Rızai: Bu bir ateşkes değil, sadece ‘askeri sessizlik’

img
Rızai: Bu bir ateşkes değil, sadece ‘askeri sessizlik’ YDH

Muhsin Rızai, mevcut durumun gerçek bir ateşkes olmadığını, yalnızca geçici bir “askeri sessizlik” olduğunu söyledi. İran’ın sahada ve müzakerelerde geri adım atmayacağını vurguladı.




YDH- Tesnim Haber Ajansı'nın bildirdiğine göre, İran'da Düzenin Maslahatını Teşhis Konseyi üyesi Tümgeneral Muhsin Rızai, bir televizyon programında bölgedeki son gelişmeleri, Direniş Cephesi'nin durumunu ve İran'ın küresel emperyalizmle mücadelesinin boyutlarını açıkladı.

“25 milyon İranlı fedaiyle gurur duyuyorum

Tümgeneral Rızai, konuşmasının başında İslam Cumhuriyeti yönetiminin muazzam halk potansiyeline işaret ederek şunları söyledi: "25 milyon fedai gönüllüye sahip bir milletle gurur duyuyorum. İran bugün, tüm bu zaferleri kazanmayı başardığı önemli bir tarihi konumdadır. 200 yıl önceki atalarımız şu anda burada olsalardı, bugünkü konumumuzu ve gücümüzü kıskanırlardı, hiç şüphem yok."

“Trump istikrarsızlığın vücut bulmuş halidir”

ABD Başkanı'nın çelişkili söylem ve davranışlarını şiddetle eleştiren Rızai, "Uluslararası koşullar, kimlerin ilkelere bağlı olduğunu, kimlerin olmadığını gösteriyor. Trump, 'İranlılar istikrarsızdır' diye iddia ediyor; oysa sen istikrarsızlığın vücut bulmuş halisin. Defalarca konuştun ve sözünden döndün. İran'ın 10 şartını kabul etmedin mi? Ama sonra caydın. Trump 'öngörülemeziz' diyor, oysa öngörülemez olan sensin; her ülkenin imzaladığı anlaşmayı yırttın." dedi.

Rızai şunları ekledi: "Tabii Trump'ın bir sözünü kabul ediyoruz; 'İranlılar zorlu/sert insanlardır' diyor. Bunu kabul ediyoruz. Biz haklarımızı almak ve sizi İran halkının haklarına ve adalete boyun eğdirmek konusunda kararlıyız. Kaçar ve Pehlevi dönemindeki yağmacılığınız geçti; sizi İran milletinin haklarını vermeye zorlayacağız."

Trump'ın davranışlarının perde arkası

Tümgeneral Rızai, Trump'ın kişilik analizi hakkında şunları söyledi: "Trump'ın çelişkili sözlerinin ve psikolojik dengesizliğinin nedeni, siyaseti kumarla karıştırmasıdır. Onun ahlakı, kumar oynamak ve rakibini şaşırtmak için kandırmak üzerinedir. Bu davranışların asıl nedeni, perde arkasındaki iki komutandır: Netanyahu ve finansal piyasaları ve sanayileri ellerinde tutan Siyonist hissedarlar. Sahnede Trump'ı görüyoruz ama o onların etkisi altındadır."

Rızai şunları vurguladı: "Diğer mesele ise Trump'ın ruhsal ve psikolojik durumudur; bu durum onun cehennemde olduğunu gösteriyor. Trump ruhsal ve psikolojik hakimiyetini kaybetmiştir."

ABD'nin askeri aşağılanması:

İslam Devrimi Muhafızları Ordusu'nun eski komutanı, ABD'nin sahadaki yenilgilerine işaret ederek şunları açıkladı: "İran'ın zaferi ve ABD'nin yenilgisi gerçeğini Amerikalı generaller bile söylüyor ve bu gerçekçilik onların görevden alınmasına yol açtı. Amerikalılar ilk kez 'ilklerle' karşılaştı. ABD'nin F-35 itibarı döküldü, AWACS hasar gördü ve ABD'nin 17-18 elli yıllık üssü isabet aldı. Hürmüz Boğazı'ndan bile geçemediler ve tüm bunları İran gerçekleştirdi."

Rızai devamla: "Düşman yanlış düşünüyor. Avrupa ve Amerika'nın yönetim heyeti yükselen güçleri doğru anlamıyor ve gerilemelerini durdurmanın yolunu savaşta görüyor. Ancak mevcut uluslararası ilişkilerde savaşla güçlerini koruyamazlar. Aslında onların siyasi tedbirsizliği bizim zaferimize yol açtı."

Amerikalı yetkililerin askeri cehaletine eleştiri

Rızai, ABD yönetimindeki son atamalara işaretle şunları söyledi: "Hegseth askeri bir cahildir, şimdi ona tüm ABD ordusunun komutanlığı verilmiş ve o da uzmanlık dışı görüşlerini Trump'a ileterek 'Tüm orduyu, Devrim Muhafızları'nı ve İran'ın altyapısını yok ettik' diyor! Oysa İran milleti ve silahlı kuvvetlerimizin tamamı sahadaydı."

Direnişin sürekliliğini vurgulayan Rızai, "Direniş Cephesi bize katıldı ve birleşik bir cephe oluşturduk. Şimdi düşman, halk arasında şüphe yaratarak direnişi kırmak istiyor. Savaş kesinlikle bitmedi. 47 yıldır ilerlememizin önünde engel olan bir yönetimi nasıl görmezden gelebiliriz? Bu nedenle savaşımız ciddidir ve devam edeceğiz. Halk bu sözlere aldanmamalıdır." dedi.

