İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, geçmiş senaryoları tekrar edecek bir ateşkes formülünü kabul etmeyeceklerini açıkladı. Tahran, kalıcı ve kapsamlı bir çözüm, uluslararası garanti ve zararların tazminini şart koşarken, Hürmüz Boğazı’nın saldırgan olmayan ülkelere açık tutulacağını bildirdi.
YDH - İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Japon Kyodo ajansına verdiği mülakatta, ülkesinin geçen yılın senaryolarını tekrar edecek herhangi bir ateşkes formülünü kabul etmeyeceğini açıkladı.
Arakçi, Tahran’ın meşru müdafaa hakkını kullanmayı sürdüreceğini belirtti ve bunun “gerektiği sürece ve gerekli olduğu müddetçe” devam edeceğini ifade etti.
Bu kapsamda Arakçi, İran’ın savaşı “tam anlamıyla” sona erdirecek her türlü girişimi memnuniyetle karşıladığını, ciddi önerileri müzakere etmeye hazır olduğunu bildirdi.
Ancak çözümün “kalıcı ve kapsamlı” olması gerektiğini vurgulayan Arakçi, saldırıların tekrarlanmaması için uluslararası garantiler verilmesini ve İslam Cumhuriyeti’ne verilen zararların tazmin edilmesini şart koştu.
Öte yandan Arakçi, bazı ülkelerin çözüm arayışlarına rağmen ABD’nin saldırıları durdurmaya hazır görünmediğini belirtti.
Arakçi, “Yaptığımız sadece meşru müdafaadır ve Amerikan tarafında çözüm iradesi bulunmadığı sürece bunu sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.
Hürmüz’de ayrım uyguladı, enerji akışına güvence verdi
Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğine ilişkin açıklamalarda bulunan Arakçi, stratejik su yolunun kapatıldığına dair haberleri reddetti. Arakçi, “Boğazı kapatmadık, açık” dedi.
Buna karşın Arakçi, kısıtlamaların yalnızca İran’a saldıran ülkelere uygulandığını, diğer ülkelere ise kolaylık sağlandığını belirtti. Bu çerçevede Tahran’ın Japon petrol tankerlerine yardım etmeye ve güvenli geçişlerini temin etmeye hazır olduğunu ifade etti.
Bu kapsamda Japonya’nın enerji bağımlılığına dikkat çekildi. Tokyo yönetiminin petrolünün yüzde 95’ini bölgeden temin ettiği, bu miktarın yüzde 70’inin Hürmüz üzerinden taşındığı belirtildi.
Aynı dönemde Japonya’nın, 254 gün yetecek düzeydeki stratejik petrol rezervlerinden çekim yapmaya başladığı aktarıldı. Bu adım, Uluslararası Enerji Ajansı üyelerinin savaşın tetiklediği fiyat artışlarını sınırlamak amacıyla stokları kullanma kararıyla eş zamanlı gelişti.
Buna karşın İran’ın yaklaşımı, enerji tüketicisi ülkeler ile Amerikan-İsrail saldırısına katılan aktörler arasında ayrım tesis etmeyi hedefledi. Tahran, enerji koridorlarının güvenliğinin sağlanmasını savaşın durdurulmasına bağlayarak sorumluluğu uluslararası topluma yöneltti.