İran'ın yoğun diplomatik girişimleri sonucunda Lübnan'da bu geceden itibaren bir haftalık ateşkesin ilan edilmesi beklenirken, Tahran yönetimi İsrail varlığının olası sabotajlarına karşı Washington'ı sorumlu tutacağını ilan etti.
YDH- Tahran yönetiminin diplomatik ve stratejik hamleleri neticesinde Lübnan sahasında kritik bir eşiğe gelindi ve İranlı üst düzey kaynaklar bu geceden itibaren yürürlüğe girmesi beklenen bir haftalık ateşkes sürecini duyurdu.
El-Meyadin'e konuşan üst düzey siyasi ve güvenlik kaynakları, İran'ın baskısı ve girişimleri sonucunda şekillenen bu anlaşmanın, Washington ile Tahran arasındaki ateşkes döneminin sonuna kadar devam edeceğini vurguladı.
Mevcut diplomatik tablo, Lübnan üzerindeki emperyalist kuşatmanın kırılması ve bölgesel direniş hattının korunması açısından stratejik bir önem taşıyordu; Tahran süreci doğrudan takip ediyordu ve İslamabad müzakerelerinde bu maddeyi öncelikli gündem haline getirdi.
İsrail faktörü
İranlı kaynak, işgal rejiminin yıkıcı bir unsuru olarak nitelendirilen başbakan Netanyahu'nun, anlaşmayı sabote etmek amacıyla yeniden harekete geçebileceği konusunda ciddi uyarılar yaptı.
İşgalin ortağı ve sponsoru olan Washington rejiminin, Netanyahu'yu dizginlemekten bizzat sorumlu olduğu belirtildi; İran tarafı, işgal rejiminin olası ihlallerine karşı ABD’yi muhatap kabul edeceğini net bir dille ifade etti.
İsrail Kan televizyonu, kabinenin ABD'nin talebi üzerine ateşkesi görüşeceğine dair verdiği haberler, sahadaki askeri çıkmazın siyasi bir manevra alanına evrilmeye çalışıldığını gösteriyordu.
Diplomasi hattı
Pakistan Başbakanı’nın 7 ve 8 Nisan gece yarısı Lübnan’daki ateşkesin Washington ve Tahran arasındaki ilk mutabakata dahil edildiğini açıklaması, meselenin uluslararası hukuk ve bölgesel denklemler içindeki derinliğini kanıtlıyordu.
İslamabad görüşmelerinde İranlı yetkililerin ısrarıyla masaya getirilen ve tüm tarafların başlangıçta onayladığı bu maddeye rağmen, İsrail'in taahhütlerini açıkça ihlal ettiği süregelen bir gerçeklik olarak kayıtlara geçti.
Bu bağlamda İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bağhay, İran’ın Lübnan’ı asla yalnız bırakmayacağının altını çizdi ve ateşkesin İslamabad müzakerelerinin ayrılmaz bir parçası olduğunu bir kez daha teyit etti.
İran: Lübnan'da ateşkes talep değil, şart
El-Ahbar’ın haberine göre İran, ABD ile yürütülen müzakerelerde Lübnan’da ateşkesi bir talepten ziyade "şart" olarak nitelendiriyor.
İsrail saldırıları sürdüğü müddetçe yapılacak hiçbir anlaşmanın kalıcı olmayacağını vurgulayan Tahran yönetimi, bu süreçte "ya hepsi ya hiçbiri" yaklaşımını benimsemiş durumda.
ABD ve Pakistan tarafı ise Tahran’a baskı kurarak, Lübnan hükümeti müzakere yürütürken İran’ın neden benzer bir çizgi izlemediği sorusunu gündeme getirdi.
Sahada İran ile Hizbullah arasındaki koordinasyon kesintisiz sürerken; Suudi Arabistan, Lübnan’ın tek başına İsrail’le normalleşmesi ihtimaline karşı temkinli bir tutum takınıyor.
Haberde, Netanyahu’nun müzakere sürecini bölmeye çalıştığı iddiasına rağmen İran’ın Lübnan dahil geniş bir bölgesel ateşkes hedefinden geri adım atmadığı belirtildi.