Hizbullah Milletvekili Hasan Fadlallah, Lübnan hükümetini İsrail ile doğrudan müzakerelerden kaçınmaya çağırarak bunun “karşılıksız taviz” anlamına geleceğini savundu.
YDH- Direnişe Vefa İttifakı üyesi Milletvekili Hasan Fadlallah, Lübnan hükümetine doğrudan müzakere yolundan kaçınma çağrısında bulunarak, bu yöntemin İsrail’e siyasi bedel ödemeden taviz sunmak anlamına geldiğini savundu.
Lübnan’ın geleceğine dair kader belirleyici kararların tek taraflı alınmaması gerektiğini vurgulayan Fadlallah, iç diyalog ve direniş güçlerinin korunması temelinde ulusal bir anlayışa geri dönülmesi gerektiğini belirtti.
Fadlallah, İsrail ordusunun Güney Lübnan’da, Gazze Şeridi’ndeki uygulamalara benzer şekilde kurduğunu ilan ettiği "sarı hattı" yıkmak için kararlılıkla çalışacaklarını bildirdi.
Hizbullah Milletvekili, Lübnan'da direnişin silahsızlandırılmasının söz konusu olamayacağının altını çizdi.
Sarı hattın yıkılması ve meşru savunma
Agence France-Presse (AFP) haber ajansına mülakat veren Fadlallah, "Meşru öz savunma hakkımızda ve vatanımızı koruma irademizde ısrar ederek, direniş yoluyla bu sarı hattı mutlaka yıkacağız" ifadelerini kullandı.
Lübnan devletinin bu alanda doğrudan müzakerelere girişmeden, diplomasi kanallarını kullanarak harekete geçmesi gerektiğini savunan Fadlallah, işgal sürdüğü müddetçe silahların münhasırlığına dair hiçbir kararın dayatılamayacağını belirtti.
İsrail'in attığı adımları "aptalca" olarak nitelendiren yetkili, bu hamlelerin direniş hakkını daha da meşrulaştırdığını vurguladı.
Tahran ve İslamabad hattında diplomatik trafik
Fadlallah, Hizbullah’ın İsrail tarafından gerçekleştirilen tüm ihlalleri Tahran’a rapor ettiğini açıkladı.
Bu bilgilendirme sürecinin temel amacının, Tahran ile Washington arasındaki müzakerelerde arabulucu rolü üstlenen Pakistan tarafına veri aktarmak ve İslamabad üzerinden baskı uygulanmasını sağlamak olduğu belirtildi.
Karşılıklılık ilkesi ve liderlik stratejisi
Ateşkes sürecine dair değerlendirmelerde bulunan Fadlallah, "Tek taraflı bir ateşkes kabul edilmeyecektir. İsrail tarafı saldırı veya ihlallerini sürdürdüğünde direniş asla sessiz kalmayacak. Bu ihlallere verilecek cevabın niteliği ve zamanlaması, güncel çıkarları belirleme yetkisine sahip olan liderliğimizin sorumluluğundadır" dedi.
Geri dönüş ve yeniden inşa hedefleri
Hizbullah’ın temel taleplerini sıralayan Fadlallah, ateşkesin süreklilik kazanmasını, işgal ordusunun Lübnan topraklarından tamamen çekilmesini ve yerinden edilmiş vatandaşların köylerine güvenle dönmesini istediklerini ifade etti.
Ayrıca tutsakların serbest bırakılmasını takiben kapsamlı bir yeniden yapılanma programının başlatılmasının öncelikleri arasında olduğunu ekledi.
Fadlallah, 2014 yılında İsrail ile yapılan önceki savaşı bitiren ateşkesin şartlarına geri dönmeyi içeren hiçbir anlaşmayı kabul etmeyeceklerini kesin bir dille yineledi.
Orduyu eski mevzilerine geri döndürmek
Hükümete pratik önlemler alma çağrısında bulunan Fadlallah, "Lübnan ordusunun, son savaşın başlamasıyla çekilmek zorunda kaldığı mevzilere geri döndürülmesi gerekmektedir. Devlet, elindeki tüm siyasi ve diplomatik imkanlarla ateşkesi sağlamlaştırmak için baskı kurmalıdır" dedi.
Direnişin silahsızlandırılmasının mümkün olmadığını vurgulayan Milletvekili; Bint Jbeil, Ainata ve Khiam gibi köylerde sergilenen savunma iradesinin Lübnan'dan alınmasına asla müsaade edilmeyeceğini belirtti.
Doğrudan müzakereler, taviz vermenin bir yoludur
İç siyaletteki formül arayışlarına değinen Fadlallah, direniş dahil tüm güç unsurlarından faydalanılacak bir iç diyalog sürecinden yana olduklarını kaydetti.
Doğrudan müzakere yolunu "İsrail'e karşılıksız taviz sunmanın siyasi kılıfı" olarak tanımlayan Fadlallah, bu yolun sonuçlarının halk tarafından reddedileceği için uygulanamaz olduğunu savundu.
Ulusal anlayış ve kader belirleyici kararlar
Cumhurbaşkanlığı ve hükümetin çıkarının doğrudan müzakerelerden uzaklaşarak ulusal bir anlayışa geri dönmekte olduğunu belirten Fadlallah, bu yöntemin Lübnan'ın geleceğine dair tek taraflı kararlar alınmasını önleyeceğini ifade etti.
İslamabad görüşmelerini "parmak ısırma aşaması" olarak tanımlayan Fadlallah, İran’ın baskılara karşı meşru haklarını korumayı bildiğini ve bu siyasi süreçten Lübnan adına büyük umut beslediklerini dile getirerek sözlerini tamamladı.