Tahran son kriz başlıklarına ilişkin çizgisini netleştiriyor

img
Tahran son kriz başlıklarına ilişkin çizgisini netleştiriyor YDH

İran, Amerikan üslerini hedef aldığını ve meşru müdafaa kapsamında yürütüldüğünü belirterek bölge ülkelerini topraklarını yabancı güçlere açmamaları konusunda uyardı; ABD ile doğrudan müzakere olmadığını, NPT üyeliğinin tartışıldığını ve Hürmüz Boğazı’nın “boş vaatler karşılığında” açılmayacağını söyledi.




YDH-İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekai, düzenlediği basın toplantısında pek çok kritik başlıkta ülkesinin resmi tutumunu kamuoyuyla paylaştı.

İsmail Bekai, İran’ın bölge ülkelerini hiçbir zaman "düşman" olarak kodlamadığını hatırlatarak, gerçekleştirilen operasyonların yalnızca İran’a yönelik saldırıların odağı olan Amerikan üslerini hedef aldığını vurguladı.

İranlıların saldırıya uğraması karşısında silahlı kuvvetlerin sessiz kalmasının mümkün olmadığını ifade eden Bekai, Tahran’ın askeri hamlelerini "meşru müdafaa hukuku ve ahlaki temellere" dayandırdı.

Birleşmiş Milletler Şartı’nda tanınan savunma hakkına dikkat çekilen açıklamada, "Düşman, bölge ülkelerindeki üslerini sürekli bir saldırı aygıtı olarak kullanıyor. Komşu ülkelerin toprakları, istekli ya da istemsizce İran'a karşı bir cephe haline getiriliyor. Bu durumda bizden tek taraflı itidal beklenmesi gerçekçi değildir," ifadelerine yer verildi.

Topraklarını yabancı güçlerin kullanımına açan ülkelere yönelik uyarılarını sertleştiren İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, "Tüm ülkeler bilir ki; topraklarını başkalarının saldırı amaçlı kullanımına sunmak hukuka aykırıdır," dedi.

Bu bağlamda Suudi Arabistan ile iletişimin sürdüğünü belirten Sözcü, bölge ülkelerinin uluslararası hukuktan doğan yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiğini hatırlattı.

Pakistan’ın düzenlediği toplantılara İran’ın katılım sağlamadığını belirten Sözcü, bu görüşmelerin Pakistan’ın kendi oluşturduğu bir çerçeve olduğunu ekledi.

ABD ile dolaylı bir müzakere yürütüldüğü yönündeki iddiaları kesin bir dille yalanlayan Sözcü, "Şu ana kadar ABD ile doğrudan hiçbir temasımız olmadı. Gündemde olan tek şey, arabulucular vasıtasıyla bize iletilen müzakere talepleridir," dedi.

ABD rejiminden gelen diplomasi söylemlerini "samimiyetsiz" olarak niteleyen Sözcü, geçmişte iki kez müzakere masasının Washington tarafından yıkıldığını ve iletilen taleplerin "aşırı ve mantıksız" olduğunu belirtti.

İran Meclisi’nde tartışılan Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması’ndan (NPT) çıkma planına da değinen Sözcü, konunun derinlemesine incelendiğini ifade etti.

Bekai, "Zorba tarafların haklarımızı kullanmamıza izin vermediği bir belgeye üye olmanın faydası nedir? Eğer üyelik sadece kağıt üzerindeyse, bu durum sorgulanmaya muhtaçtır," diyerek uluslararası sisteme yönelik eleştirilerini dile getirdi.

İran'ın kitle imha silahlarına karşı net tutumunun sürdüğünü ancak Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ve ABD’nin yıkıcı yaklaşımlarının bu tip radikal soruları gündeme getirdiğini sözlerine ekledi.

Aynı bağlamda Reuters’a konuşan İranlı bir kaynak, “Washington baskı altında teslimiyeti dayatmaya çalıştığı sürece İran ile hiçbir müzakere olmayacak” dedi; ancak Amerikan tarafı benzer bir esneklik gösterirse Tahran’ın da esnek davranmaya hazır olduğunu belirtti.

Kaynak ayrıca, “Tahran, Amerikan tarafının boş vaatleri karşılığında Hürmüz Boğazı’nı açmayacak” diyerek, durumun kontrolden çıkması halinde İran’ın müttefiklerinin de Bab el-Mandeb Boğazı’nı kapatabileceğini ifade etti.

Pakistanlı bir güvenlik yetkilisi ise “İran görüşmelerde esneklik gösteriyor, ancak ön koşullar konusunda hâlâ ısrar ediyor” dedi.



Makaleler

Güncel