Prof. Desai: ABD'nin gücü artık serbest düşüşte

img
Prof. Desai: ABD'nin gücü artık serbest düşüşte YDH

Jeopolitik ekonomist Prof. Radhika Desai, ABD'nin İran ile girdiği doğrudan savaşın Washington'ın bölgedeki hakimiyetinin sonunu getireceğini ve küresel güç dengelerini kalıcı olarak değiştireceğini belirtti.




YDH - Neutrality Studies YouTube kanalında Doç. Pascal Lottaz'ın sorularını yanıtlayan jeopolitik ekonomist Profesör Radhika Desai, Ortadoğu'da devam eden savaşın ABD'nin küresel nüfuzunda geri dönülemez bir kırılma yarattığını ifade etti.

ABD Başkanı Donald Trump'ın hafta başında gerçekleştirdiği konuşmayı "laf salatası" olarak nitelendiren Desai, Washington'ın bölgede "tüm bataklıkların anasına" saplandığını belirtti.

Desai, Trump'ın konuşmasındaki tutarsızlıklara dikkat çekerek, "Trump her zamanki gibi tumturaklı övünmeler, mübalağalar, kendini tebrik etme, çelişkiler ve sanrılarla dolu bir konuşma yaptı. Bir duraklama ilan etmesini bekliyordum ancak savaşı bitirdiğini duyuramazdı çünkü savaşı sonlandırmak için elinde zafer gibi görünecek, en azından zafer olarak boyayabileceği bir sonuç olması gerekir. Elinde böyle bir veri yok" dedi.

"ABD Ortadoğu'da tüm bataklıkların anasına battı"

Savaşın Trump'ın iç politikadaki sıkışmışlığıyla doğrudan bağlantılı olduğunu kaydeden Prof. Desai, ABD Başkanı'nın düşen onay oranlarını toparlamak için askeri bir başarıya muhtaç kaldığını ifade etti.

Desai, "Trump'ın seçenekleri daralıyordu. Ne dünyayı daha iyi bir yer yaptı ne de Amerika'yı yeniden büyük kıldı. Sıradan işçi sınıfının hayatını iyileştiremedi; istihdamı, ücretleri veya imalat sanayiini artıramadı. Çünkü tüm bunlar, hizmet etmeyi amaçladığı en üst düzey kurumsal kapitalist sınıfın seçeneklerini kısıtlamasını gerektiriyordu" değerlendirmesinde bulundu.

İran ile savaşın İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu'nun "sanrılarına" dayandığını belirten Desai, Trump'ın Netanyahu'nun "İran'a savaş açılırsa bir hafta sonu içinde biter, Tahran halkı ayaklanır ve hükümeti devirir" şeklindeki iddialarına karşı savunmasız kaldığını kaydetti.

Desai, "Bu gerçekleşmedi. Netanyahu'nun da kendi sanrıları için nedenleri var; siyasi konumu aşırı derecede istikrarsız ve onun da bir savaşa ihtiyacı vardı. Sonuçta ABD, kendi kendine verdiği 'yeni savaş başlatmama' sözünü çiğneyerek Ortadoğu bataklığına battı" şeklinde konuştu.

"Emperyalizm geri çekiliyor"

Savaşın gidişatının artık Donald Trump'ın kontrolünden çıktığını vurgulayan Prof. Desai, "Bir bataklıkta olmak, artık durumunuzun kontrolünü kaybetmiş olmanız demektir. Bataklıkta batarsınız ve kontrol sizde değildir" ifadelerini kullandı.

Desai, Rusya, Çin ve İran'ın devrimci toplumların ürünleri olduğunu ve bu geçmişin onlara büyük bir direnç kazandırdığını belirterek, ABD'nin İran ile girdiği doğrudan çatışmadan "son derece kötü bir durumda" çıkacağını öngördü.

Bölgedeki ABD üslerinin ve uçak gemilerinin ağır hasar gördüğünü aktaran Desai, Washington'ın izleme ve denetleme kabiliyetinin İran füze saldırılarıyla radikal biçimde azaldığını söyledi.

Desai, "Bildiğim kadarıyla bölgeye getirilen iki büyük uçak gemisi hasar gördü ve geri çekilmek zorunda kaldılar. Ayrıca bu süreç NATO ittifakına da zarar veriyor. Petrol krizi yaşayan Avrupalı müttefikler, ABD'nin onları içine soktuğu bu durumu görmezden gelemeyecekler. Körfez ülkeleri de ABD güvenlik şemsiyesinin avantajlarının dezavantaja dönüştüğünü fark etmeye başladı" dedi.

"ABD'nin gücü artık serbest düşüşte"

Emperyalizmin tarihsel bir geri çekilme sürecinde olduğunu savunan jeopolitik ekonomist, küreselleşmenin aslında emperyalizm için kullanılan bir örtmece olduğunu belirtti.

Batı dünyasının "ucuz petrol, ucuz gıda ve ucuz girdi" sistemine dayandığını ifade eden Desai, "Bu sistem artık durduruluyor. 1970'lerdeki enerji şokuna benzer bir durumdayız. O dönemde üçüncü dünya ülkelerinin yeni bir uluslararası ekonomik düzen talebi şoku yaratmıştı; bugün de benzer bir anti-emperyalist karakterin yükselişine tanık oluyoruz" değerlendirmesini yaptı.

Desai, Amerikan devriminin bir burjuva devrimi olduğunu ve beyaz yerleşimci devlet mantığına dayandığını belirterek, kapitalist toplumların doğası gereği emperyalist olmak zorunda olduğunu kaydetti.

ABD'nin 20. yüzyıl boyunca tüm dünyayı Amerikan ticaretine ve şirketlerine açma çabasının "kaybedilen bir savaş" olduğunu ifade eden Desai, "Neoliberalizm ve finansallaşma, geliri sıradan insanlardan küçük bir elite transfer etti. Bu da toplumsal bölünmeye ve siyasi istikrarsızlığa yol açtı. Trump'ın seçilmesini sağlayan şey, halka ekonomide bir sorun olduğunu söylemesiydi ancak bunu çözmeye niyeti yoktu" ifadelerini kullandı.

"A planı çalışmıyor, B planına geçilmeli"

ABD'nin içinde bulunduğu krizin sadece askeri değil, aynı zamanda yapısal ve sınıfsal bir kriz olduğunu dile getiren Prof. Desai, Amerikan egemen sınıfının üretimden koptuğunu ve parazit bir yapıya dönüştüğünü dile getirdi.

Desai, "Sanayisizleşen bir ülke, gücünün temelini kaybeder. Yapay zeka yatırımları bile bir garanti sunmuyor; bu yatırımların istihdam veya verimlilik artışı sağlayacağına dair hiçbir kanıt yok. Trump'ın bu teknoloji şirketlerinin yanına geçmesi, kendi seçmen tabanını da zayıflatıyor" dedi.

Mülakatın sonunda ABD'nin "dünya hakimiyeti" hedefinden vazgeçmesi gerektiğini vurgulayan Desai, şu çağrıda bulundu:

"A planı, yani dünya hakimiyeti çalışmıyor. 20. yüzyılın başından beri bu plan devrede ve hiç çalışmadı. B planına ihtiyaç var. Bu plan, ABD'nin büyük bir üretici ekonomi olduğunu kabul etmesi ancak dünyadaki pek çok ekonomiden sadece biri olduğunu anlamasıdır. ABD'nin geleceği, dünyanın geri kalanıyla işbirliği içinde olmaktır."

Desai, küresel finansal sistemin büyük bir çöküşün eşiğinde olabileceği uyarısında bulunarak, yüksek borç yükü ve enerji şokunun stagflasyona yol açtığını belirtti.

Merkez bankalarının enflasyonu dizginlemek için faiz artırma ile resesyonu derinleştirme arasında sıkıştığını ifade eden Desai, "Tüm bu kabarcıklar devasa borçlar üzerine kurulu. Faizlerin artması bu balonları patlatacaktır. Büyük bir finansal kaza için her şey bir araya geliyor" diyerek sözlerini tamamladı.



Makaleler

Güncel