Heritage Vakfı Başkanı Kevin Roberts, Trump yönetiminin İran’a karşı başlattığı savaşın Cumhuriyetçi Parti ve MAGA hareketi içinde yarattığı görüş ayrılıklarını “sağlıklı” olarak niteledi.
YDH - Washington merkezli muhafazakar düşünce kuruluşu ve Donald Trump ekibinin akıl hocalığını yapan Heritage Vakfı’nın başkanı Kevin Roberts, Miami’de düzenlenen güvenlik konferansı sırasında yaptığı açıklamada, Donald Trump’ın İran’a karşı savaş başlatma kararını desteklediklerini belirtti.
Roberts, Cumhuriyetçi Parti ve “Make America Great Again” (Amerika'yı Yeniden Harika Yap) hareketi içinde bu karar etrafında oluşan görüş ayrılıklarının “olumlu” olduğunu ifade etti.
Heritage Vakfı, ABD’de kamu politikaları, savunma stratejileri ve ekonomi alanlarında etkili olan muhafazakar bir düşünce kuruluşu olarak biliniyor.
Kurum, özellikle Cumhuriyetçi Parti içindeki politika üretim süreçleri ve kadro yetiştirme mekanizmaları üzerinde uzun süredir belirleyici rol oynuyor.
Roberts, ulusal güvenlik konularında farklı görüşlerin ortaya çıkmasının gerekli olduğunu vurgularken, sol siyaseti “entelektüel totalitarizm” uygulamakla eleştirdi.
Joe Kent’in istifası, iç ayrışmayı görünür kıldı
Öte yandan eski terörle mücadele direktörü Joe Kent, İran savaşına karşı çıkarak görevinden ayrıldı. Kent, hem istifa mektubunda hem de sonrasında verdiği röportajlarda İran’ın ABD için “yakın tehdit” oluşturmadığını belirtti. Ayrıca İsrail ve “Amerikan lobisi”nin Trump yönetimi üzerinde baskı kurduğunu ifade etti.
Kent’in istifasının ardından Tucker Carlson’ın programına katılması, Cumhuriyetçi Parti içindeki tartışmaları daha görünür hale getirdi. Senatör Mitch McConnell dahil bazı Cumhuriyetçi isimler, Kent’in İsrail’e yönelik vurgularını antisemitizm olarak değerlendirdi.
Bu kapsamda Roberts, daha önce Tucker Carlson’ın Nick Fuentes’i programına davet etmesini savunması nedeniyle de tartışmaların merkezine yerleşmişti.
Kurum içinde bazı çalışanlar, Heritage Vakfı’nın sağ içindeki antisemitizm eğilimlerine yeterli karşılık vermediği yönünde tepki göstermişti.
Trump yönetimi içinde farklı tonlar ortaya çıktı
Aynı dönemde Donald Trump, Başkan Yardımcısı JD Vance’in İran’a yönelik askeri müdahale konusunda “daha az istekli” olduğunu açıkladı.
Vance ise kamuoyuna yaptığı değerlendirmede, ABD’nin askeri müdahalelerine genel olarak mesafeli durmasına rağmen İran’ın nükleer silah edinmemesi gerektiği görüşünü paylaştığını belirtti ve operasyonun başarıya ulaşması için destek verdiğini ifade etti.
Roberts, bu yaklaşımı desteklediğini belirterek, ABD yetkililerinin başkanın çizdiği stratejik çerçeveyi uygulamakla yükümlü olduğunu söyledi. Başkanın kararlarının özellikle askerlerin sahada bulunduğu durumlarda tartışmaya açılmaması gerektiğini vurguladı.
Buna karşın Roberts, Trump’ın Avrupa’daki NATO müttefikleriyle önceden koordinasyon kurmama kararını da savundu. Avrupa ülkelerinin güvenilirliğini sorgulayan Roberts, bu aktörlerin operasyon planlarını paylaşmış olabileceğini ifade etti.
Trump ise Hürmüz Boğazı’nın güvenliği için Avrupa ülkelerine çağrıda bulunmuş, ilk aşamada destek vermemeleri üzerine bu ülkeleri sert ifadelerle eleştirmişti. Birleşik Krallık daha sonra ABD’nin askeri üsleri kullanabileceğini açıklasa da Trump, bu yanıtın geciktiğini belirtti.
Bu kapsamda Roberts, Baltık ülkelerini eleştirilerinin dışında tuttuğunu, ayrıca Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer’ın güvenilir ortak olarak değerlendirilebileceğini ifade etti.