Clinton'ın danışmanı: İran, 'anlaşma sanatı' oyununda galip geldi

img
Clinton'ın danışmanı: İran, 'anlaşma sanatı' oyununda galip geldi YDH

Eski ABD Başkanı Bill Clinton’ın danışmanı Sidney Blumenthal, Beyaz Saray’ın "kısa süreli operasyon" olarak nitelediği sürecin tam teşekküllü bir krize dönüştüğünü ve ABD yönetimini kendi hamlelerinin rehinesi haline getirdiğini belirtti.




YDH - Ünlü ABD'li analist ve Bill Clinton’ın eski danışmanı Sidney Blumenthal, The Guardian için kaleme aldığı analizde, Beyaz Saray’ın başlangıçta "kısa vadeli bir müdahale" olarak planladığı durumun, bugün ABD hükümetini kendi içinde hapseden devasa bir krize dönüştüğünü dile getirdi.

Blumenthal, Trump yönetiminin şu an kendi elleriyle yarattığı bir çıkmazın içinde bulunduğuna dikkat çekti. Operasyonun kısa sürede tamamlanacağına dair beklentilerin boşa çıktığını ifade eden analist, ABD’nin bu sarmaldan kurtulmak için bir çıkış yolu bulamadığını vurguladı.

Blumenthal, Trump’ın iş dünyasındaki müzakere tarzını simgeleyen meşhur Anlaşma Sanatı (Art of Deal) kitabına atıfta bulunarak, bu kez masadan zaferle ayrılan tarafın İran olduğunu belirtti. Yazara göre İran, bu stratejik oyunun kurallarını bizzat uygulayarak kazanan taraf konumuna geçti.

6 Mart tarihinde İran’ın "kayıtsız şartsız teslim olmasını" talep eden Trump’ın, bu sert söyleminden sadece iki hafta sonra beyaz bayrak salladığını aktaran Blumenthal, sahadaki dengelerin hızla değiştiğini kaydetti.

İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünü kullanması ve sınırlı sayıdaki insansız hava aracı hamlesiyle Trump’ı köşeye sıkıştırdığını ifade eden analist, bu baskının sonucunda ABD’nin 1995’ten bu yana uyguladığı petrol yaptırımlarını fiilen askıya almak zorunda kaldığını belirtti.

Sürecin devamında 26 Mart’ta İran’ın sekiz petrol tankerinin geçişine izin vererek kontrolün kendisinde olduğunu bir kez daha kanıtladığını ekledi.

"Yanlış hesaplar kuşatma getirdi"

Analizinde tarihi bir benzetmeye yer veren Blumenthal, Trump’ın mevcut durumunu 1876 yılında Kızılderililerin gücünü hafife aldığı için Little Bighorn’da tüm birliğiyle birlikte kuşatılıp öldürülen General Custer’a benzetti.

Trump’ın da benzer şekilde rakibinin kapasitesini ve bölge dinamiklerini yanlış hesapladığını belirten yazar, ABD Başkanı'nın kendisini geri dönüşü olmayan, kuşatılmış bir siyasi ve askeri mevziye soktuğunu değerlendirdi.

Blumenthal, Trump’ın içine düştüğü bu siyasi darboğazı, 1990 yılında Atlantic City’deki Taj Mahal kumarhanesinin iflasın eşiğine geldiği dönemle kıyasladı.

O dönemde babası Fred Trump’ın gizlice 3,35 milyon dolarlık kumar çipi satın alarak oğlunu finansal yıkımdan kurtardığını hatırlatan analist, bu işlemin bir yıl sonra denetleyici kurumlarca yasadışı ilan edildiğini belirtti.

Ancak Blumenthal, mevcut dış politika krizinde Trump’ı bu bataklıktan çekip çıkaracak bir "baba figürü" veya dış müdahale imkanının bulunmadığını vurguladı.

Rejim değişikliği ve petrol hedefleri sonuçsuz kaldı

ABD’nin bölgeye yönelik stratejik hedeflerinin hiçbirine ulaşılamadığını ifade eden Blumenthal; ne Tahran’da bir yönetim değişikliğinin yaşandığını, ne beklenen halk ayaklanmasının gerçekleştiğini, ne de İran’ın petrol kaynakları üzerinde bir denetim kurulabildiğini belirtti.

İranlı üst düzey liderleri hedef alan ve "başından vurma" taktiği olarak adlandırılan suikast odaklı stratejilerin de başarısızlığa uğradığını kaydeden yazar, bu hamlelerin İslam Cumhuriyeti nizamını sarsmaya yetmediğini dile getirdi.

Trump’ın davranış modelini Richard Nixon’ın ünlü "Madman Theory" (Deli Adam Teorisi) yaklaşımına benzeten Blumenthal, ancak arada kritik bir fark olduğunu dile getirdi.

Nixon’ın Kuzey Vietnam’ı korkutmak için bu taktiği derin bir stratejik düşünceyle ve kontrollü bir şekilde uyguladığını belirten yazar, Trump’ın ise aynı yöntemi herhangi bir entelektüel derinlik olmaksızın, tamamen dürtüsel, sonuçlarını öngörmeyen ve cahilce bir tavırla sergilediğini ifade etti.

Blumenthal, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı bir manivela olarak kullanmasının Tahran’a büyük bir avantaj sağladığı sonucuna vardı. Trump’ın bir yandan en az altı kez İran’ı "yok etmekle" tehdit edip diğer yandan aniden barış mesajları vermesinin bir kafa karışıklığı ve stratejik savrulma göstergesi olduğunu belirtti.

Analist, Trump’ın bizzat kendi kurguladığı bu kriz sarmalından çıkış biletine sahip olmadığını vurgulayarak sözlerini tamamladı.



Makaleler

Güncel