İran: Körfez'deki ABD garnizonlarını ve yakıt depolarını vurduk

img
İran: Körfez'deki ABD garnizonlarını ve yakıt depolarını vurduk YDH

Devrim Muhafızları, BAE, Kuveyt ve Bahreyn’deki stratejik ABD üslerini seyir füzeleri ve İHA’larla hedef alarak; komuta binaları, yakıt depoları ve erken uyarı sistemlerini ağır hasara uğrattığını bildirdi.




YDH- İran İslam Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC) Halkla İlişkiler Dairesi, deniz kuvvetlerinin “Gerçek Vaat 4” operasyonunun 63. dalgası kapsamında bölgedeki stratejik ABD üslerini hedef alan kapsamlı bir harekât gerçekleştirdiğini duyurdu.

El-Meyadin'in aktardığına göre Devrim Muhafızları; Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki el-Minhâd ve ed-Dafra üslerini, Kuveyt’teki el-Adiri helikopter üssünü ve Bahreyn’de konuşlu ABD Beşinci Filosu’nun ana karargâhı olan Mina Selman üssünü vurduğunu doğruladı.

Füze ve insansız hava araçlarının (İHA) eş zamanlı kullanıldığı bu ortak operasyonda, ABD askeri varlığının merkezinde yer alan tesislerin ağır hasar aldığı bildirildi.

Operasyonun detaylarına ilişkin yapılan açıklamada, el-Minhâd üssünde görevli komutanların konut binaları, garnizonları, yakıt ikmal noktaları ve teçhizat depolarının doğrudan isabet aldığı; Kuveyt’teki el-Adiri üssünde ise erken uyarı radarları ile merkezi harekât platformunun etkisiz hâle getirildiği belirtildi.

Eş zamanlı saldırılarda Ed-Dafra üssündeki kritik yakıt depoları ve radar sistemlerinin yanı sıra Bahreyn’deki Mina Selman limanında bulunan ABD Beşinci Filosu karargâhının da yüksek yıkım gücüne sahip seyir ve balistik füzeler ile İHA’lar tarafından tam isabetle vurulduğu kaydedildi.

Devrim Muhafızları, deniz kuvvetlerinin Fars Körfezi ve Hürmüz Boğazı’nda İran’ın ulusal egemenlik sınırlarını her şart altında savunma kararlılığını bir kez daha teyit etti.

Açıklamada, İran’ın deniz yetki alanlarının güvenliği konusunda hiçbir taviz verilmeyeceği vurgulanırken, düşman aktörlerden gelebilecek her türlü komplo ve saldırganlığa karşı anında karşılık verme kapasitesinin en üst düzeyde olduğu ifade edildi.

Söz konusu kapsamlı saldırı, bölgedeki Amerikan askeri altyapısına yönelik stratejik bir darbe olarak değerlendiriliyor.