ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, G7 toplantısında müttefiklerinden Hürmüz Boğazı'na derhal kuvvet göndermelerini talep etmeyerek Washington'ın NATO'ya yönelik kamuoyuna yansıyan sert tutumundan farklı bir diplomasi izledi.
YDH - Avrupalı yetkililer, Washington yönetiminin kapalı kapılar ardında, NATO'ya yönelik kamuoyu önünde sergilediği tutumdan farklı davrandığını kabul ediyor.
The National gazetesinin müzakere süreçlerine vakıf Avrupa Birliği diplomat ve yetkililerine dayandırdığı haberine göre, ABD'nin diplomatik temaslardaki yaklaşımı kamuoyuna yansıyan saldırgan tondan ayrışıyor.
İlgili kaynaklar, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun Fransa'da düzenlenen G7 toplantısında mevkidaşlarıyla bir araya geldiğini belirtti. Rubio'nun bu görüşmelerde müttefiklerin Hürmüz Boğazı'na derhal askeri güç göndermesi konusunda ısrarcı olmadığı kaydedildi.
Bakan Rubio'nun, Avrupalıların stratejik öneme sahip bu su yolunun güvenliğine ancak aktif çatışmalar sona erdikten sonra katkı sağlama yönündeki pozisyonunu anlayışla karşıladığı ifade edildi.
Toplantıya dair bilgi veren kaynaklara göre Rubio, Washington'ın Avrupalı müttefiklerinden çatışmalara derhal dahil olmalarını beklemediğini net bir dille ortaya koydu.
ABD Dışişleri Bakanı bunun yerine müttefiklerine, Hürmüz Boğazı'nda güvenliği temin edecek bir savaş sonrası koalisyonu oluşturulması için hazırlıklara başlama çağrısında bulundu.
ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz ay yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı üzerinden petrol tedarik eden ülkelere ablukanın kaldırılması sürecine katılma çağrısı yapmıştı.
Trump; Çin, Fransa, Japonya, Güney Kore ve Birleşik Krallık gibi devletlerin bölgeye gemilerini göndermesi yönündeki beklentisini dile getirmişti.
Buna karşın Birleşik Krallık ve Almanya, boğazdaki transit geçişlerin yeniden tesisi için askeri destek sağlamayacaklarını bildirerek Trump'ın talebini geri çevirdi. Almanya hükümetinden bir temsilci, İran'daki savaşın NATO ittifakıyla hiçbir ilişkisi bulunmadığını vurguladı.
Başkan Trump, Mart ayı sonunda yaptığı açıklamada ise Hürmüz Boğazı'ndaki ablukanın kaldırılması konusunda yardım gelmemesi durumunda ABD'nin NATO'dan çıkabileceğini ifade etmişti.
Trump, ilgili ülkelerin Fars Körfezi'ndeki suları kendi imkanlarıyla özgürleştirmesi gerektiğini belirtmişti.
Hürmüz Boğazı; Irak, Suudi Arabistan, Kuveyt, Bahreyn, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Basra Körfezi ülkelerinden Asya pazarlarına petrol taşınmasında kullanılan temel rota olma özelliği taşıyor.
Dünya genelindeki ham petrol, kondensat ve petrol ürünleri hacminin yüzde 15 ile 20'si bu güzergahtan geçerken, sıvılaştırılmış doğalgaz sevkiyatının yüzde 30'undan fazlası da yine Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştiriliyor.