Devrim Muhafızları: Stratejik askeri kapasitemizin çoğu hâlâ gizli

img
Devrim Muhafızları: Stratejik askeri kapasitemizin çoğu hâlâ gizli YDH

İran, askeri kapasitesinin büyük bir kısmını gizli tuttuğunu açıklayarak, olası bir çatışmada düşman unsurların öngöremeyeceği stratejik yeteneklerini devreye sokacağını duyurdu.




YDH- İslam Devrim Muhafızları Sözcüsü Hüseyin Muhibbi, İran’ın askeri kapasitesine dair kritik değerlendirmelerde bulunarak, mevcut envanterin büyük bir bölümünün henüz kamuoyuyla paylaşılmadığını teyit etti.

Muhibbi, olası bir çatışma senaryosunda Tahran’ın şimdiye kadar sergilenmemiş stratejik kabiliyetlerini sahaya süreceğini vurguladı.

Düşman unsurların hakkında hiçbir bilgi sahibi olmadığı savunma teknolojilerinin ve modern savaş yöntemlerinin kullanılacağını belirten Muhibbi, bu yeni nesil savunma hattına karşı koymanın mümkün olmayacağının altını çizdi.

 

Sınırlarda çok katmanlı güvenlik kuşağı

Savunma stratejisindeki bu kararlı tutum, sahada atılan somut askeri adımlarla destekleniyor.

Devrim Muhafızları Kara Kuvvetleri Komutanı Tuğgeneral Muhammed Kerami, İran kara birliklerinin ülke genelinde çok katmanlı bir güvenlik kuşağı tesis ettiğini açıkladı.

Sınır güvenliğinin tahkim edilmesi ve savunma hattının derinleştirilmesi amacıyla hayata geçirilen bu hamle, İran’ın bölgesel caydırıcılık kapasitesini artırma yolundaki en kritik aşamalardan biri olarak nitelendiriliyor.

 

Diplomatik tıkanıklık ve misilleme uyarısı

Tahran’dan yükselen askeri mesajlar, ABD ile yürütülen diplomatik temasların çıkmaza girdiği bir atmosferde yankılanıyor.

İranlı yetkililer, Washington’ın müzakere masasına getirdiği "aşırı" taleplerin kalıcı bir anlaşmayı engellediğini ifade ediyor.

Washington’ın İran topraklarına yönelik olası bir saldırganlık sergilemesi durumunda, Tahran’ın tam teşekküllü bir misilleme operasyonuna hazır olduğu mesajı kararlılıkla yineleniyor.

 

Hürmüz Boğazı ve ateşkes şartı

Sürece ilişkin siyasi çerçeveyi çizen İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Sözcüsü İbrahim Rızai, ateşkesin kaderinin İran’ın haklarının tanınmasına bağlı olduğunu belirtti.

Rızai, özellikle Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenlik haklarının tartışmaya kapalı olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

"Herhangi bir siyasi süreç, İran’ın haklarının açıkça tanınmasıyla yürütülmelidir. Bu hakların göz ardı edilmesi, ateşkesin sona ermesi ve savaşa geri dönüş anlamına gelecektir."

Rızai ayrıca, ateşkes sürecinin taraflarca askeri kapasiteyi yeniden düzenlemek veya gerilimi tırmandırmak amacıyla bir araç olarak kullanılmaması gerektiği konusunda uyarıda bulundu.

 

İslamabad’da ikinci tur görüşme teklifi

Bölgesel gerilimin düşürülmesi amacıyla diplomatik arayışlar da devam ediyor.

Associated Press’in aktardığı bilgilere göre Pakistanlı yetkililer, ABD ve İran arasındaki ikinci tur görüşmelere önümüzdeki günlerde İslamabad’da ev sahipliği yapmayı önerdi.

Bu teklifin, taraflar arasındaki stratejik kilitlenmeyi aşmada nasıl bir rol oynayacağı ise belirsizliğini koruyor.

İlgili Haberler


Makaleler

Güncel