Netanyahu hükümetine Lübnan mutabakatı üzerinden 'ihanet' suçlaması

img
Netanyahu hükümetine Lübnan mutabakatı üzerinden 'ihanet' suçlaması YDH

Lübnan ile varılan ateşkes anlaşmasına tepki gösteren Kiryat Şimona Belediyesi, hükümetin bölge halkını terk ettiğini savunarak pazar günü eğitim ve belediye hizmetlerini askıya alma kararı aldı.




YDH - İsrail'in kuzeyindeki sınır yerleşimlerinde yaşayan sakinler arasında, Benyamin Netanyahu hükümetine yönelik büyük bir hoşnutsuzluk ve güvensizlik dalgası hakim oldu.

İşgal altındaki Filistin topraklarında kurulu olan Kiryat Şimona yerleşim birimi belediyesi, hükümetin ABD Başkanı Donald Trump'ın talebi üzerine Lübnan ile ateşkes yapmayı kabul etmesine tepki göstererek, "gelecekleri için savaş" ilan ettiklerini duyurdu.

Belediye yönetimi, söz konusu mutabakatı bir "terk edilme anlaşması" olarak nitelendirdi.

Yedioth Ahronoth gazetesinin kuzey muhabiri Yair Kraus'un aktardığı bilgilere göre Kiryat Şimona Belediyesi, pazar günü eğitim sistemini ve belediye hizmetlerini durdurma kararı aldı.

Bu kararla eş zamanlı olarak, iki yılı aşkın süredir devam eden çatışmaların ardından "zafer söylemlerine" olan inancını yitiren kuzey sakinlerinin yaşadığı çaresizliği ifade etmek amacıyla, İsrail geneline yayılacak bir protesto konvoyunun yola çıkacağı bildirildi.

Netanyahu hükümetine "ateş altındakilere sırt çevirme" suçlaması

Kiryat Şimona Belediye Başkanı Avihay Stern, Netanyahu hükümetine yönelik sert eleştirilerde bulunarak, ateşkes anlaşmasının Lübnan'da Mayıs ayında yapılması planlanan seçimler öncesinde bir "siyasi kart" olarak kullanıldığını vurguladı.

Stern yaptığı açıklamada, "Bir piyon olmayacağız. Beyrut'ta ateşkesin yürürlüğe girmesi kutlanırken, güvenlik ve askeri liderler İran ve Lübnan'daki muharebe başarılarını sayıyor. Bu sırada kuzey sakinleri bir kez daha terk edilmiş hissediyor" ifadelerini kullandı.

Stern yayınladığı resmi bildiride, hükümetin ateş altındaki vatandaşlarına sırtını döndüğünü belirterek, "Bu mutlak bir zafer değil, kuzey sakinlerine sırt çevirmektir" dedi.

Başlarının üzerinde şekillenen bu tehlikeli mutabakata şiddetle karşı çıktıklarını kaydeden Stern, "Sahte bir sükunetin kurbanları olmayacağız" diye ekledi. Stern ayrıca, ABD'nin anlaşma için belirlediği zamanlamanın siyasi bir koz olma amacı taşıdığını ve güvenlik ufkunun bulunmadığı bir dönemde kimsenin oyuncağı olmayacaklarını ifade etti.

Belediye yönetiminden hükümete güvenlik şartları

Belediye yönetimi, protesto noktasının sızdırılmasının ardından hükümetin protestoculardan korktuğu için planlanan toplantısını iptal ettiğini öne sürdü. Yapılan açıklamada, "Sesimizden korkuyorlar; güvenliğimize zarar veren dayatmalara boyun eğmeyeceğiz" denildi.

Kiryat Şimona yönetimi, bölgeye dönüş için hükümete üç kesin şart sundu. Bu şartların başında Hizbullah'ın askeri ve sivil bir örgüt olarak tasfiye edilmesi yönündeki talep yer alırken; sınırda etkin savunma hatlarının oluşturulması ile bina ve kurumların tam olarak tahkim edilmesi de talepler arasında sıralandı.

İsrail basınında yer alan haberlerde, ABD Başkanı Trump’ın anlaşmayı duyurmasının ardından kuzey bölgesinde şok ve öfkenin hakim olduğu vurgulandı.

Netanyahu'nun iki saatlik sessizliğin ardından Trump'ın çağrısına uyarak 10 günlük geçici ateşkesi kabul ettiğini açıklaması, kuzeyde yaşayan yerleşimciler tarafından "kayıp güvenlikleri pahasına dış diktelere tam bir boyun eğme" olarak değerlendirildi.



Makaleler

Güncel