olur.”

Mann röportajda, Trump yönetiminin üzerinde durduğu seçenekleri de sıraladı: Hark Adası’na çıkartma yapmak ve İran’ın nükleer tesislerine bir baskın düzenlemek.

Mann, Hark Adası’nın İran’ın petrol ihracatının %90’ını kontrol ettiğini ve adaya yapılacak bir harekâtın ABD için neredeyse “intihar” niteliğinde olacağını söyledi.

Eski binbaşı “Bu adayı ele geçirmeye yönelik herhangi bir girişim, neredeyse bir intihar görevi olur. ABD askerleri, İran’ın dronları ve füzeleri ile hedef alınacak ve kısa menzilli silahların kullanımına da maruz kalabilir. Adaya çıkartma yapılırsa, askerlerin tuzağa düşmesi ve İran hükümetinin işine gelmesi olasıdır. ABD’nin ciddi kayıpları veya rehin durumu, İran’ın liderleri için bu operasyonun hedeflediği petrol terminalinden daha değerli olabilir.”

Mann, deniz ve hava yoluyla ikmal veya konuşlanmanın son derece tehlikeli olduğunu vurguladı:

“Deniz yoluyla ikmal, konuşlanma veya tahliye son derece tehlikeli; çünkü İran hem adanın çevresini hem de Hürmüz Boğazı’nı mayınlayabilir. İnsansız deniz araçlarına sahipler. Hava yoluyla ikmal veya takviye mümkün olabilir, ama uçaklara pusu kurulma riski de var. Son iki yılda Kızıldeniz’de Husilerin bunu uyguladığını gördük. Hava yoluyla ikmal veya konuşlanma bile oldukça riskli.”

Mann, ABD liderlerinin İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatması ve Körfez’deki müttefik üslerine saldırılar karşısında zorlandığını ifade etti. Ayrıca, Trump’ı savaşa sürükleyenlerin bu durumu öngördüğünü belirtti:

“Bunun Lindsey Graham, Marco Rubio veya Benyamin Netanyahu için sürpriz olduğunu düşünmüyorum. Netanyahu, ABD’yi İran’a karşı umduğu gibi kesin bir imha savaşına sürükleyerek, istediğini fazlasıyla elde etmiş durumda.”

Mann, İsrail’in çok cepheli savaşı hakkında da değerlendirmede bulundu:

“İsrail, ABD’den mermi, hava savunma ve hava koruması aldığı sürece savaşmaya devam edebilir. İsrail hava gücü, Trump yönetiminin İran’a karşı yürüttüğü savaşta fazla katkı sağlamıyor. Lübnan’da da savaşmaya devam edebilirler; ABD destek sağladığı sürece.”

Röportajda Mann, Savunma İstihbarat Teşkilatı’nın (DIA) işlevini de anlattı:

“DIA, küçük bir CIA gibi çalışıyor ve Ortadoğu’daki tüm ülkelerin stratejik niyetlerini ve askeri kapasitelerini analiz ediyor. Benim görevim, bu ülkelerin ne yapacağını ve silahlı güçlerinin durumunu değerlendirmekti.”

Mann, Trump yönetiminin NATO ve Avrupa müttefikleri ile ilişkilerindeki gerilime de dikkat çekti:

“Avrupa liderlerinin ABD’yi Ortadoğu müdahalelerine takip etmemesi olağanüstü bir durum. Trump bu yüzden NATO ve ABD-Avrupa ilişkilerinde ciddi çatlaklar yaratıyor. Ama ABD’nin uçak gemisi sayısı Avrupa ülkelerinin toplamından fazla, yardım sembolik olurdu, savaşın gidişini değiştirmek için değil.”

Mann, Amerikan stratejisinin hatalarını ise şöyle açıkladı:

“ABD tarafı tamamen stratejik olarak iflas etmiş durumda. İlk 24 saatten sonra hiçbir plan yok. Trump yönetimi, İran’da Kürt ayaklanması çıkarmaya çalıştı ama 48 saat içinde vazgeçti. Şimdi politika tweet ile yürütülüyor, Avrupalıların yardım edip etmeyeceği test ediliyor ve etmiyorlar.”

Mann ayrıca, İran’a yönelik operasyonların ABD’de askerler ve aileleri üzerindeki etkilerini de vurguladı:

“200 asker yaralandı, 13 kişi öldü. Pentagon, altı askerimizin Irak’ta yakıt ikmal uçağı kazasında öldüğünü açıkladı. Aileler büyük acı çekiyor. Bu savaş gereksiz ve önlenebilirdi.”

Mann, askeri ihmalleri de şöyle değerlendirdi:

“Askerlerimiz tehlikeye atılıyor, stratejik ve taktiksel ihmal söz konusu. İlk altı ölü asker, bir dron saldırısında korumasız bir şekilde öldü; temel önlemler alınmamıştı. Trump ve Hegseth, kaç askerin hayatını riske attığından endişe duymadıklarını açıkça gösteriyor.”

Röportaj, Harrison Mann’ın “Win Without War” adlı barış odaklı organizasyonda kıdemli üye olarak görev yaptığını ve Trump yönetiminin İran’a yönelik stratejik hatalarını ayrıntılı biçimde ortaya koyduğunu aktardı.