ABD-İsrail'in İran'a dayattığı savaşın ekonomik maliyeti, ABD Senatosu’ndaki Cumhuriyetçiler arasında bölünmeye ve derin endişeye yol açıyor.
YDH- Wall Street Journal tarafından yayımlanan analize göre, İran ile süregelen savaşın ABD iç ekonomisindeki yıkıcı etkileri, Cumhuriyetçi senatörler arasında alarm zillerinin çalmasına neden oluyor.
Özellikle enerji ve tarım maliyetlerindeki dramatik artışın seçmen nezdindeki karşılığı, Cumhuriyetçi kanatta çatışmanın bir an önce sonlandırılması yönündeki talepleri güçlendiriyor.
Kasım ayında koltuğunu korumak için sandığa gitmeye hazırlanan Ohio Senatörü Jon Hasted, askeri operasyonun kapsamına dair net bir sınır çizerek, "Bu operasyon kısa süreli ve mutlak bir başarıyla sonuçlanmalı. Başkan, sürecin aylar değil haftalar süreceğine dair söz verdi; bu takvime sadık kalmak zorunda," değerlendirmesinde bulundu.
Benzer şekilde Oklahoma Senatörü James Lankford da İran ile yürütülen savaşın mümkün olan en kısa sürede neticelendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Batı Virginia Senatörü Jim Justice ise eyaletindeki seçmenlerin enerji fiyatlarındaki yükselişe yönelik artan tepkilerine dikkat çekti.
Durumun her geçen gün kamuoyu tarafından anlaşılmasının zorlaştığını belirten Justice, yüksek maliyetlerin Cumhuriyetçilerin ara seçimlerdeki şansını zayıflatıp zayıflatmayacağı yönündeki soruya, "Şaka mı yapıyorsunuz? Durum her geçen gün daha da kötüleşiyor," yanıtını vererek endişesini ironik bir dille ifade etti.
Kuzey Carolina Senatörü Thom Tillis de stratejik bir uyarıda bulunarak, kamuoyundan gelecek soruların yanıtsız bırakılamayacağı bir noktaya gelindiğine işaret etti.
Senato koridorlarında yükselen bu ekonomik huzursuzluğa rağmen, Cumhuriyetçi kanadın Başkan Donald Trump’ın savaş yetkilerini kısıtlama konusunda henüz Demokratlarla ortak hareket etmeye niyetli olmadığı görülüyor.
Demokratların bu yöndeki olası bir oylama talebine karşı Cumhuriyetçiler, Başkan’ın yetkilerine dokunmama eğilimini koruyor.
Öte yandan, savaşın başlangıcından bu yana özellikle Demokrat Partili Kongre üyeleri, operasyonun hukuki meşruiyetini sorgulayarak savaşı "haksız ve gayrimeşru" olarak nitelemeye devam ediyor.