Şimdiki müzakerelerle geçmiş arasındaki fark

İranlı general diplomasinin boyutları hakkında şunları söyledi: "Diplomasiyi de desteklemeliyiz. Bu müzakere, önceki iki müzakerelerden temel bir farka sahip. Geçmişte onlar bizim için ön şartları koyuyorlardı, ancak bu kez ilk kez biz ön şartları (10 şartı) ilan ettik. Pakistan Başbakanı, Trump'ın kendisine telefon ederek tüm şartları kabul ettiğini söylediğini, ancak Trump'ın pazarlık yapmak ve şartlardan kısmak için geldiğini belirtti. O, savaşı bitirmeyi savaşla sonuçlandıramaz, ancak biz bunu yapabiliriz."

Şu anki ateşkes 'askeri sessizlik'tir, savaşın durdurulması değil

Tümgeneral Rızai, mevcut koşullarda ateşkes kavramını açıklayarak şunları ifade etti: "Sekiz yıllık savaşta bir gün bile ateşkes yapmadık ama müzakere ediyorduk. Şu anda kesinlikle bazı çıkarlar gereği hem ateşkes yapılıyor hem de müzakere ediyoruz. Bu kesin bir ateşkes değil, bir 'askeri sessizlik'tir. İnkılap Lideri de benzer bir ifade kullanmıştı."

Rızai ekledi: "Üç tür savaşımız var: sınır, bölgesel ve küresel. Bunların kanunları aynı ama kuralları farklı. Şimdi ittifaklar kurmalıyız. Pakistan, Umman, Irak, Katar, Türkiye, Çin ve Rusya ile ilişkilerimiz iyi. BRICS ve Şanghay İşbirliği Örgütü üyesiyiz. Bu kapasiteleri kullanmalı ve siyasi yardım istemeliyiz. Çin ve Rusya'nın veto konusundaki çalışmaları çok iyiydi."

Deniz ablukası ve ABD'nin kara savaşı fantezisine karşı uyarı

Rızai, ABD'nin deniz hareketliliğine karşı uyararak şunları söyledi: "Trump, Hürmüz Boğazı'nın polisi olmak istiyor, ancak biz deniz ablukası karşısında müzakerelerdeki 10 şartımızdan asla geri adım atmayız. Eğer Amerikan kuvvetleri sahile ve karaya çıkarsa, bu bizim için harika olur. O zaman binlerce esir alırız ve her esir karşılığında bir milyar dolar alırız."

Rızai şunları vurguladı: "Amerikalılar sürekli bir savaştan şiddetle korkuyorlar. Bu nedenle, kendilerini hazırlamak, bir saldırı düzenlemek ve ardından ateşkes yapmak için fırsat bulmak amacıyla savaşın gölgesini savaşın kendisine tercih ediyorlar. Ateşkes, askeri hareketliliğin durması demektir. Öyleyse neden bölgeye asker getiriyorlar? Neredeyse her gün Kara Kuvvetleri komutanları bana “Kardeş Muhsin! Söyle, bunlar (Amerikalılar) bir yere gelsin” diyor; biz bu Amerikan askerlerinin karaya ayak basmasını istiyoruz. Biz bu Amerikan askerlerinin toprağa basmasını diliyoruz."

İranlı yetkili şu noktanın altını çizdi: "Kıyılarda ve hatta İran'ın ortalarına kadar yapılacak bir kara savaşı onlar için bir amaca hizmet etmez. Eğer başlatırlarsa, Tahran'a kadar gelebilmeleri gerekir. Eğer gelemezlerse ve durdurulurlarsa, yenilmiş olurlar."

“Ateşkesin uzatılması bizim için yararlı değil”

Tümgeneral Rızai, müzakerelerin ayrıntılarına dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayarak şunları söyledi: "Kelime kelime hassas olunmalı. Kapsamlı Ortak Eylem Planı'nda (KOEP) ekip ekonomik açıdan zayıftı ve KOEP deneyimlendi. İnşallah bu sefer dikkat edilir."

Rızai açıkça belirtti: "Ateşkesin uzatılması kesinlikle bizim yararımıza değil. Bu benim kişisel görüşüm. Baskılar ciddileştirilmelidir. Fırlatıcılarımız şu anda gemilere kilitlenmiştir ve hepsini batıracağız. Sadece tüm anlaşmalar ve haklarımız yerine getirildiğinde ve Güvenlik Konseyi'ne bir bildiri gönderildiğinde, ancak o zaman ateşkes anlam kazanır. Yetkililerin şu anda ateşkes kararı almalarının nedenlerinden biri, diğer milletlere karşı ahlaki ve insani boyuttur."

İsfahan'daki başarısız paraşüt operasyonunun hikayesi

Tümgeneral Rızai sözlerini şöyle tamamladı: "ABD, Hürmüz Boğazı'nı açmada tarihi bir yenilgi aldığı gibi, deniz ablukasında da yenilgiye mahkumdur. İran'ın silahlı kuvvetleri buna izin vermeyecek ve karşı koymak için kullanılmamış büyük araçlara sahiptir. Amerikalıların savaşı bitirmek için hiçbir planı yok. Son planlarında, İsfahan'a paraşütçü indirip uranyumumuzu götürerek hayali bir başarı elde etmek istiyorlardı."

Rızai, geleceğe yönelik iki öngörüde bulunarak şunları söyledi: "Ya buraya kadar pes edip 10 şartımızı kabul edecekler (bunu pek olası bulmuyorum çünkü Hitler'in cesaretine bile sahip değiller) ya da ABD umutsuz çabalarına devam edecektir."



Makaleler

Güncel