ABD Başkanı Donald Trump’ın ateşkes şartı olarak “tam ve güvenli açılış” talep ettiği Hürmüz Boğazı’nda geçişler fiilen yeniden başlamadı ve günlük gemi sayısı 100’den 4’e düştü. Yedioth Ahronoth gazetesi, Tahran'ın geçiş için kripto veya Çin yuanı üzerinden ödeme sistemi kurduğunu aktardı.
YDH - ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile ilan edilen geçici ateşkes kapsamında şart koştuğu “Hürmüz Boğazı’nın tam, derhal ve güvenli biçimde açılması” hedefi sahada gerçekleşmedi.
Boğazdan geçen gemi sayısı, savaş öncesinde günlük yaklaşık 100 seviyesindeyken dün yalnızca dört olarak kaydedildi.
Trump, perşembe sabahı Truth Social hesabından yaptığı açıklamada, ABD’nin İran ve çevresindeki askeri varlığını “gerçek anlaşma” tamamen uygulanana kadar koruyacağını belirtti.
Trump, “Anlaşma uygulanmazsa, ki bunun olası olmadığını düşünüyorum, ateş daha önce kimsenin görmediği ölçekte, daha büyük ve daha güçlü biçimde patlak verecek” ifadelerini kullandı.
Trump ayrıca “nükleer silah olmayacağını ve Hürmüz’ün açık ve güvenli olacağını” söyledi. ABD ordusunun “dinlendiğini ve yeniden silahlandığını” belirten Trump, bunu “bir sonraki fetih” hazırlığı olarak tanımladı.
Trump yönetimi savaşın “mutlak zaferle” sonuçlandığını iddia etse de, ABD basınına konuşan kaynaklar İran’ın askeri kapasitesinin tamamen ortadan kalkmadığını aktardı.
Bir ABD’li yetkili, İran’ın füze rampalarının yaklaşık yarısının imha edildiğini ancak önemli sayıda rampanın yer altında kaldığını ifade etti. İran donanmasının yaklaşık yüzde 90’ının batırıldığı belirtilse de, küçük botların yanı sıra insansız hava araçları ve füzelerle Hürmüz’de tehdit oluşturma kapasitesinin sürdüğü kaydedildi.
Hürmüz Boğazı, Fars Körfezi ile Umman Körfezi arasında yer alıyor ve küresel petrol ticaretinin yaklaşık beşte biri bu hat üzerinden taşınıyor. İran, 28 Şubat’ta başlayan savaşın ardından boğaza izinsiz giren gemilerin hedef alınacağını duyurdu.
Bu açıklama enerji piyasalarında sert fiyat artışlarına yol açtı ve savaşın sona erdirilmesi yönündeki baskıyı artırdı.
Tahran, savaş sürecinde boğazın statüsüne ilişkin yaklaşımını da değiştirdi. Uluslararası hukuka göre serbest geçişin esas olduğu bu su yolunda ilk kez egemenlik iddiası dile getirdi ve gemilerden geçiş ücreti talep etmeye başladı.
New York Times’a göre ortaya çıkan yeni durum, İran’a “küresel ekonomi açısından en kritik noktada deniz gücü” sağladı.
Uzmanlar, bu durumun İran’ın askeri kayıplarına rağmen bölgesel ve küresel etkisini artırabileceğini belirtti. Alman Uluslararası ve Güvenlik İşleri Enstitüsü’nden Hamid Rıza Azizi, “Hürmüz üzerindeki kontrol artık uzun müzakere süreçlerine daha az bağlı, sürekli kullanılabilen ve küresel piyasalarda doğrudan etkisi görülen bir baskı aracına dönüştü” dedi.
Eski İsrail askeri istihbarat yetkilisi Danny Citrinowicz de Wall Street Journal’a yaptığı değerlendirmede, “Hürmüz Boğazı İran için artık füzeler ve nükleer program kadar stratejik” ifadesini kullandı.
Ateşkes kapsamında İran’ın geçişi yeniden başlatmayı kabul ettiği yönündeki açıklamalara rağmen, sahadaki veriler bu yönde bir değişim olmadığını gösterdi. Wall Street Journal’a göre dün boğazdan geçen gemi sayısı yalnızca dört oldu. Bu rakam, nisan ayındaki savaş günlerinin dahi altında kaldı.
Boğazda bekleyen gemilere telsiz üzerinden yapılan uyarılarda, İran donanmasından izin almadan geçiş yapılmaması gerektiği bildirildi.
İsrail'in Yedioth Ahronoth gazetesinin haberine göre “Geçiş için ‘Sepah’ biriminden izin alınmalı. İzin olmadan geçen gemi yok edilir” ifadesinin yer aldığı kayıtların mürettebat tarafından paylaşıldığı aktarıldı. “Sepah”, İran Devrim Muhafızları’na bağlı bir deniz komando birimi olarak biliniyor.
İran ayrıca boğazda döşendiğini belirttiği deniz mayınlarının bulunduğu alanları ve bu alanların yanından geçen “güvenli rotaları” gösteren bir harita yayımladı.
Tahran yönetimi, geçici anlaşma kapsamında gemi geçişlerinin kendi askeri güçleriyle “koordinasyon” içinde sürdürüleceğini belirtti. Wall Street Journal’a konuşan kaynaklar, İran’ın arabuluculara boğazdan geçen gemilerden ücret almaya devam edeceğini ve günlük geçiş sayısını yaklaşık 12 gemiyle sınırlayacağını ilettiğini aktardı.
Denizcilik sektörü kaynakları, İran’ın geçiş ücretlerini kripto para veya Çin yuanı üzerinden tahsil ettiğini aktardı. Sisteme göre İran petrolü veya malları taşıyan gemilerden ücret alınmıyor.
Dost ülkelerin gemileri belirli bir ücret ödüyor. ABD ve İsrail ile bağlantılı gemilerin geçişine ise izin verilmiyor.
Ücretin, geçişten bir hafta önce ödenmesi gerekiyor. Ücret miktarı geminin büyüklüğüne göre belirleniyor. Yaklaşık 2 milyon varil taşıma kapasitesine sahip büyük tankerler için bu bedel 2 milyon dolara kadar çıkıyor.
Geçiş izni verilen gemilerin uluslararası deniz yolu yerine alternatif bir rota kullanması isteniyor. Bu rota, İran’a ait Keşm ve Larak adaları arasından geçiyor ve İran kıyılarına daha yakın bir hat oluşturuyor.
Trump, ABC’ye verdiği bir mülakatta İran ile Hürmüz’de “ortak girişim” fikrini değerlendirdiğini ve bunun “güzel bir şey olabileceğini” söyledi.
Ancak Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, başkanın önceliğinin “herhangi bir ücret veya kısıtlama olmadan boğazın tamamen açılması” olduğunu vurguladı. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da İran’ın ücret talebinin “yasa dışı ve tehlikeli” olduğunu belirtti.
Körfez ülkeleri, mevcut durumun kalıcı hale gelmesi halinde İran’ın bölgesel konumunu güçlendireceğinden kaygı duyuyor.
Dubai merkezli bir düşünce kuruluşunun yöneticisi Mohammed Baharoon, “Bu sonuçtan memnun olan tek taraf İran. Körfez’in polisi rolünü yeniden tesis etti” dedi.