Güney'in sesleri... Kanınız kılıca galip gelecek

img
Güney'in sesleri... Kanınız kılıca galip gelecek YDH

Güney Lübnan’da gazetecileri hedef alan bir İHA saldırısında el‑Menar muhabiri Ali Şuayb ile el‑Meyadin muhabiri Fatıma Fetuni yaşamını yitirdi;




YDH- Güney Lübnan’da saha haberlerini takip eden medya mensuplarına yönelik ağır bir saldırı gerçekleşti.

El-Menar muhabiri Ali Şuayb ve el-Meyadin muhabiri Fatima Fetuni, Cezzine yolunda seyir halindeki araçlarına düzenlenen hava saldırısı sonucu yaşamlarını yitirdi.

Yerel kaynaklar, saldırının doğrudan basın mensuplarının aracını hedef alan bir insansız hava aracı (İHA) tarafından, dört füze ateşlenerek gerçekleştirildiğini bildirdi.

Bu trajik olayla hayatını kaybeden her iki isim de, Lübnan’ın güneyinde devam eden askeri hareketliliği ve sahadaki gelişmeleri dünyaya aktaran en kritik figürler arasında yer alıyordu.

Meslektaş olarak cephe hattında omuz omuza görev yapan Şuayb ve Fetuni, sarsılmaz bir kararlılıkla en riskli bölgelerde bulunarak, yaşanan çatışmaları ve insani dramı kayıt altına alıyorlardı.

1990’lı yıllardan bu yana savaş muhabirliği yapan Ali Şuayb, bölgenin en deneyimli gazetecilerinden biri olarak tanınıyordu.

Sınır kasabalarındaki yoğun çatışmalara ve hayati tehlikelere rağmen savaş alanını terk etmeyi reddeden Şuayb, dezenformasyona karşı yürüttüğü faaliyetlerle biliniyordu.

Defalarca doğrudan suikast tehdidi almasına rağmen metanetini koruyan deneyimli gazeteci, el-Menar'ın son dönemde şehit verdiği Muhammed Şeri ve Hüseyin Hammud gibi diğer basın emekçilerinin safına katıldı.

El-Aksa Operasyonu'nun başlangıcından itibaren Güney Lübnan’daki gelişmeleri kesintisiz olarak aktaran Fatima Fetuni, bölgedeki en etkili seslerden biri haline gelmişti.

Kısa bir süre önce Tul kasabasına düzenlenen hava saldırısında ailesinden birçok kişiyi, ardından da ağır yaralanan büyükannesini kaybeden Fetuni, bu büyük acıya rağmen görevini bir an olsun bırakmadı.

Fetuni'nin hayatını kaybetmesiyle birlikte el-Meyadin, daha önce Gazze savaşı sırasında yaşamını yitiren Farah Ömer ve Rabih Maamari’den sonra bir kez daha yas sürecine girdi.

Söz konusu saldırı, medya dünyasında büyük tepkiyle karşılanırken; gazetecilerin, sahadaki gerçeklerin üstünü örtmek amacıyla bilinçli olarak hedef alındığı vurgulanıyor.