Irak’taki Nuceba Hareketi lideri Şeyh Ekrem el-Kaabi, Suud hanedanını “küresel şerrin bölgedeki maşası” olarak nitelendirerek, İran’ın İsrail'e saldırıları karşısında Tel Aviv yerine Riyad’dan yükselen tepkilere dikkat çekti.
YDH- Irak'taki Nuceba Hareketi Genel Sekreteri Şeyh Ekrem el-Kaabi, yayımladığı yazılı açıklamada, Suud ailesini “küresel şerrin bölgedeki uşakları ve zavallı maşaları” olarak nitelendirdi.
Şeyh Ekrem el-Kaabi şöyle söyledi:
''Arap Siyonistlerin kim olduğunu merak edenler, şeytanın boynuzuna; küresel şerrin bölgedeki uşakları ve zavallı maşaları olan Vehhabi Suud Hanedanı’na baksın. Tam da denildiği gibi: "Füzeler Tel Aviv’e nişan alıyor ama çığlıklar Riyad’tan yükseliyor."
El-Kaabi, İran’ın Hürmüz Boğazı kartını kullanmasının Amerikan hegemonyasına ve "küresel kibre" karşı geri dönülemez bir meydan okuma başlattığını duyurdu.
El-Kaabi, direnişin cephaneliğindeki en basit unsurların dahi ABD’nin istikrarını sarsmaya yettiğini vurgulayarak, Batı’nın askeri gücünü sivil halklar üzerinde kullanmasını eleştirdi.
Eşzamanlı olarak el-Nuceba Komutan Yardımcısı Abdülkadir el-Kerbelayi tarafından yapılan açıklamalar, direniş gruplarının askeri üretim tarzındaki çarpıcı değişikliği gözler önüne serdi.
Kerbelayi, stratejik füze ve dron stoklarının devasa fabrikalarda değil; küçük atölyeler ve ekonomik üretim hatlarından oluşan, karmaşık bir tedarik zinciri üzerinden sağlandığını belirtti.
Füze üretimini "Müslüman evlerindeki bayram tatlısı hazırlığına" benzeten komutan, bu yerel üretim modelinin sürdürülebilirliğine dikkat çekti.