İsrail: Hizbullah tahmin ettiğimizden çok daha güçlü

img
İsrail: Hizbullah tahmin ettiğimizden çok daha güçlü YDH

İsrail Kuzey Komutanlığı Komutanı Tümgeneral Rafi Milo’ya ait ses kayıtları, işgal ordusunun Hizbullah ve İran konusundaki stratejik öngörülerindeki sapmayı gözler önüne serdi.




YDH- İbranice yayın yapan Kanal 12'deki habere göre, İsrail Kuzey Komutanlığı Komutanı Tümgeneral Rafi Milo’nun, Lübnan sınırındaki Misgav Am yerleşkesi 'sakinleriyle' gerçekleştirdiği hararetli toplantıya ait gizli kayıtlar gün yüzüne çıktı.

Kanal 12 tarafından ele geçirilen kayıtlarda Tümgeneral Milo, Hizbullah’ın askeri kapasitesi ve İran İslam Cumhuriyeti'nin geleceğine dair çarpıcı değerlendirmelerde bulunurken, askeri planlama ile sahadaki gerçeklik arasındaki derin farkı açıkça kabul etti.

2024'teki savaşın başlangıcındaki iyimser tahminlerin aksine Hizbullah’ın direncinin kırılmadığını belirten Milo, bölge sakinlerinin güvenlik endişelerine yönelik şu ifadeleri kullandı: 

"Operasyonun sonuçlarına dair öngörülerimiz ile bugün sahada karşılaştığımız tablo arasında büyük bir uçurum var. Hâlâ dağılmamış bir Hizbullah direnişiyle karşı karşıyayız. Örgüt, tahmin ettiğimizden çok daha güçlü ve dağıtılabileceğini düşünmek yanıltıcı olur."

Haaretz gazetesi Cumartesi günü İsrail ordusundaki kaynaklara dayanarak, "Lübnan'a yönelik savaş, Hizbullah'ın silahsızlandırılması olmadan da sona erebilir" ifadelerini kullandı ve ekledi:

"Silahsızlandırma bu savaşın hedefleri arasında değil ve siyasi bir süreç gerektiriyor."

Milo, Direniş'in operasyonel kabiliyetinin orduyu ciddi şekilde endişelendirmeye devam ettiğini vurguladı.

Özellikle roket saldırılarının temel tehdit unsuru olduğunu ifade eden Tümgeneral, işgal ordusu verilerinin de desteklediği üzere örgütün halen yaklaşık 10 bin roket ve yüzlerce aktif fırlatma rampasına sahip olduğuna dikkat çekti.

Bu bağlamda, İsrail medyası İsrail ordusu sözcüsü Tuğgeneral Efi Defrin'in şu sözlerini aktardı: 

"Hizbullah'ı silahsızlandırmak hem askeri hem de siyasi açıdan daha yüksek bir hedeftir. Bundan vazgeçmeyeceğiz ve siyasi düzeyin direktiflerine tam olarak uygun şekilde çalışıyoruz."

Pazartesi sabahı, İsrail Kanal 12, Başbakan ile Genelkurmay Başkanı arasında, "Hizbullah’ı silahsızlandırmayı savaş hedefi olarak görme" konusundaki tartışmaların yarattığı öfke ve gerginliği haber yaptı.

İsrail televizyon kanalı, eski ordu ve Mossad yetkilileri ile uzmanlara atıfta bulunarak, Lübnan’daki askeri operasyonların niteliği hakkında şunları aktardı:

"Bu alan, karmaşıklık ve askeri müdahale açısından diğer bölgelerden tamamen farklı."

Emekli Tümgeneral ve eski Mossad Başkanı Danny Yatom, Lübnan’ın güneyindeki Hizbullah unsurlarının araziyi iyi tanımaları sayesinde İsrail ordusuna göre göreceli bir avantaja sahip olduklarını doğruladı.

Yatom, İsrail ordusunun Lübnan gibi bir arenada savaşırken asıl zorluğun, yalnızca strateji düzeyinde değil, genel taktikler düzeyinde de gerekli değişiklikleri bilmek olduğunu vurguladı.

Eski İsrail Hava Kuvvetleri üst düzey subayı Emekli Yarbay Oren Lasham ise, "Lübnan sorununun sihirli bir çözümü yok" diyerek, İsrail ordusunun son 18 yılda, İkinci Lübnan Savaşı da dahil olmak üzere farklı senaryolara yöneldiğini, ancak durumun hâlâ karmaşık ve zorluklarla dolu olduğunu belirtti.

Kanal 14 de, Lübnan’daki sorun için şunları aktardı:

"Askeri güçlerin sürekli hareket hâlinde olması ve arazi yapısından faydalanarak onları hedef alan Hizbullah unsurlarına maruz kalmaları, bu çatışmayı benzersiz ve zorlu kılıyor."

Rafi Milo’nun kayıtlarındaki en dikkat çekici noktalardan biri, Milo’nun Tahran yönetimine ilişkin stratejik analizi oldu.

İsrail siyasi koridorlarında yükselen "rejim değişikliği" beklentilerinin aksine Milo, daha temkinli ve gerçekçi bir tablo çizdi: 

"Tahminime göre bu süreç rejimin devrilmesiyle sonuçlanmayacak. Yaşanan tüm çalkantılara rağmen İran rejimi halen istikrarlı görünüyor. Süreç muhtemelen askeri bir yıkımla değil, bir tür siyasi anlaşmayla noktalanacak."

Analistlere göre, Tümgeneral Rafi Milo’nun sızdırılan itirafları, İsrail askeri istihbaratının Lübnan sahasına dair öngörüleri ile sahadaki sert gerçeklik arasındaki makasın ne kadar açıldığını kanıtlıyor. 

Uzmanlar, ordunun 2024 yılı başındaki "iyimser" raporlarının yerini bugün Hizbullah’ın operasyonel dayanıklılığına dair derin bir endişeye bıraktığını ve askeri bir zaferden ziyade siyasi bir çıkış arayışının kaçınılmaz hale geldiğini değerlendiriyor.



Makaleler

Güncel