Lübnan sınırındaki çatışmalar sürerken İsrail’in kuzey yerleşimlerinde nüfus hareketliliği hızlandı. Yerel yetkililer ve medya, binlerce kişinin bölgeden ayrıldığını aktarırken hükümetin resmi tahliye kararı almadığı bildirildi.
YDH - Lübnan sınırındaki çatışmaların yoğunlaşmasıyla birlikte İsrail’in kuzey yerleşimlerinde yaşayanların bölgeden ayrılma eğilimi arttı. Yerel medya ve saha verilerine dayandırılan bilgilere göre, bu hareketlilik çoğunlukla kamuoyuna yansımadan gerçekleşiyor.
İsrail ordu radyosunun bölgedeki muhabiri, kuzeydeki yerleşimlerden ayrılmaların sessiz biçimde sürdüğünü aktardı. Aynı süreçte Başbakan Benyamin Netanyahu’nun, yerel yönetimlere nüfusun bölgede kalmasını sağlamak için çaba göstermeleri yönünde çağrı yaptığı bildirildi.
Çatışmaların yoğunlaştığı noktalar arasında Kiryat Şimona ve kıyıdaki Nehariya öne çıkıyor. Kiryat Şimona, bölgedeki en büyük yerleşimlerden biri olarak dikkat çekerken, Nehariya’nın daha düşük nüfus yoğunluğuna sahip olduğu ve bölgesel ekonomik ağlarla bağlantısının daha sınırlı olduğu ifade ediliyor.
Resmi tahliye yok, bireysel ayrılmalar artıyor
Yerel yönetimlerin resmi tahliye talebine rağmen hükümetin bu yönde karar almadığı belirtiliyor. Buna karşın, yerel basın binlerce kişinin kendi imkanlarıyla bölgeden ayrıldığını, binlercesinin de ayrılmaya hazırlandığını aktardı.
İsrail medyasında yer alan haberlerde Kiryat Şimona'daki koşulların zorlaştığı, kamu hizmetlerinde aksama yaşandığı ve yerel nüfus içinde ciddi bir moral kaybı gözlendiği ifade edildi.
Yedioth Ahronoth gazetesinin bölgedeki muhabiri, Başbakan Netanyahu’nun yerel yönetimlerle temas kurmadığını belirterek, kent yönetiminin merkezi hükümetten destek görmediğini aktardı.
Kiryat Şimona Belediye Başkanı Avihay Stern, kamuoyuna yaptığı açıklamada, sivillerin yeterli koruma olmadan risk altında bulunduğunu söyledi. Stern, "Devletin vatandaşlarına güvenlik sağlaması gerekir. Mevcut durumda bu sağlanamıyor" dedi.
Bilgi akışı sınırlanıyor, askeri sansür artıyor
Çatışmalara ilişkin bilgi akışının sınırlı olduğu, medya kuruluşları ve kamu kurumlarına yönelik kısıtlamaların arttığı bildiriliyor. Gazetecilere, saldırıların sonuçlarına dair ayrıntı paylaşmamaları yönünde uyarılar gönderildiği aktarıldı.
Polis ve sağlık birimlerinden de hedefler ve yaralı sayısına ilişkin bilgi verilmemesi istendiği ifade edildi. Bu durumun, sahadaki gelişmelere dair kamuoyuna yansıyan verilerin sınırlı kalmasına yol açtığı belirtiliyor.
Yerleşimlerde kalanlar hükümete tepki gösteriyor
Bölgede kalmayı sürdüren yerleşimciler ise sosyal medya üzerinden hükümete yönelik eleştirilerini dile getiriyor. Paylaşımlarda, tahliye planının bulunmaması ve sivil altyapıya ilişkin eksiklikler öne çıkıyor.
Nehariya ve çevresindeki bazı kullanıcılar, hükümetin kuzey bölgelerini yeterince dikkate almadığını belirterek güvenlik ve hizmet eksikliklerine işaret etti. Paylaşımlarda, gece saatlerinde artan saldırılar nedeniyle sığınaklara erişimin zorlaştığı da vurgulandı.
Kiryat Şimona, Margaliot ve Avivim gibi yerleşimlerde yaşayanların büyük bölümünün, savaşın başlangıcından bu yana sığınaklara yönelmek zorunda kaldığı ifade edildi.
Askeri kayıplara ilişkin veriler sınırlı kalıyor
Öte yandan İsrail’de bazı gazeteciler, askeri sansür uygulamalarının yoğunlaştığını belirterek sahadaki gelişmeleri takip etmenin zorlaştığını ifade etti.
Tel Aviv’den bildiren gazeteciler, kuzey bölgesindeki hastanelerde yaralı askerlerin tedavi edildiğine dair veriler bulunduğunu, ancak resmi açıklamaların sınırlı olduğunu aktardı. Haifa’daki Rambam Hastanesi’nin yaklaşık 30 askeri yaralıyı kabul ettiğini açıkladığı, bazı medya kuruluşlarının ise daha yüksek sayılar verdiği bildirildi.
Ayrıca bölgedeki sivil kaynaklar, yaralıların taşınması için helikopter hareketliliğinin sürdüğünü ve günlük uçuş sayısının birkaç seferi bulduğunu ifade etti.
Kanal 15'te yer alan diğer haberde, Lübnan’dan yapılan saldırılar sonucu bir subayın yaralandığı, ayrıca bir askeri helikopterin hedef alındığı ancak isabet almadığı bilgisi paylaşıldı.