İran Devrimi karşıtı çalışmalarıyla tanınan Mevlana Manzur Numani’nin oğlu Seccad Numani, Şii toplumuna destek vererek dikkat çeken bir adım attı.
YDH- Hindistan’daki Sünni ve Şii toplumları arasındaki ilişkiler açısından tarihi bir dönüm noktası yaşanıyor.
Ülkenin en saygın Deobandi alimlerinden biri olan ve merhum Mevlana Manzur Numani’nin oğlu Mevlana Halil-ür-Rahman Seccad Numani, tırmanan İran-İsrail savaşı gölgesinde Şii toplumuna dayanışma ziyaretinde bulundu.
Bu ziyaret, sembolik öneminin ötesinde derin bir tarihsel arka plana sahip.
Batı’da yaşayan sıradan bir figür değil, Hindistan İslam düşünce dünyasının en önemli temsilcilerinden biri olan Seccad Numani’nin bu adımı, ailesinin mirasıyla da dikkat çekici bir tezat oluşturuyor.
Babası Mevlana Manzur Numani, 1980’li yıllarda İran aleyhindeki akademik çalışmaları ve geniş kitlelerce bilinen ‘İrani İnkılab’ (İran Devrimi) kitabıyla tanınan, Deobandi ekolünün en güçlü münazara alimlerinden biriydi.
Babasının bu akademik mirasına ve mevcut teolojik farklılıklara tamamen vakıf olduğunu belirten Mevlana Seccad Numani, güncel konjonktürde bu ayrışmalara takılıp kalmayı "büyük bir cehalet" ve "sorumsuzluk" olarak nitelendirdi.
Numani, ortak düşmanın Sünni ya da Şii ayrımı yapmadığına dikkat çekerek, Şii toplumuna yönelik her türlü saldırıyı doğrudan İslam’a yönelik bir saldırı olarak tanımladı.
Müftü Takî Osmanî ve Mevlana Seccad Numani gibi isimlerin İslam’ın gerçek temsilcileri olarak öne çıktığı bu süreçte, Hindistan ve Pakistan genelinde yükselen vahdet iklimi umut verici bir tablo çiziyor.
Ancak bu birleştirici atmosfere rağmen, mezhepçiliğin özellikle Birleşik Krallık gibi bölgelerde hâlâ yaygın olması, İslam dünyasındaki küresel birlik çabaları önünde düşündürücü bir engel olarak durmaya devam ediyor.