İsrail Genelkurmay Başkanı Zamir’in “ordu çöküşe gidiyor, 10 kırmızı alarm veriyorum” uyarısı, işgal rejiminin çok cepheli savaş politikalarının İsrail ordusunun personel ve operasyon kapasitesini kritik bir eşiğe sürüklediğini gösteriyor.
YDH- İsrail işgal ordusu Genelkurmay Başkanı Korgeneral Eyal Zamir, dün gece (Çarşamba) gerçekleştirilen siyasi-güvenlik kabinesi toplantısında hükûmet üyelerine yönelik emsali görülmemiş bir uyarıda bulundu.
Kanal 13'ün deneyimli muhabiri Moriah Asraf'ın aktardığı bilgilere göre; işgal başbakanı Benyamin Netanyahu, savunma teşkilatı başkanları ve bakanların hazır bulunduğu toplantıda söz alan Korgeneral Zamir, "İsrail ordusu kendi içine çökmek üzere. Sizlere tam 10 kırmızı alarm veriyorum." dedi.
Mevcut askerî kapasitenin sürdürülemez olduğuna dikkati çeken Genelkurmay Başkanı, "Ordunun acil olarak yeni bir askerlik yasasına, kapsamlı bir yedek kuvvet yasasına ve zorunlu hizmet süresini uzatan yapısal bir yasal düzenlemeye ihtiyacı var. Gerekli adımlar atılmazsa kısa süre içinde ordu rutin görevlerine dahi hazır olamayacak ve yedek birliklerimiz de bu yükü daha fazla taşıyamayacak." uyarısında bulundu.
Toplantıya katılan askerî bir kaynak ise durumun vehametini şu sözlerle özetledi:
"Ordunun operasyonel misyonları her geçen gün katlanarak artıyor. Lübnan, Gazze, Yahudiye ve Samarya (Batı Şeria) ile uzak bölgelerdeki harekâtlar ordunun kapasitesini zorluyor. Yahudiye ve Samarya'da yerleşim yerlerinin artması stratejik açıdan memnuniyet verici olsa da bu durum sahada çok daha fazla düzenli askerî kuvvete ihtiyaç duyulmasına neden oluyor."
Şu an itibarıyla İsrail ordu sözcülüğünden konuya ilişkin resmî bir yalanlama veya açıklama yapılmadı.
Genelkurmay Başkanı Zamir'in bu tarihî uyarısının basına yansımasının ardından İsrail muhalefetinden hükûmete yönelik çok sert tepkiler yükseldi.
Muhalefet Lideri Yair Lapid yayımladığı mesajda, "Genelkurmay Başkanı ordunun çöküşü konusunda açıkça uyarıda bulunuyor ancak hükûmet bunu inatla görmezden geliyor. Yaşanacak bir sonraki felakette bu hükûmet çıkıp 'Bilmiyorduk' diyemeyecek; tüm sorumluluk bizzat kendi omuzlarındadır." ifadelerini kullandı. Lapid ayrıca, olası bir iktidar değişikliğinde askerlikten kaçan kesimlere ayrılan 60 milyar şekellik fonu keseceklerini belirterek, "Herkesi seferber edeceğiz ve kan bağı ayrımına son vereceğiz." dedi.
Eski Başbakan Naftali Bennett de sürece sert bir dille dâhil oldu.
Bennett, "Zamir bugün, benim tam iki buçuk yıldır haykırdığım gerçeği dile getiriyor. İsrail Devleti'ni savunabilmek için ordunun acilen 20 bin askere ihtiyacı var. Tanrı aşkına, neyi bekliyorsunuz? (Ultra-Ortodoks siyasi liderler) Deri ve Goldknopf'a bağımlı olan bir hükûmet, İsrail Devleti'nin güvenliğini sağlayamaz ve hiçbir savaşı kazanamaz." değerlendirmesinde bulundu.
Eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot ise hem hükûmete hem de Ordu Yüksek Komutanlığına seslenerek şunları kaydetti:
"Artık hiç kimse 'bilmiyordum' diyemeyecek. Genelkurmay Başkanı '10 kırmızı bayrak' kaldırıyor, yedek askerler ve aileleri feryat ediyor; ancak İsrail hükûmeti tüm bunları görmezden gelerek askerlikten kaçışı teşvik eden politikalarına devam ediyor. Herkesi kapsayan zorunlu bir askerlik yasasının derhâl uygulanması günün ve vicdanın emridir. İsrail'i ancak bu adım doğru yola döndürebilir ve güvenliğini sağlayabilir."
Demokratlar Partisi Başkanı Emekli Tümgeneral Yair Golan, iktidarı sert sözlerle eleştirerek, "Tüm uyarı işaretleri çoktan verildi. Ancak şeffaflıktan uzak ve gerçeklikten kopuk olan bu hükûmet, yedek askerlerin yüzüne tükürmeyi tercih ediyor. Güvenliği sırtlayanlar tekerleklerin altına atılırken, askerlikten kaçanlar büyük bütçelerle ödüllendiriliyor. Bu durum İsrail'in askerî yetkinliğine indirilmiş doğrudan bir darbedir." dedi.
Kabine içindeki bu sarsıntı, iktidar partisi Likud'a da sıçradı.
Likud Milletvekili Yuli Edelstein konuya ilişkin yaptığı açıklamada, yedek askerlerin daha fazla yalnız bırakılamayacağını vurguladı.
Edelstein şu şekilde konuştu:
"İki yıldır her platformda görevdeki halkın feryadını dile getiriyorum. Gerçek ve adil bir askerlik yasası çıkarılmasını talep ettiğim için Dışişleri ve Savunma Komitesi'nden uzaklaştırılmamın üzerinden aylar geçti. O zamandan beri hiçbir adım atılmadı; sadece küçük siyasi çekişmelerle zaman kaybedildi. Genelkurmay Başkanı Zamir'in sözlerinin artık karar alıcılar nezdinde yankı bulmasının zamanı gelmiştir. Artık onu da 'koalisyonu dağıtmakla' suçlayamazlar; burada paramparça olan koskoca aileler var.''