Hürmüz Boğazı, Trump'ı mental çöküşe sürükledi

img
Hürmüz Boğazı, Trump'ı mental çöküşe sürükledi YDH

ABD Başkanı Trump’ın, Hürmüz Boğazı’ndaki strateji eksikliği, küresel enerji piyasalarını sarsarken savaşın giderek kontrolden çıktığına dair uluslararası endişeleri büyütüyor.




YDH- Global Times'a göre, devam eden ABD-İsrail savaşındaki tırmanış, küresel petrol fiyatlarındaki artış ve hayati önem taşıyan Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin durmasıyla aynı zamana denk geldi.

Şanghay Uluslararası Çalışmalar Üniversitesi Ortadoğu Çalışmaları Enstitüsü'nden Profesör Ding Long, Pazar günü Global Times'a verdiği demeçte şöyle dedi:

 "Savaş bir çıkmaza girdi. Her iki taraf da aşırı önlemler almakla tehdit ediyor, ancak bu aynı zamanda hiçbir tarafın kesin bir zafer elde edemeyeceğini de gösteriyor. Sonuç olarak, çatışma müzakereler yoluyla çözülmek zorunda kalacak."

İran'da savaşa komuta eden Hatemu'l Enbiya Merkez Karargâhı Sözcüsü Yarbay İbrahim Zülfikari, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump'ın İran'ın Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmaması hâlinde enerji santrallerini hedef alacağı tehdidinin üzerine bir açıklama yaptı.

Zülfikari, "ABD'nin terörist başkanı, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmaması halinde İran'ın enerji santrallerini hedef alacağı tehdidinde bulunarak saldırgan ve istikrarsızlaştırıcı davranışlarına devam etti," dedi.  

Sözcü, Hürmüz Boğazı'nın yalnızca düşmanca ve zararlı trafiğe kapatıldığını, akıllı kontrol mimarisi altında tutulduğunu, zararsız geçişlerin ulusal güvenliği ve çıkarları teminat altına alan spesifik düzenlemeler çerçevesinde devam ettiğini defalarca deklare ettiklerini ekledi.

Trump Cumartesi günü, Hürmüz Boğazı'nın kırk sekiz saat içinde açılmaması durumunda İran'ın elektrik ve enerji altyapısının bombalanacağı tehdidini yöneltmiş ve şöyle demişti:

"Eğer İran, tam bu andan itibaren 48 saat içinde Hürmüz Boğazı'nı TAMAMEN ve TEHDİT ETMEDEN açmazsa, Amerika Birleşik Devletleri, en büyüğünden başlayarak çeşitli enerji santrallerini vurup yok edecektir!"

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Cumartesi günü Rus medyasına verdiği bir röportajda sert eleştirilerde bulundu.

Lavrov, ABD'yi küresel enerji piyasalarına "her türlü yolla", darbeler, kaçırmalar ve kaynak zengini ülkelerdeki liderlerin suikastları da dahil olmak üzere, hakim olmaya çalışmakla suçladı.

İran, Şubat ayı sonlarında ülkeye yönelik başlayan ABD-İsrail ortak saldırılarının ilk anından itibaren, enerji altyapısına yönelik olası bir emperyal müdahalenin, bölgede Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail rejimiyle organik bağa sahip muadil tesislere yönelik asimetrik karşı saldırıları tetikleyeceği uyarısında bulundu.

Tahran yönetimi, bu stratejik su yolunun düşman cephesinde yer almayan tüm aktörlere açık olduğunu ilan etti.

Zülfikari, ''ABD'nin İran'ın enerji santrallerine yönelik tehditleri hayata geçirilirse, aşağıdaki cezai tedbirlerin derhal uygulanacağını'' bildirdi:

1- Hürmüz Boğazı tamamen kapatılacak ve İran'ın hasar gören enerji santralleri onarılana kadar yeniden açılmayacaktır.

2- İsrail rejiminin tüm enerji santralleri, enerji altyapısı ve bilgi ve iletişim teknolojisi (BİT) altyapısı geniş çapta hedef alınacaktır.

3- Bölgedeki ABD hissedarlarına sahip tüm benzer şirketler tamamen yok edilecektir.

4- ABD üslerine ev sahipliği yapan bölgesel ülkelerdeki enerji santralleri meşru hedef haline gelecektir.

Zülfikari, ''Batı Asya'daki Amerikan ekonomik hegemonyasını ve çıkarlarını tamamen haritadan silmeyi amaçlayan büyük bir cihat için her türlü operasyonel hazırlığın tamamlandığını'' vurguladı.

Sözcü açıklamasını şu ifadelerle sonlandırdı:

"Bu savaşı biz başlatmadık ve şimdi de başlatmayacağız, ancak düşman enerji santrallerimize zarar verirse, ülkemizi ve ulusal çıkarlarımızı savunmak için ne gerekiyorsa yapacağız. Bahsedilen hedeflerin imhasına yönelik kesintisiz süreç başlayacak ve bölgedeki ABD ve müttefik enerji, petrol ve sanayi altyapısına karşı operasyonlarımızın devamını hiçbir şey durduramayacak." 

