ABD yargısından Trump'ın üniversitelerden ırk bazlı veri toplama çabasına fren

img
ABD yargısından Trump'ın üniversitelerden ırk bazlı veri toplama çabasına fren YDH

Massachusetts federal mahkemesi, Trump yönetiminin 17 eyaletteki devlet üniversitelerini ayrıntılı ırk bazlı kabul verilerini teslim etmeye zorlama girişimine karşı yürütmeyi durdurma kararı aldı.




YDH - Massachusetts federal hakimi cuma günü, Trump yönetiminin 17 eyaletteki kamu yükseköğretim kurumlarını ayrıntılı ırk bazlı kabul verilerini teslim etmeye zorlama girişimini engelledi.

ABD Bölge Mahkemesi Hakimi F. Dennis Saylor, Eğitim Bakanlığının verileri toplama, analiz etme ve kullanma yetkisine muhtemelen sahip olduğunu tespit etti. Ancak hakim, bu sürecin aceleci ve kaotik bir şekilde yürütüldüğüne hükmetti.

Saylor kararında, Ulusal Eğitim İstatistikleri Merkezi'nin (NCES) süreci yönetme biçiminin İdari Usul Yasası gereklilikleriyle bağdaşmadığını vurguladı.

Hakim, uygulamanın kurumun keyfi ve değişken kararlarının somut örneği olduğunu belirtti.

Mahkeme, Başkan Trump'ın ağustos ayında yayımladığı kararnameye itiraz eden Demokrat yönetimindeki 17 eyalete ihtiyati tedbir hakkı tanıdı.

Söz konusu kararname, Eğitim Bakanı Linda McMahon'a 120 gün içinde kabul süreçlerinde yeterli şeffaflığı sağlamak amacıyla raporlama kapsamını genişletme talimatı veriyordu.

Düzenleme, Yüksek Mahkeme'nin 2023 yılında pozitif ayrımcılık aleyhine verdiği kararın ardından, üniversitelerde ırk faktörünün hala dikkate alınıp alınmadığını belirlemek için son yedi yıla ait ayrıntılı verilerin toplanmasını hedefliyordu.

Girişim; yükseköğretimdeki eğilimleri analiz etmek amacıyla öğrenci kayıtları, mezuniyet oranları, harçlar ve mali durum verilerini toplayan Entegre Yükseköğretim Veri Sistemi'nin (IPEDS) kapsamını genişletiyordu.

Demokrat başsavcılar, yönetimin yetki sınırlarını aştığını, uyum sürecinin çok maliyetli ve külfetli olacağını savunarak veri toplama işleminin durdurulması için dava açmıştı.

Davacılar ayrıca, verilerin üniversitelere asılsız saldırılar düzenlemek için kullanılabileceği uyarısında bulunurken birçok okulun hükümetin talep ettiği tüm bilgilere sahip olmadığını kaydetti.

Ulusal Üniversite Kabul Danışmanlığı Derneği Direktörü Sean Robins, 26 Mart'taki oturumda yaptığı açıklamada, sorunun isteksizlikten kaynaklanmadığını belirtti.

Robins, kurumlardan çoğu durumda bu formatta hiç toplanmamış veya artık mevcut olmayan veri setlerini yeniden oluşturmalarının istendiğini vurguladı.

Hakim Saylor, 120 günlük takvime odaklanarak anket değişiklikleri için uzun bir hazırlık süreci gerekmese de belirlenen son tarihin olağan inceleme ve görüş alma süreçlerini devre dışı bıraktığını saptadı.

Saylor, bu sürenin herhangi bir aciliyetten, konunun karmaşıklığından veya kurumlar üzerindeki yükten değil, doğrudan başkanlık kararnamesiyle belirlendiğini kaydetti.

Kararda ayrıca, NCES'in teknik süreçleri kullanmamasının tek nedeninin başkanın belirlediği son tarih olduğunu açıkça kabul ettiği hatırlatıldı.

New York Başsavcısı Letitia James yaptığı açıklamada kararı memnuniyetle karşıladığını belirterek yönetimin çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık ilkelerine karşı yürüttüğü faaliyetleri tehlikeli olarak nitelendirdi.

James, okulların yasa dışı talepleri karşılamak için hassas bilgileri üretmeye zorlanmaması gerektiği gibi, öğrencilerin de kişisel verilerinin federal hükümete verilmesi korkusuyla yaşamaması gerektiğini ifade etti.

Saylor ayrıca, veri toplama süreçlerindeki sorunların, yönetimin Eğitim Bakanlığını tamamen lağvetme girişimiyle daha da ağırlaştığını tespit etti.

Trump, mayıs ayında yayımladığı kararnamede Bakan McMahon'a, Eğitim Bakanlığı'nın kapatılmasını kolaylaştırmak ve eğitim yetkisini eyaletlere devretmek için gerekli tüm adımları atması talimatını vermişti.