Macaristan’da parlamento seçimlerini kazanarak yeni hükümeti kurması beklenen Tisza Partisi ile Avrupa Birliği arasında, tarafların karşılıklı beklentilerini içeren kapsamlı bir anlaşmanın hazırlıklarının sürdüğü bildirildi.
YDH - Avrupa Birliği (AB) ve Macaristan'da gerçekleşen parlamento seçimlerinin ardından yeni hükümeti kurması beklenen muhalefetteki Tisza Partisi'nin, karşılıklı talepler temelinde kapsamlı bir anlaşma zemini oluşturduğu bildirildi.
Politico tarafından aktarılan bilgilere göre, tarafların birbirlerinden beklentileri konusunda mutabık kalması, Brüksel ile Budapeşte arasında "büyük bir anlaşmanın" yolunu açıyor.
Partinin lideri ve ülkenin bir sonraki başbakanı olmasına kesin gözüyle bakılan Peter Magyar’ın, resmi olarak 5 Mayıs’tan önce göreve başlamasının düşük bir ihtimal olduğu kaydedildi.
Buna rağmen Magyar’ın, Budapeşte ile Brüksel arasındaki ilişkileri yeniden tesis etmek amacıyla şimdiden Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen başta olmak üzere AB liderliğiyle doğrudan iletişim kurduğu belirtildi.
Macaristan’da kurulacak yeni hükümetin öncelikli gündem maddesini, Viktor Orban kabinesinin politikaları nedeniyle dondurulan 18 milyar euroluk AB fonunun serbest bırakılması oluşturuyor.
Budapeşte yönetiminin ayrıca, savunma harcamaları için yaklaşık 16 milyar euro tutarındaki Avrupa kredilerine erişim sağlamayı ve AB'nin göçmen kabul kurallarına uyulmadığı gerekçesiyle uyguladığı günlük 1 milyon euroluk para cezasının iptal edilmesini istediği aktarıldı.
Brüksel kanadının temel siyasi hedefleri arasında ise Macaristan’ın, Ukrayna için öngörülen 90 milyar euroluk krediye yönelik uyguladığı vetonun kaldırılması bulunuyor.
AB yönetiminin diğer bir beklentisi, Rusya’ya karşı hazırlanan yeni yaptırım paketleri konusunda Budapeşte’nin desteğini almak olarak öne çıkıyor.
Avrupa Komisyonu, Macaristan'dan kapsamlı iç siyasi reformlar gerçekleştirmesini ve Ukrayna'nın AB üyeliği için resmi müzakerelerin başlatılmasına yönelik direncin kırılmasını talep ediyor.
Magyar demokratik reformlar için Brüksel'e güvence verdi
Peter Magyar, Macaristan’ın Ukrayna’ya yönelik AB kredisini engellemeyeceğini ancak ülkenin içinde bulunduğu zorlu ekonomik durum nedeniyle bu sürece doğrudan finansman sağlamayacaklarını ifade etti.
Rusya tarafı ise Kiev’e yönelik her türlü yardımı kınadığını ve yaptırımları yasa dışı kabul ettiğini yineledi.
AB’nin talepleri karşılanmadan taviz vermeyeceği belirtilirken, Magyar’ın hızlı hareket etme kararlılığında olduğu kaydedildi. Politico, Magyar’ın dün yaptığı açıklamada, dondurulan paraların bir an önce ülkeye getirilmesinin kritik önemde olduğunu vurguladığını aktardı.
AB hibe ve kredilerinin bir kısmına ilişkin kararın süresinin Ağustos ayında dolacağı, Budapeşte gerekli reformları hayata geçirmediği takdirde bu kaynakların kullanılamayacağı bildirildi.
Peter Magyar, 13 Nisan’da Ursula von der Leyen ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde, taahhüt edilen reformlar konusunda eş güdüm içinde çalışma sözü verdi.
Magyar bu kapsamda; yolsuzlukla mücadele önlemlerinin hayata geçirilmesi, Avrupa Savcılığı ile işbirliğinin başlatılması, yargı bağımsızlığının teminat altına alınması, medya özgürlüğünün korunması ve akademik özerkliğin savunulması gibi başlıkların önemine dikkat çekti.
Budapeşte, Moskova ile pragmatik işbirliğini sürdürecek
Avrupa Komisyonu Başkanı Von der Leyen, Macaristan ile ilişkilerde yeni bir başlangıç yapılması konusunda iyimser bir tablo çizdi. Von der Leyen, Macar halkının yararına olacak hızlı ve gecikmiş ilerlemeyi sağlamak için en kısa sürede yeni hükümetle çalışmaya başlayacaklarını ifade etti.
Bununla birlikte, Politico’nun değerlendirmesine göre Magyar, Ukrayna’nın AB’ye hızlı bir şekilde katılmasına karşı mesafeli bir tutum sergiliyor.
Düzenlenen basın toplantısında Magyar, Macaristan’ın Rusya’ya yönelik 20’nci yaptırım paketini destekleyip desteklemeyeceği sorusuna doğrudan bir yanıt vermedi. Gelecekteki başbakan ayrıca, Budapeşte'nin Rus enerji kaynaklarını satın almaya devam etme niyetini de vurguladı.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, dün yaptığı açıklamada Moskova'nın her ülke ile eşit ve karşılıklı yarara dayalı ilişkiler geliştirmeye hazır olduğunu belirtti.
Lavrov, Macaristan’ın yeni hükümetiyle ilişkilerin, Budapeşte’nin kendi ulusal çıkarlarını nasıl tanımlayacağına göre şekilleneceğini kaydetti.
Magyar ise Budapeşte’nin Moskova ile pragmatik bir işbirliği kurma niyetinde olduğunu, ihtiyaç duyulması halinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile de müzakereler yürütebileceğini dile getirdi.