ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Rusya’nın petrol fiyatlarındaki artış ve yaptırımların gevşetilmesiyle 14 milyar dolar ek gelir sağladığı yönündeki değerlendirmelere kategorik olarak katılmadığını açıkladı.
YDH - Amerika Birleşik Devletleri Hazine Bakanı Scott Bessent, petrol fiyatlarındaki yükseliş ve Washington’ın uyguladığı yaptırım rejimindeki esnemeler neticesinde Rusya’nın 14 milyar dolar ek gelir elde ettiğine dair öne sürülen iddiaları reddetti.
Bakan Bessent’in Senato’daki hitabı, C-Span tarafından canlı olarak yayınlandı.
Bessent, Senatör Christopher Coons tarafından yöneltilen ve Rusya’nın söz konusu meblağda ek kazanç sağladığına işaret eden soruya karşılık olarak, "Bu değerlendirmeye kategorik olarak katılmıyorum" ifadesini kullandı.
"Yaptırımlar esnetilmeseydi fiyatlar 150 dolara çıkabilirdi"
Hazine Bakanlığı’nın piyasaya 250 milyon varilden fazla petrol arzı sağlanması hususunda kilit bir rol üstlendiğini vurgulayan Bessent, Washington yönetiminin Rusya’ya yönelik yaptırımları geçici olarak askıya almaması durumunda enerji piyasalarında yaşanabilecek risklere dikkat çekti.
Mevcut durumda varil başına 100 dolar seviyesinde seyreden petrol fiyatlarının, müdahale edilmemesi halinde 150 dolara kadar tırmanabileceğini belirten Bessent, "Yaptırımların esnetilmesiyle Amerikan tüketicisi daha iyi bir konuma gelmiştir" değerlendirmesinde bulundu.
Bakan Bessent daha önceki açıklamalarında da Rusya’ya yönelik tedbirlerin gevşetilmesini, küresel bir ekonomik çöküşün veya "dünyanın sonunun" önlenmesiyle kıyaslamıştı.
ABD yönetimi, 12 Mart tarihinde gemilere yüklenmiş olan Rus petrolü ve petrol ürünlerinin satışına yönelik yaptırımları geçici olarak muafiyet kapsamına almıştı.
İlk etapta 11 Nisan tarihine kadar geçerli olan bu muafiyet, ABD Hazine Bakanlığı tarafından yayımlanan yeni bir genel lisans ile 16 Mayıs tarihine kadar uzatıldı. Bu süreç; satış, nakliye ve tahliye işlemlerini kapsıyor.
ABD Enerji Bakanı Chris Wright, söz konusu lisans süresinin uzatılma gerekçesini, Washington’da düzenlenen G20 toplantısı sırasındaki temaslara dayandırdı.
Wright, dünyanın dört bir yanından gelen bankacıların, enerji maliyetlerinin düşük tutulması yönündeki taleplerinin bu kararda etkili olduğunu ifade etti.
Küresel petrol fiyatlarındaki yukarı yönlü ivme, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ile Tahran yönetiminin Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğini kısıtlama girişimleri neticesinde hız kazandı.
Bloomberg’in aktardığı verilere göre bu gerilim, Rus Urals petrolünün fiyatının yanı sıra sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG), alüminyum ve diğer temel emtia ürünlerinin maliyetlerinde de artışa yol açtı.
Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) aylık raporuna dayandırılan Reuters haberinde ise Rusya’nın mart ayındaki petrol ve petrol ürünleri ihracat gelirlerinin şubat ayına oranla yaklaşık iki kat artarak 19 milyar dolar seviyesine ulaştığı kaydedilmişti.
Konuya ilişkin Kremlin’den yapılan açıklamada, Ortadoğu’daki çatışmaların etkisiyle petrol gelirlerinde "bir miktar mütevazı artış" yaşandığı teyit edildi.
Ancak Rus yetkililer, söz konusu artışın ne federal bütçe ne de genel ülke ekonomisi açısından hayati bir önem taşımadığının altını çizdi.