Galibaf, İran’ın asimetrik savaş doktrininin “şehit liderin eseri” olduğunu belirterek, ülkenin savunma stratejisinin onun vizyonu ve yönetimiyle şekillendiğini ifade etti.
YDH- İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, “devrim liderinin şehadetinin kırkıncı günü” dolayısıyla bir mesaj yayımladı.
İran medyasının aktardığına göre, mesajda şu ifadeler yer aldı:
“Bugün, İslam Devrimi’nin şehit lideri Ali Hamenei’nin şehadetinin kırkıncı günüdür. Çağdaş tarihin bu büyük şahsiyeti, büyük devrim liderinin bir öğrencisi olarak, İran İslam Cumhuriyeti sisteminde yeni bir liderlik ve yönetim paradigması oluşturdu ve bunu dünyaya sundu. Bu paradigmada tevhid ve iman, halk ve cumhuriyet, bilim ve ilerleme, gelişim ve eğitim, adalet ve maneviyat, akılcılık zemininde onun yönetim ilkelerini oluşturdu. Düşünürler ve araştırmacılar bu modeli yıllarca incelemelidir.”
Galibaf mesajında, “böylesine büyük bir şahsiyetin aramızdan ayrılışının üzerinden kırk gün geçtiğini” belirterek, “onsuz geçen bu kırk günün zor geçtiğini ancak onun mücadelesinin ürününün İran için bir onur dönemine dönüştüğünü” ifade etti.
“Onur dönemi” ve toplumsal dayanışma
Mesajda İran halkının “sahada ve sokakta yer alan savunucularla birlikte destan yazdığı ve dünyayı hayrete düşürdüğü” ifade edildi.
Galibaf, “bir ülkenin nasıl en büyük maddi güçlere karşı durabildiği ve onları yenebildiği sorusunun yanıtının, Allah’a inanç, halka güven ve öz güven olduğu” değerlendirmesinde bulundu ve “bugün sahada ve sokakta bu üç ilkenin açık tezahürlerinin görüldüğünü” belirtti.
Asimetrik savaş vurgusu
Mesajda, “dünya askeri uzmanlarının İran’ın en gelişmiş silahlara karşı uyguladığı başarılı asimetrik savaş stratejisini kabul ettiği” ifade edilirken, bunun “37 yıllık yönetimin ürünü olduğu” kaydedildi.
Galibaf, şehit liderin başkomutanlık dönemine atıfla, “politika belirlemeden atamalara, takip ve denetime kadar tüm sorumluluğun doğrudan onun uhdesinde olduğunu” belirtti.
Ayrıca, “Allah’a, halka ve kendine olan inancın silahlı kuvvetlere nasıl aşılandığını gördüğünü” ifade ederek, bu yaklaşımın “İran savunucularının özgüvenle ve halk desteğine dayanarak ülkeyi savunmasını sağladığını” söyledi.
Askeri strateji ve yerli savunma vurgusu
Galibaf, “şehit liderin İran’ın asimetrik savaşının mimarı olduğunu” ifade ederek, “iç kapasitelere dayanarak ve ülkenin coğrafi özelliklerinden yararlanılarak tasarlanan savaş stratejisinin temel yaklaşım olduğunu” belirtti.
Mesajda ayrıca, Devrim Muhafızları Hava-Uzay Birimi’nin sorumluluğunu üstlendiği döneme değinilerek, “ülkenin temel savunma stratejisinin, dış alım yerine gençlere güvenerek yerli füze üretimi olarak belirlendiği” ifade edildi.
Yerli teknoloji ve bölgesel etki
Galibaf, İran füzeleri ve insansız hava araçlarının “düşük maliyetlerle elde edilen en gelişmiş savunma sistemlerini etkisiz hale getirdiğini” ve “Hürmüz Boğazı’nın potansiyelinin ABD ekonomisini etkileyebilecek bir unsura dönüştüğünü” belirtti.
Mesajda, “gençlerin kapasitesine dayanarak yerli teknoloji ve yaratıcılığın savunma sanayinin motoru haline getirildiği” ve “savunma bağımsızlığının sağlandığı” ifade edildi.
Direniş cephesi vurgusu
Galibaf, bu stratejinin “dünyanın farklı bölgelerindeki Müslümanlar arasında yayıldığını” ve “Şii ve Sünni Müslümanları kapsayan bir direniş cephesi oluşturulduğunu” söyledi.
Bu cephenin “Siyonist rejimin yayılmacılığını engelleyen en önemli faktör haline geldiğini” belirten Galibaf, “bugün bu cephenin kendi kararıyla İran’a destek verdiğini ve karşı tarafı zor durumda bıraktığını” ifade etti.
İran’ın askeri gücü
Galibaf mesajını, “dünyada İran’ın askeri gücüne ve direniş cephesine duyulan hayranlığın, başkomutan Ayetullah Hamenei’nin liderliği ve yönetiminin sonucu olduğu” değerlendirmesiyle tamamladı.
Ayrıca, “İran halkının geceleri sokaklarda tek yürek halinde ülkesini savunmaya hazır olduğunu, ilahi vaatlere inanarak ve düşmanların görünürdeki gücünden korkmadan İran’ın onurunu ve bağımsızlığını korumak için canı pahasına hazır bulunduğunu” ifade etti.