Hizbullah Genel Sekreteri Şeyh Naim Kasım, Lübnan ile İsrail arasındaki geçici ateşkesin ancak direnişçilerin güney sınırlarındaki "efsanevi performansı" sayesinde mümkün olduğunu belirterek, Washington'da ilan edilen ateşkes metnini Lübnan'ın egemenliğine yönelik bir hakaret olarak nitelendirdi.
YDH - Hizbullah Genel Sekreteri Şeyh Naim Kasım, Lübnan'daki son askeri ve siyasi gelişmelere ilişkin yayımladığı resmi açıklamada, sahanın "son sözü söyleyen makam" olduğunu kanıtladığını ifade etti.
Başarılı bir siyasetin, sahanın sonuçlarını bir güç kaynağı olarak kullanan siyaset olduğunu belirten Kasım; bu gücün İsrail’i Lübnan’ın ve vatandaşlarının toprak, egemenlik ve haklarını teslim etmeye zorladığını kaydetti.
Kasım, bu sürecin fitne kapılarını kapatan ve yabancıların ülke üzerindeki emellerini engelleyen ulusal bir iş birliği çerçevesinde yürütüldüğünü dile getirdi.
Güney sınırlarındaki direnişçilerin sergilediği "efsanevi performansın" ve askeri güç dengelerindeki büyük eşitsizliğe rağmen gösterilen fedakarlığın geçici ateşkesi sağlayan yegane unsur olduğunu vurgulayan Kasım, direnişin silahının iman, irade ve yetenekten oluşan "üç boyutlu" bir güç olduğunu belirtti.
Lübnan’da özgürlük ve bağımsızlık uğruna her türlü fedakarlığı göze alanların bulunduğuna işaret eden Hizbullah lideri; bozgunculuk yapanların veya direnişi arkadan bıçaklayanların bu asil hedefi engelleyemeyeceğini, direnişin arkasında yıkıma ve göçe göğüs geren onurlu bir halkın durduğunu ifade etti.
"İsrail Litani Nehri hedefine ulaşamadı"
Kasım, İsrail ordusunun sınıra 100 bin asker yığmasına rağmen direnişçilerin bu ilerleyişi kırdığını ve düşmanın ne planladığı ilk haftada ne de 45 günlük çatışma sürecinde Litani Nehri'ne ulaşmayı başaramadığını kaydetti.
İran İslam Cumhuriyeti'ne, liderliğine ve halkına sundukları destekten dolayı teşekkür eden Kasım; ateşkes sürecinin Pakistan ile yapılan anlaşmaya bağlanmasını, ABD'nin ihlallerine karşı Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasını ve ardından ABD'nin geri adımıyla boğazın yeniden açılmasına uzanan süreci anbean takip ettiklerini açıkladı.
"ABD'nin ateşkes metni Lübnan'a hakarettir"
ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan "Lübnan ve İsrail Arasında Ateşkes Anlaşması - Nisan 2026" başlıklı belgeye sert tepki gösteren Kasım, bu metnin pratik düzeyde hiçbir anlam ifade etmediğini ancak metnin bizzat ABD tarafından dikte edilmesinin Lübnan için bir hakaret olduğunu söyledi.
Lübnan hükümetinin toplanmadığını ve bu metne onay vermediğini vurgulayan Kasım, "Lübnan hükümeti ve İsrail hükümeti aşağıdaki metin üzerinde anlaşmıştır" ifadesinin gerçeği yansıtmadığını belirtti.
Kasım, Lübnan adına Washington'da kararlar alınmasını ve düşmanın dayatmalarının dinlenmesini "sonu gelmez bir sapma" ve "utanç verici bir tablo" olarak nitelendirdi.
Ateşkesin tüm askeri eylemlerin tamamen durdurulması anlamına geldiğini ifade eden Kasım, düşmana güvenmedikleri için direnişçilerin ellerinin tetikte kalacağını ve sahada bulunmaya devam edeceklerini duyurdu.
Ateşkesin yalnızca direniş tarafı için geçerli olmayacağını, karşılıklı olması gerektiğini belirten Kasım, hiçbir sonuç getirmeyen diplomasiyi bekleyerek İsrail saldırganlığına 15 ay boyunca sabredilen sürece geri dönmeyeceklerini vurguladı.
Hizbullah lideri, ateşkesin ardından atılacak adımları şu beş madde ile ilan etti:
Lübnan genelinde havada, karada ve denizde saldırganlığın kalıcı olarak durdurulması.
İsrail güçlerinin işgal edilen topraklardan sınıra kadar tamamen çekilmesi.
Esirlerin serbest bırakılması.
Lübnan halkının sınıra kadar olan tüm köy ve kasabalarına geri dönmesi.
Uluslararası ve Arap desteğiyle, ulusal sorumluluk çerçevesinde yeniden imar sürecinin başlatılması.
Hizbullah'ın, Lübnan'ın egemenliğini tesis etmek, birliği sağlamak ve fitneyi önlemek adına devlet yetkilileriyle en üst düzeyde iş birliğine açık olduğunu belirten Kasım; milli güvenlik stratejisi kapsamında güç imkanlarının değerlendirileceği yeni bir sayfa açmak istediklerini ifade etti.
Kasım, yabancıların vesayetini ve İsrail'in siyasi hedeflerine ulaşmasını engelleyerek vatandaşları koruyacak net planlar üzerinde çalışacaklarını kaydetti.
Açıklamasının sonunda başta Seyyid Hasan Nasrullah ve Seyyid Haşim Safiyuddin olmak üzere tüm şehitlerin, yaralıların ve esirlerin fedakarlıkları sayesinde İsrail’e boyun eğmediklerini vurgulayan Kasım, Lübnan'ın başının daima dik kalacağını ifade etti.