Fortune'un bir raporunda belirtildiği gibi, ABD'nin savaşın sadece "kısa süreli bir girişim" olacağına dair vaatlerine rağmen, nükleer tesisleri veya İran'ın petrol ihracat merkezi Harg Adası'nı ele geçirmek gibi sınırlı sayıda ABD askeri müdahalesi hala masada duruyor.

Ekonomik endişeleri daha da artıran bir gelişme olarak, Rusya Doğrudan Yatırım Fonu (RDIF) CEO'su ve dış yatırım ve ekonomik işbirliği özel cumhurbaşkanlığı temsilcisi Kirill Dmitriev, X platformunda yaptığı açıklamada, AB ve İngiltere'nin yakın bir yakıt kriziyle karşı karşıya olduğunu ve haftalar içinde yakıt kısıtlamalarının muhtemel olduğunu belirtti.

Durumu açıkça "Gerçekler acıtır" şeklinde tanımladı.

 

Savaşın kontrolü Trump'ın elinden kayıp gidiyor

Çeşitli uluslararası medya kuruluşları, ABD'nin hem durum hem de çatışma üzerindeki kontrolünü kaybetmiş gibi göründüğünü öne sürüyor.

The Guardian, "ABD'nin, Hürmüz Boğazı üzerinden petrol ticaretinin istikrarlı bir şekilde yeniden başlamasını garanti edebilecek temiz bir çıkış stratejisine sahip olmadığına dair artan endişeler var" dedi.

Japonya'nın Yomiuri Shimbun gazetesi Cumartesi günü, ABD başkanının küresel enerji krizi, genişleyen savaş ve müttefiklerden gelen soğuk muamele olmak üzere "üçlü bir ikilemle" karşı karşıya olduğunu açıkça belirtti.

 ╰┈➤ Uluslararası Enerji Ajansı'ndan enerji fiyat şokuna karşı tüketimi azaltma çağrısı

Reuters'ın Cumartesi günü yayınladığı "Üç hafta sonra İran savaşı Trump'ın kontrolünün ötesine tırmanıyor" başlıklı makale daha açık bir şekilde şunu belirtti:

"Başkan Donald Trump, İran savaşının üçüncü haftasını, elinden kayıp gidiyor gibi görünen bir krizle karşı karşıya olarak bitiriyor: Küresel enerji fiyatları yükseliyor, ABD müttefiklerinden izole edilmiş durumda ve savaşın sadece 'kısa bir gezi' olacağına dair verdiği sözüne rağmen daha fazla asker konuşlandırılmaya hazırlanıyor."

Lanzhou Üniversitesi Afganistan Çalışmaları Merkezi Direktörü Zhu Yongbiao, Global Times'a verdiği demeçte, "Net bir son hedefi olmayan bir savaşın, zafere götürmekten ziyade kontrolden çıkma olasılığı daha yüksektir" dedi ve askeri gücün hedefleri yok edebileceğini ancak düzeni yeniden kuramayacağını belirtti.

Zhu, bir savaşı kazanmanın ve bitirmenin çok farklı şeyler olabileceğini söyleyerek, çatışmanın patlak vermesinden bu yana ABD'nin henüz net bir plan sunmadığını ekledi.

╰┈➤ CNN: İran Hürmüz Boğazı’nı altı ay kapalı tutabilir

Washington, savaşa derinden dahil olmaktan kaçınmaya çalışırken, aynı zamanda imajını korumayı ve "havalı bir çıkış" sağlamayı umuyor. İran ise çatışmaya net bir çözüm istiyor; İsrail'in de kendi talepleri var ve bu da durumu daha da karmaşıklaştırıyor.

Krizden kaynaklanan tüm acil sorular arasında ilki Hürmüz Boğazı. Global Times şu soruyu yöneltti:

''Sadece birkaç deniz mili genişliğindeki bu dar su yolundan istikrarlı bir şekilde nasıl geçiş sağlanacak?''

Ding Long, füzelerin sorunu çözemeyeceğini, sadece müzakerelerin çözebileceğini söyledi.

Ding, Hürmüz Boğazı'ndan normal seyrüseferin yeniden sağlanmasının acil bir öncelik olduğunu belirterek, İran ile Körfez ülkeleri arasındaki gerilimlerin zaten kritik bir noktada olduğunu ve daha geniş Körfez durumunun kontrolden çıkma riski taşıdığını uyardı.

Uzman, bu risklerin, belki de en endişe verici sorun olan nükleer sorunla daha da arttığını söyledi:

"Bunun ötesinde, en büyük zorluk savaşın nasıl sona ereceği ve sonrasında ne olacağıdır? Yeniden yapılanma? İran'ın güvenliği ve istikrarı nasıl garanti altına alınabilir? Ve İran, Hürmüz Boğazı'ndan güvenli geçişi sağlamaya yardımcı olmaya istekli olacak mı?"

Ding, "Bu sorunların hiçbiri güç kullanılarak çözülemez. Sadece müzakereler bir çıkış yolu sağlayabilir," diye belirtti.

İlgili Haberler