Irak'taki Seyyidu'ş-Şuheda Tugayları ve Irak Hükümeti, İsrail'in Lübnan genelinde ve başkent Beyrut'ta gerçekleştirdiği sivil katliamlarını sert bir dille kınayarak, bu saldırıların stratejik bir yenilginin üstünü örtme çabası olduğunu vurguladı.
YDH- Irak'taki Seyyidu'ş-Şuheda Tugayları Genel Sekreteri Ebu Alaa el-Velaî, bölgedeki tansiyonu yükselten son gelişmelere ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu.
El-Velaî, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu'nun silahsız Lübnan halkına yönelik gerçekleştirdiği operasyonları, İslam Cumhuriyeti ve direniş ekseni karşısında yürütülen "Gerçek Vaat" savaşının dördüncü aşamasında alınan askeri yenilgiyi kamufle etme girişimi olarak nitelendirdi.
Eksen Komutanlığı Operasyon Odası ve Saha Birimi bünyesindeki mücahitlere seslenen el-Velaî, Lübnan'da ateşkesi ihlal eden ve masumları hedef alan "gaspçı varlık" olarak tanımladığı İsrail'e karşı acil müdahale çağrısında bulundu.
Bu ihlallerin karşılıksız kalmayacağını vurgulayan Genel Sekreter, direniş güçlerinin ellerindeki stratejik imkanlarla düşmanın "yanıltıcı gururunu" yerle bir edeceğini ve işgalci gücün, tüm mihver kuvvetlerinin entegre saldırılarıyla ağır bir bedel ödeyeceğini teyit etti.
El-Velaî ayrıca, uluslararası hukuku hiçe sayan bu yapıya karşı mücadelenin sadece askeri sahada kalmaması gerektiğini belirtti. İsrail ile normalleşme sürecine giren BAE ve Bahreyn gibi bölge ülkelerini de eleştiren yetkili, bu coğrafyalardaki İsrail çıkarlarına yönelik mücadelenin "açık tutulması" gerektiğinin altını çizdi.
Öte yandan Irak hükümeti de Beyrut dahil olmak üzere Lübnan’ın pek çok kentinde yüzlerce sivilin ölümüne ve yaralanmasına neden olan saldırıları resmi bir bildiriyle lanetledi.
Hükümet Sözcüsü Bassem el-Avadi tarafından yapılan açıklamada, İsrail'in zorlu uluslararası çabalarla sağlanan ateşkes zeminini kasten havaya uçurduğu ve Netanyahu yönetiminin dünya barışını baltalamak adına sistematik bir suç silsilesi yürüttüğü ifade edildi.
Irak Hükümeti, Birleşmiş Milletler başta olmak üzere küresel güçlere ve uluslararası kuruluşlara tarihi bir çağrıda bulunarak; daha fazla can kaybının önlenmesi ve sivil halkın korunması adına derhal somut adımlar atılması gerektiğini vurguladı.