İsrail’in Suriye ve Lübnan sınırlarında "sarı hat" ilanıyla fiilen işgal ettiği stratejik noktalar, Hermon Dağı’ndan Akdeniz’e uzanan devasa bir ileri teknoloji ve savunma kalkanı oluştururken, bölgedeki askeri dengeleri kalıcı olarak değiştirmeyi hedefliyor.
YDH— İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun Suriye’nin güneyi ve Lübnan’da "sarı hat" olarak tanımladığı bölgeler, basit bir askeri mevzi değişiminin ötesinde; coğrafi ve teknolojik üstünlüğe dayalı yeni bir güvenlik statükosu inşa etme girişimi olarak büyük stratejik önem taşıyor.
Gazeteci Mahmud el-Kan tarafından el-Cezire için hazırlanan rapora göre bu hat, İsrail’in potansiyel saldırıları sınırın ötesinde göğüslemeyi hedeflediği kalıcı bir "ileri savunma bölgesi" niteliği taşıyor.
Şeyh Dağı zirvesindeki stratejik avantaj
Bölgenin askeri denklemi, Suriye ve Lübnan sınırlarının kesiştiği noktada yükselen Hermon Dağı’nın (Cebel eş-Şeyh) tam kontrolü üzerine kuruluyor.
Yaklaşık 2800 metrelik yüksekliğiyle bölgenin en stratejik noktası olan zirve, kontrolü elinde tutan güce geniş bir coğrafi gözlem yeteneği sunuyor.
Sadece 40 kilometre uzaklıktaki Suriye’nin başkenti Şam, zirveden doğrudan izlenebiliyor.
➪ Güney Suriye’de yeni strateji: İsrail, Kuneytra’da kontrolü artırıyor
Aynı zamanda Lübnan’ın derinliklerine uzanan Bekaa Vadisi, güney Lübnan ve kuzey İsrail’in tamamı bu yükseklikten açık bir hedef haline geliyor.
➪ Suriye'nin güneyinde İsrail'in fiili kontrol alanı genişliyor
Bu coğrafi konum, askeri birimlere herhangi bir doğal engel olmaksızın hareketleri takip etme ve mutlak ateş gücü üstünlüğü sağlama fırsatı veriyor.
Suriye ve Lübnan sahasındaki yeni sınırlar
Sarı çizgi Suriye sahasında, Ürdün sınırının işgal altındaki Golan Tepeleri ile birleştiği noktadan başlayarak Hermon Dağı’na (Şeyh Dağı) kadar uzanıyor.
Bu hat, daha önce Birleşmiş Milletler Geri Çekilme Gözlem Gücü (UNDOF) denetiminde bulunan 23 bin hektardan fazla alanı kapsıyor.
İsrail, 1967’den bu yana işgal altında tuttuğu Golan Tepeleri’ndeki varlığını, Suriye’de Beşşar Esed hükümetinin NATO öncülüğünde düzenlenen darbe ile devrilmesiyle oluşan otorite boşluğunu fırsat bilerek genişletti.
Mevcut tampon bölgeyi fiilen işgal eden İsrail, iki ülke arasında 1974 yılında imzalanan kuvvetlerin ayrılması anlaşmasının çöktüğünü ilan etti.
Lübnan tarafında ise sarı hat, sınır şeridi boyunca 10 kilometre derinliğe ulaşan ve 65 bin hektarlık alanı içine alan bir bölgeyi kapsayarak Akdeniz’e kadar ulaşıyor.
Teknolojik merkez ve deniz yetki alanları
İsrail’in stratejik planı sadece karasal alanla sınırlı kalmayıp kıyı şeridini ve denizdeki Kana doğalgaz sahasını da içine alıyor.
İşgal ordusu, ele geçirdiği bu yüksek ve kritik noktaları radar sistemleri, dinleme istasyonları, erken uyarı merkezleri ve iletişim kuleleriyle donatarak bölgeyi devasa bir teknolojik gözetleme merkezine dönüştürmeyi hedefliyor.
Kurulan bu teknolojik altyapı sayesinde hava trafiğinin izlenmesi, elektronik karıştırma faaliyetlerinin yürütülmesi ve askeri hareketliliklerin İsrail sınırlarına ulaşmadan çok önce tespit edilmesi mümkün hale geliyor.
Diplomatik trafik ve ateşkes süreci
İsrail, Suriye ve Lübnan’ın doğal topografyasını kendi lehine bir "koruma duvarı" ve ileri karakol sistemine dönüştürmeyi amaçlarken, uluslararası diplomaside de hareketli saatler yaşanıyor.
✎____________İsrail medyası Lübnan'daki ateşkesi nasıl yorumladı?
ABD Başkanı Donald Trump, Lübnan Cumhurbaşkanı Jozef Aun ve Netanyahu ile yaptığı görüşmeleri "mükemmel" olarak tanımlayarak Lübnan’da 10 günlük ateşkes ilan edildiğini duyurdu.
Trump ayrıca, tarafları 1983’ten bu yana İsrail ve Lübnan arasındaki ilk kapsamlı ve ciddi müzakereleri yürütmek üzere Beyaz Saray’a davet etti.