Financial Times'a konuşan diplomatik kaynaklar ve yetkililer, ABD Başkanı Trump'ın yalnızca "teslimiyet anlaşmasına" razı olduğunu belirtirken, İran'ın savaşı varoluşsal bir hayatta kalma mücadelesi olarak kodladığını vurguluyor.
YDH - Bölgede devam eden savaş, her iki tarafı da masaya oturmaya hazır olana kadar durulmayacak bir sürece evriliyor.
Financial Times'a (FT) konuşan üst düzey yetkililer ve diplomatlar, İran'ın bu savaşı devletin bekasına yönelik "varoluşsal bir tehdit" olarak algıladığını ve ABD ile İsrail'den net bir saldırmazlık garantisi almadığı sürece geri adım atmayacağını ifade etti.
Gazeteye demeç veren Batılı bir yetkili, uluslararası kamuoyunun yalnızca ABD Başkanı Donald Trump’ın hamlelerine odaklandığına dikkat çekerek, "Herkes Trump’ın gelgitlerine kilitlenmiş durumda ancak İran’ın kendi iç siyasi dinamikleri olan devasa bir ülke olduğu gerçeğini gözden kaçırıyorlar. Şu an yaşananlar aslında rejimin varlık sebebidir: Hayatta kalmak ve direnmek" diye konuştu.
İran caydırıcılık kapasitesini yeniden inşa etmeye odaklandı
İran yönetimine yakın kaynaklar ile uzmanların değerlendirmelerine göre Tahran, caydırıcılık kapasitesini yeniden tesis etmek için yoğun bir çaba sarf ediyor.
FT'ye bilgi veren kaynaklar, Tahran'ın uzun süreli bir yıpratma savaşına hazırlandığını ve ancak olası bir ateşkes anlaşması kapsamında ABD ve İsrail’in saldırılarını durduracağına dair güvence alması durumunda savaşı bitirmeye rıza göstereceğini belirtti.
Bu süreçte özellikle İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) komutasının savaşın devamından yana tavır aldığı kaydediliyor.
İranlı bir kaynağın aktardığına göre, ideolojik motivasyonla hareket eden DMO komutası, bir ateşkes imzalanması durumunda dahi ABD ve İsrail’in İran’daki nizamı değiştirmek için yeniden harekete geçebileceğine inanıyor.
Bölge ülkelerinden yetkililer ise şu ana kadar çatışan tarafların diplomatik bir çözüm yönünde somut bir adım atmadığını vurguladı.
Rejim değişikliği hedefi baki
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri harekatı 28 Şubat’ta başlamıştı. Başkan Trump, İran yönetiminin hem ABD hem de bölgedeki müttefikleri için bir tehdit oluşturduğunu savunarak Washington’ın temel hedefinin İran'daki siyasi sistemi değiştirmek olduğunu ilan etmişti.
İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu da İran halkına yönetimi ele geçirmeleri için sokağa çıkma çağrısında bulunmuş, İsrail ordusunun protestoculara destek vermek amacıyla ülkedeki siyasi liderlere ve stratejik noktalara operasyon düzenlediğini açıklamıştı.