❝Kaynağın aktardığına göre, bu bölgesel aktörlerin taşıdığı mesaj, yalnızca İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kayıtsız şartsız yeniden trafiğe açmasını dayatan Amerikan tutumundan ibaretti.❞
Muhammed Hacavi
YDH- El-Ahbar yazarı Muhammed Hacavi, Hürmüz Boğazı merkezli mevcut güvenlik açmazının çözümlenmesinin ve bölgesel statükonun yeniden tesisinin, ancak Washington-Tel Aviv blokunun askeri agresyonunun sonlandırılması ve İran'ın egemenlik haklarına kayıtsız şartsız saygı duyulmasıyla kaim olduğunun altını çiziyor.
ABD-İsrail'in İran'a karşı yürüttüğü savaşın 25. gününde, Hürmüz Boğazı çatışmaların ve hızla tırmanan gerilimin merkez üssü olmayı sürdürdü. ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'la müzakerelere dair açıklamaları ve bu diplomasiye alan açmak adına İran'ın enerji tesislerine yönelik planlanan saldırıları ertelediğini duyurması, bu stratejik su yolunun statüsünün, bölgede süregelen savaşın ana odak noktalarından birine dönüştüğünü gösteriyor.
╰┈➤ Tahran'dan Hürmüz Boğazı'nda yeni güvenlik doktrini
Bununla birlikte İran, Boğaz'da kendi "transit rejimini" tesis etmeye çalışırken; ABD, bilhassa İslam Cumhuriyeti'nin güney kıyılarına yönelik saldırılarını yoğunlaştırarak bu hedefin önünü kesmeyi amaçlıyor. Dahası Washington'un, kıyı şeridine veya bazı İran adalarına askeri birlik konuşlandırmak gibi çok daha riskli senaryolara hazırlandığına dair işaretler mevcut.
İran askeri ve güvenlik bürokrasisinde hakim olan değerlendirme; ABD'nin Tahran üzerindeki baskıyı artırmak ve onun Hürmüz Boğazı'ndaki denklemi belirleme kapasitesini kırmak amacıyla İran'ın askeri gücünü zayıflatmaya çalıştığı yönünde.
Bu bağlamda, ülkenin güneyindeki askeri mevzilere ve liman altyapılarına yönelik artan saldırılar da söz konusu tırmandırma stratejisinin bir parçası olarak okunuyor.
Aynı çevrelere göre bu yoğunlaşan saldırılar; ABD özel kuvvetlerinin güney kıyılarının belirli bölgelerine sızması, bazı İran adalarının abluka altına alınması ve hatta ele geçirilmesi gibi olası saha operasyonlarının bir öncüsü olabilir.
╰┈➤ Enerji analisti Hark'taki olası bir yıkımın sonuçlarını açıkladı
İran'ın petrol ihracatındaki kilit rolü dikkate alındığında Harg Adası bilhassa öne çıkıyor; zira bu adanın hedef alınmasının, Tahran'ı Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiği üzerinde tam kontrol sağlama hedefinden vazgeçmeye zorlayabileceği hesaplanıyor.
ABD ve İsrail, İran'ın kritik enerji altyapısını hedef alma evresine kademeli olarak geçiş yaptı. Geçtiğimiz çarşamba günü ülkenin güneyindeki Asaluyeh bölgesinde yer alan İran doğalgaz tesislerini vurdular; Tahran ise bu hamleye, Ras Laffan bölgesindeki Katar doğalgaz tesislerini hedef alarak misillemede bulundu.
İran, enerji tesislerine yönelik olası bir saldırıya, İsrail'in yanı sıra ABD müttefiki bölge ülkelerindeki tesisleri de vurarak karşılık vereceğini daha önce deklare etmişti. Böylesi bir senaryonun hayata geçmesi, mevcut çatışmayı son derece tehlikeli ve geri dönüşü zor bir aşamaya sürükleyebilir.
Ancak Trump, İran'a tanıdığı süreye rağmen dün bir açıklama yaparak, Savaş Bakanlığı'na İran'ın enerji santrallerini ve altyapısını hedef alacak her türlü askeri harekâtı beş günlüğüne erteleme talimatı verdiğini duyurdu.
╰┈➤ Tahran’dan açık mesaj: 'Caydırıcılık seviyesinde karşılık vereceğiz'
Bazı gözlemciler bu kararı, İran'ın misilleme tehditleri karşısında atılmış bir geri adım olarak yorumluyor.
Bununla birlikte, ABD Başkanı'nın çelişkili açıklamalarla dolu sicili dikkate alındığında, geniş çaplı bir "dezenformasyon kampanyasının" parçası olabilecek bu tür siyasi manevralara karşı temkinli yaklaşmak gerekiyor.
Trump, söz konusu ertelemeyi gerekçelendirmek için son iki gündür İran ile "Ortadoğu'daki düşmanlıklara son verecek eksiksiz ve nihai bir çözüm" ekseninde yürütülen "çok iyi ve yapıcı" görüşmelere atıfta bulundu.
Açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
"Bu hafta boyunca sürecek olan bu derinlemesine, kapsamlı ve yapıcı görüşmelerin içeriği ve tonundan hareketle; devam eden temasların başarısına bağlı kalmak koşuluyla, Savaş Bakanlığı'na enerji santrallerini ve altyapısını hedef alacak her türlü askeri saldırıyı beş günlüğüne erteleme talimatı verdim."
İran Savunma Konseyi, Hürmüz için koordinasyon şartını duyurdu ◂┈╯
CNN: İran Hürmüz Boğazı’nı altı ay kapalı tutabilir◂┈╯
İran'la savaş İngiliz İmparatorluğu'nun bakiyesini tüketiyor◂┈╯
Sabırdan yıpratmaya: Değişen denklemler◂┈╯
En 'tatlı' seçenek bile acı◂┈╯
Buna karşın, İran diplomasisine yakın bir kaynak el-Ahbar gazetesine yaptığı açıklamada; Katar, Umman ve Mısır'ın da aralarında bulunduğu çeşitli bölgesel aktörlerin son günlerde ateşkes olasılığını görüşmek üzere İran'la temasa geçtiğini belirtti.
İRAN ABD İLE MÜZAKERE ETTİ Mİ? ➜ Axios: ABD, üst düzey İranlı yetkiliyle müzakere ediyor
Ancak aynı kaynak, Washington'dan Tahran'a henüz yazılı veya somut hiçbir teklif iletilmediğini teyit etti. Kaynağın aktardığına göre, bu bölgesel aktörlerin taşıdığı mesaj, yalnızca İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kayıtsız şartsız yeniden trafiğe açmasını dayatan Amerikan tutumundan ibaretti.
Kaynak ayrıca, hâlihazırda savaşı sonlandıracak net bir diplomatik inisiyatif veya plan bulunmadığını; İran'la kurulan temaslarda masaya getirilenlerin gerilimi düşürmeye matuf taslak fikirlerden öteye geçmediğini vurguladı.
Dahası Tahran'ın, olası bir ateşkes için bölgesel aktörlere kendi şartlarını ilettiğini; bu şartların merkezinde ise çatışmaların tekrarlanmayacağına dair kesin güvenceler ve tazminat talebinin yer aldığını sözlerine ekledi.
Aynı eksende, Devrim Muhafızları Ordusu'na (DMO) yakın Tesnim Haber Ajansı, üst düzey bir güvenlik yetkilisinin "Trump ile kesinlikle hiçbir müzakere yürütülmediğini" ve ABD Başkanı'nın İran enerji tesislerini hedef almaktan geri adım atmasının doğrudan İran'ın ortaya koyduğu askeri caydırıcılık ve tehditlerin bir sonucu olduğunu ifade ettiğini aktardı.
Her halükârda, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüsefer meselesinde gerilimi bir nebze olsun hafifletebilecek kademeli adımlar için hazırlıklara başladığı yönünde raporlar mevcut.
Bu bağlamda İran diplomasisi, günlerdir hem medya üzerinden hem de siyasi düzlemde "Hürmüz Boğazı kapalı değil" söylemini yerleştirmeye çalışıyor.
Sürece hâkim kaynaklar, Tahran'ın savaşın ilk günlerinde boğazın kapatılmasına dair kurduğu tehditkâr söylemden kısmen uzaklaşarak, şu an Hürmüz'de bir tür "transit rejimi" inşa etmeye çabaladığını belirtiyor.
╰┈➤ Arakçi: Hürmüz saldırgan olmayan ülkelere açık
Nitekim İran Dışişleri Bakanlığı da iki gün önce yaptığı açıklamada, "Hürmüz Boğazı'nın kapalı olmadığını ve deniz trafiğinin kesintiye uğramadığını" teyit etti; ancak mevcut geçişlerin "savaş halinin dayattığı koşullara" tabi olduğunun da altını çizdi.
Açıklamada; Amerika Birleşik Devletleri, İsrail veya bu aktörleri destekleyen taraflara ait hiçbir gemiye "normal geçiş" hakkı tanınmayacağı ve söz konusu unsurların geçişlerinin engellenmesinin kaçınılmaz olduğu kesin bir dille ifade edildi.
╰┈➤ Pentagon İran'a asker göndermek için hazırlıklara başladı
Öte yandan, diğer ülkelere ait tarafsız (düşmanca olmayan) gemilerin; "İran'a yönelik hiçbir hasmane operasyona iştirak etmemeleri veya işbirliği yapmamaları", güvenlik prosedürlerine riayet etmeleri ve "İran'daki ilgili makamlarla" koordinasyon sağlamaları şartıyla güvenli geçiş hakkından faydalanabileceği belirtildi.
Bakanlık, bölgedeki mevcut istikrarsızlığın asli sorumlusu olarak Washington ve Tel Aviv'i işaret ederek; kalıcı istikrarın yeniden tesis edilmesinin bütünüyle "askeri saldırganlığın durdurulmasına, tehditlerin son bulmasına ve İran'ın meşru çıkarlarına tam saygı gösterilmesine" bağlı olduğunun altını çizdi.
Çeviri: YDH