Eski CIA yetkilisi: ABD'nin İran'da rejim değişikliği hedefi sandığından daha zor

img
Eski CIA yetkilisi: ABD'nin İran'da rejim değişikliği hedefi sandığından daha zor YDH

Financial Times gazetesi için makale kaleme alan eski bir CIA yetkilisi, ABD'nin İran'da güç kullanımı yerine "stratejik sabır" yöntemiyle rejim değişikliği sağlayabileceğini belirtti.




YDH - Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) İran'da doğrudan baskı yerine "stratejik sabır" yöntemiyle rejim değişikliği sağlayabileceği belirtildi. Financial Times (FT) gazetesi için makale kaleme alan ve geçmişte Ortadoğu'da görev yapmış olan isimsiz eski bir CIA yetkilisi, Washington'ın Tahran politikasını değerlendirdi.

Eski istihbarat yetkilisinin analizine göre, ABD ve İsrail tarafından gerçekleştirilen saldırılar İran'ın askeri altyapısına önemli ölçüde hasar vermiş olsa da bu durum henüz siyasi bir değişime yol açmadı.

Uzman, "Askeri başarı, siyasi dönüşümle karıştırılmamalıdır" ifadesini kullanarak, uğranılan kayıplara rağmen ülkedeki temel iktidarı elde tutma mekanizmalarının işlerliğini koruduğunu kaydetti.

Makalede, Washington yönetiminin doğrudan baskı yoluyla Tahran'da hızlı bir yönetim değişikliği sağlanabileceği yönündeki düşüncesinin bir "yanılsama" olduğu vurgulandı.

Yazıda, "Siyasi kültür hava saldırılarıyla yeniden şekillendirilemez, insan doğası ise Washington'daki bir toplantı salonundan değiştirilemez" değerlendirmesine yer verildi.

Öte yandan, ABD'nin Fars Körfezi'ndeki müttefiklerinin çatışmanın uzamasından duyduğu kaygılar dile getirildi. Bölge ülkelerinin; İran kaynaklı tehditlerin artması, Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin aksaması ve bölgenin yatırım cazibesini yitirmesi gibi sonuçlardan endişe ettikleri belirtildi.

İran'da yönetimi devralabilecek birleşik bir muhalefet yapısının bulunmadığına dikkat çeken eski CIA yetkilisi, tarihsel tecrübelerin örtülü operasyonların rejimlerin devrilmesine yardımcı olabildiğini ancak sürdürülebilir bir siyasi sistemin kurulmasını garanti etmediğini bildirdi.

Bu koşullar altında ABD'nin geniş çaplı bir yönetim değişikliği faaliyetine sürüklenmekten kaçınması gerektiğini savunan uzman, bunun yerine İran'ın kapasitesinin kademeli olarak zayıflatılmasına odaklanılmasını önerdi.

Uzman, "Daha makul olan rota stratejik sabırdır: Rejimin öldürücü kabiliyetlerini bir süre daha zayıflatmaya devam etmek, ancak sivil halkın tepkisini çekmemek ve iyi niyeti heba etmemek için ilk fırsatta bombardımanların yoğunluğunu azaltmak gerekir" değerlendirmesinde bulundu.

Ayrıca Washington'ın, çatışmanın sonuçlarıyla doğrudan yüzleşmek zorunda kalacak olan Körfez müttefikleriyle yakın istişare içinde kalması gerektiği ifade edildi.

Mart ayında ABD, Pakistan aracılığıyla İran'a 15 maddelik bir barış planı iletmişti. Reuters haber ajansının bir kaynağa dayandırdığı bilgiye göre Tahran yönetimi, söz konusu belgeyi tek taraflı ve adaletsiz bularak reddetti.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise taraflar arasında mesaj alışverişinin sürdüğünü doğrulamakla birlikte, Tahran'ın bu süreci müzakere olarak nitelendirmediğini vurguladı.



Makaleler

Güncel