Ateşkes İsrail’de krize yol açtı: ‘Tam bir sürpriz’

img
Ateşkes İsrail’de krize yol açtı: ‘Tam bir sürpriz’ YDH

İsrailli akademisyen Shaiel Ben-Ephraim, ateşkesin İsrail’de “sürpriz” ve büyük rahatsızlık yarattığını, güvenlik çevrelerinde planların “yarım” kaldığı endişesinin öne çıktığını aktardı.




YDH- Akademisyen ve jeopolitik üzerine bir podcast sunucusu olan Shaiel Ben-Ephraim, “X” hesabından yaptığı paylaşımda İsrail’de ateşkes kararına yönelik “derin bir hoşnutsuzluk” olduğunu aktardı.

Ateşkese yönelik tepki ve “sürpriz” iddiaları

Ben-Ephraim, İsrail’de kendisiyle konuştuğu birkaç kaynağa göre, hem ordu hem de hükümet kanadında ateşkese yönelik memnuniyetsizliğin “oldukça yüksek” olduğunu ifade etti.

Paylaşımda, bir İsrailli yetkilinin ateşkes açıklamasını “tam bir sürpriz” olarak nitelendirdiği ve “Beyaz Saray’ın ortak bir stratejik süreç yürütmek yerine son dakika bilgilendirmesi yaptığı” belirtildi.

Ayrıca, ateşkesten yalnızca 24 saat önce üst düzey İsrailli yetkililerin kamuoyuna, yakın zamanda bir ateşkes beklemediklerini söyledikleri, ancak gelişme karşısında “hazırlıksız yakalandıkları” ifade edildi.

Ben-Ephraim, kendisine aktarıldığına göre, İsrail’de şehit Devrim Lideri Ayetullah Ali Hamenei’nin oğlu ve yeni Devrim Lideri Mücteba Hamenei’ye yönelik bir suikast operasyonunun planlandığını ve Başbakan Benyamin Netanyahu’nun bu operasyona yoğun şekilde yatırım yaptığı, ayrıca bu konuda ABD Başkanı Donald Trump’ı beklemeye ikna etmeye çalıştığı bilgisini paylaştı.

“Güvenlik kaygıları” ve siyasi gerilim

Güvenlik kaynaklarının sızdırdığı “endişelere” göre, 14 günlük ateşkesin İran’a, İsrail saldırılarıyla “açığa çıktığı” iddia edilen uranyum stoklarını gizlemek veya daha derine gömmek için kritik bir “nefes alma” imkânı sağlayabileceği ifade edildi.

Paylaşımda ayrıca, aşırı sağcı siyasetçiler Itamar Ben-Gvir ve Bezalel Smotrich’in, iki haftalık ateşkesin kalıcı bir anlaşmaya dönüşmesi ve İran’ın nükleer altyapısının tamamen ortadan kaldırılmaması halinde hükümeti düşürmekle tehdit ettikleri aktarıldı.

Tel Aviv’de esir ailelerinin kutlama yaptığı, ancak işgal altındaki Yukarı Celile’de yaşayanların ateşkesi bir “güvenlik başarısızlığı” olarak gördüğü ve bölgenin “Hizbullah tehdidi” altında kaldığını düşündüğü belirtildi. Kuzeyde yaşayanların, artık bir daha güvende olamayacaklarına dair “ciddi kaygı” taşıdığı ifade edildi.

Ben-Ephraim, Mossad içindeki bazı isimlerin hâlâ İsrail’in İran İslam Cumhuriyeti’ni “devirmek” üzere olduğu görüşünü savunduğunu, bu değerlendirmelerin ABD yönetimine iletildiğini, ancak dikkate alınmadığını aktardı.

Askeri değerlendirmeler ve operasyon tartışmaları

İsrail istihbaratının, Natanz ve Minzadehei tesislerine yönelik saldırıların zarar verdiğini ancak nükleer programın ana materyalinin etkisiz hale getirilmediğini kesin olarak değerlendirdiği kaydedildi.

Paylaşımda, tüm bu gelişmelerin ardından İsrail güvenlik çevrelerinde bir “coitus interruptus” (yarım kalmışlık) hissinin oluştuğu ifade edildi.

İsrailli kaynaklara göre, daha fazla hedef vurmak isteyen güvenlik birimlerinin, Trump’ın onları Lübnan’da durmaya zorlayabileceğinden “endişe” duyduğu belirtildi.

Buna karşın planın, sahada “bazı kazanımlar” elde edebilmek için Lübnan ve Gazze’de saldırıların artırılması yönünde olduğu ifade edildi.

Güvenlik çevrelerinde, Hamas, Hizbullah ve İran Devrim Muhafızları’nın tüm çabalara rağmen hâlâ sahada etkili olmasının kabul edilmesinin zor olduğu ve bu durumdan büyük ölçüde Netanyahu’nun sorumlu tutulduğu kaydedildi.



Makaleler

Güncel