ABD’de akademik tasfiye: Savaşa karşı konuşan susturuluyor

img
ABD’de akademik tasfiye: Savaşa karşı konuşan susturuluyor YDH

Washington Üniversitesi’nin, ABD-İsrail politikalarını eleştiren akademisyen Arya Fani’yi görevden alması, ABD’de akademik özgürlük ve ifade hakkına yönelik baskı tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.




YDH- Washington Üniversitesi, Arya Fani’nin ABD-İsrail’in İran’a yönelik yasa dışı saldırganlığını eleştirmesi ve Siyonizm’i kınamasının ardından, onu Ortadoğu Merkezi direktörlüğü görevinden aldı.

Arya Fani, Washington Üniversitesi’nin Jackson Uluslararası Çalışmalar Okulu bünyesinde doçent olarak görevine devam edecek. Fani, yeni geçici direktör Daniel Hoffman’ın geçen hafta kendisine merkezdeki liderlik görevlerinden alındığını bildirdiğini söyledi.

İran’da doğup büyüyen Fani, 18 yaşında ABD’ye taşındı ve başlangıçta İran üzerine yaptığı araştırmalar nedeniyle işe alındı.

The Times’a konuşan Fani, görevden alınması nedeniyle “çok üzüldüğünü ve ihanete uğramış” hissettiğini söyledi. “Bu durum sadece benim akademik özgürlüğüm üzerinde değil, meslektaşlarım üzerinde de caydırıcı bir etki yaratıyor; savaşa ve saldırganlığa karşı konuşmaya cesaret eden herkes üzerinde.” dedi.

Fani, MyNorthwest ile yaptığı ayrı bir röportajda, görevden alınmasının resmi gerekçesinin, merkezin e-posta listesini “uygunsuz kullanım” iddiası olduğunu açıkladı.

“İran’a yönelik bu korkunç savaş hakkında, medyada eksik olan tarihsel analizleri sunduğum iki not gönderdim.” dedi.

Fani, kendisine e-postalarının “bazı kesimlerin kendini hedef alınmış hissetmesine neden olduğu”nun söylendiğini ve bunu Ortadoğu’daki askeri saldırganlığın sürmesini destekleyen Siyonist grupların baskısı olarak yorumladığını belirtti.

Fani, geçen temmuz ayında, öğrenci gazetesi The Daily of the University of Washington’a verdiği demeçte, Donald Trump’ın militarist dış politikasının dünyayı daha güvenli hale getirmede başarısız olduğunu ifade etti.

“İsrail bombardımanında öldürülen onlarca çocuğa ya da yok edilen nükleer bilim insanlarının ailelerine bunu söylerseniz, dünyanın daha barışçıl bir yer olduğunu söyleyeceklerini sanmıyorum.” dedi.

O tarihten bu yana, ABD-İsrail saldırılarında daha fazla İranlı çocuk hayatını kaybetti; bunlar arasında 28 Şubat’ta Minab’daki okullarına düzenlenen saldırıda en az 168 kız öğrenci de yer alıyor.

Fani, “Bu durumun sağladığı tek barış, silah üreticileri, petrol şirketleri ve insansız hava aracı şirketleri içindir.” dedi. “Onlar için barış sağlıyor, ceplerini dolduruyor ve onları tamamen dokunulmaz hale getiriyor. Bu, adeta başka bir gezegende yaşayan bir insan sınıfı yaratıyor.”

Fani ayrıca, “Bu durum yalnızca benimle sınırlı değil.” dedi. “Meslektaşlar, mesleki sonuçlardan çekinerek savaşa ve saldırganlığa karşı konuşmaktan kaçınabilir.” diye ekledi.

Buna ek olarak, Fani’nin görevden alınması, özellikle ABD ve İsrail dış politikasını eleştiren akademisyenler açısından ABD’de akademik özgürlük konusuna ilişkin soru işaretlerini artırdı. “Bu caydırıcı etki benimle sınırlı değil.” ifadelerini yineleyen Fani, akademik ortamda baskı oluştuğunu dile getirdi.