İran basını ABD'nin şu anki denklemini nasıl yorumluyor?

img
İran basını ABD'nin şu anki denklemini nasıl yorumluyor? YDH

Washington’un İran’a karşı askeri, ekonomik ve psikolojik baskı stratejisinin hem bölgesel güvenlik dengelerini hem de küresel enerji piyasalarını sarsabilecek bir krizi tetikleme riski taşıdığını vurguluyor.




YDH- İran basınında bugün (Cumartesi) yer alan analizler, Tahran ile Batı arasındaki ilişkilerde müzakerelerin teknik aşamaya evrildiğini savunan iyimser yaklaşımlar ile savaşın kaçınılmaz bir gerçeklik olduğunu vurgulayan stratejik öngörüler arasındaki keskin ayrışmaya odaklandı.

Hemşehri gazetesi, savaş başlatmanın kolay ancak bitirmenin, özellikle Tahran söz konusu olduğunda, son derece güç bir zanaat olduğu prensibini hatırlatarak, Washington’un olası bir çatışmanın siyasi ve bölgesel sonuçlarını yönetme kabiliyetine dair ciddi şüpheler barındırdığını yazdı.

Gazete, Irak ve Afganistan tecrübelerinin ötesinde, İran'ın bölgedeki direniş ağının Körfez ve İsrail hattındaki Amerikan çıkarlarına yönelik karşı saldırı potansiyelinin denklemi içinden çıkılmaz bir hale getireceğini vurguladı.

Ekonomik düzlemde enerji piyasalarının alacağı hasarın küresel bir enflasyonist şok yaratacağı belirtilirken, askeri bir saldırının toplumsal kenetlenmeyi artıracağı ve ABD Başkanı Trump yönetimi için içinden çıkılmaz bir iç krize dönüşeceği kaydedildi.

Risalet gazetesi ise Trump’ın küresel gümrük vergilerini %15’e çıkarma hamlesini, dış politikadaki başarısızlıklarının ve %17’ye gerileyen popülaritesinin yarattığı bir hayal kırıklığı olarak nitelendirdi.

ABD Yüksek Mahkemesi'nin 20 Şubat 2026 tarihli kararıyla bu tarifelerin çoğunu geçersiz kıldığını hatırlatan gazete, Trump'ın bu ekonomik saldırganlığının aslında iç cephede aldığı yenilgiyi örtbas etme çabası olduğunu savundu.

Haberde, Trump’ın Ukrayna, Gazze ve İran eksenli politikalarda uzlaşma sağlayamaması ve BRICS gibi yükselen güçlere karşı zemin kaybetmesi nedeniyle, gümrük vergileri üzerinden kurmaya çalıştığı ekonomik üstünlük imajının boşluğa düştüğü ifade edildi.

Avrupa’nın bu süreçteki tutumu "bağımsızlık yoksunu bir boyun eğme" olarak tanımlanırken, Amerikan halkının büyük çoğunluğunun mevcut yönetim politikalarına ve Siyonist oluşuma verilen desteğe karşı olduğu vurgulandı.

Vatan-é Emruz gazetesi ise "Çöküş Yanılsaması" başlığı altında, Batılı istihbarat teşkilatlarının kendi ürettikleri dezenformasyonun kurbanı olduklarını ve İran'ın zayıfladığına dair yarattıkları propaganda dumanı içinde gerçekliği kaybettiklerini yazdı.

Ağır yaptırımlar ve bilişsel savaş yöntemleriyle İran’ın teslim olacağını umanların, sahadaki istikrarlı yapıyı ve kriz anlarında daha hızlı evrim geçiren devlet mekanizmasını anlayamadıkları belirtildi.

Gazete, Batı’nın "bilgi geri besleme etkisi" nedeniyle kendi yalanlarına inanmaya başladığını, oysa İran’ın her yeni krizle birlikte güvenlik ve ekonomik kırılganlıklarını gidererek bir sonraki aşamaya daha hazırlıklı girdiğini savundu.

İslam Cumhuriyeti’nin bağımlı devletlerin aksine baskı altında çökmediği, aksine kriz anlarında daha etkili kararlar alarak stratejik bir olgunluğa eriştiği analiz edildi.



Makaleler

Güncel