AB genelindeki göçmen sayısı 2025 yılında rekor kırdı

img
AB genelindeki göçmen sayısı 2025 yılında rekor kırdı YDH

Bağımsız RFBerlin Enstitüsü tarafından yayımlanan güncel rapor, Avrupa Birliği sınırlarındaki göçmen nüfusunun son 15 yılda yüzde 60’tan fazla artarak 64,2 milyon kişiye ulaştığını ortaya koydu.




YDH - Avrupa Birliği (AB) genelindeki göçmen nüfusu, 2025 yılı itibarıyla 64,2 milyon kişiye ulaştı. Danimarka merkezli hayır kurumu Rockwool Foundation’ın iştiraki olan bağımsız araştırma enstitüsü RFBerlin bünyesindeki Göç Araştırmaları ve Analiz Merkezi tarafından hazırlanan rapor, kıtadaki demografik dönüşümün boyutlarını gün yüzüne çıkardı.

Eurostat ve Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) verilerine dayanan çalışma, AB sınırları dışındaki ülkelerde doğan yabancı nüfusun yıllık 2,1 milyon kişi arttığını kaydetti.

2010 yılında yaklaşık 40 milyon olarak kaydedilen göçmen sayısı, son 15 yıllık süreçte yüzde 60’ın üzerinde bir artış gösterdi. Bu ivmeyle birlikte, göçmenlerin toplam AB nüfusu içindeki payı yüzde 14,2 seviyesine yükselmiş oldu.

Ülkeler bazındaki veriler incelendiğinde, Almanya 18 milyona yaklaşan yurt dışı doğumlu nüfusuyla toplam sayı bakımından ilk sırada yer almayı sürdürüyor.

Almanya’daki göçmenlerin yaklaşık yüzde 72’sinin çalışma çağında olduğu belirtiliyor. Ancak artış hızı bakımından İspanya, Avrupa genelindeki en dikkat çekici değişimi sergiliyor.

Sadece 2025 yılı içerisinde göçmen sayısı yaklaşık 700 bin kişi artan İspanya, toplamda 9,5 milyon göçmen sayısına ulaşarak AB genelindeki toplam artışın yaklaşık üçte birini tek başına karşıladı.

Göçmen nüfusunun yoğunluğu bakımından İspanya’yı 8,5 milyon ile Fransa, 6,4 milyon ile İtalya ve 2,9 milyon ile Hollanda takip ediyor.

Nüfusu az olan AB üyesi devletlerde ise göçmen yoğunluğunun ortalamanın çok üzerinde olduğu gözlemleniyor. Lüksemburg yüzde 51,6’lık oranla bu alanda liderliği elinde bulundururken, Malta ve Kıbrıs’ta göçmenler toplam nüfusun yaklaşık üçte birini teşkil ediyor.

İsveç, Belçika ve Avusturya’da ise göçmen payı yüzde 18 ile 21 bandında seyrediyor. Buna karşılık Doğu Avrupa ülkeleri en düşük göçmen oranlarına sahip bölgeler olarak kaydedildi.

Polonya, Slovakya ve Bulgaristan’da bu oran yüzde 5’i geçmezken, Çekya’da göçmenlerin nüfusa oranı yüzde 8,3 seviyesinde kaldı.

Sığınmacı yükü belirli merkezlerde toplanıyor

Avrupa genelindeki sığınma başvurularının yaklaşık dörtte üçü İspanya, İtalya, Fransa ve Almanya olmak üzere dört ülkede yoğunlaşıyor.

Toplamda 2,7 milyon mülteciye ev sahipliği yapan Almanya, sayısal bakımdan mülteci kabulünde liderliğini koruyor. Ancak mülteci yükünün toplam nüfusa oranı temel alındığında, raporun bulguları Çekya, Kıbrıs ve Avusturya’nın en yüksek yükü üstlendiğini gösteriyor.

Raporun yazarları Profesör Tommaso Frattini ve Profesör Christian Dustmann, Avrupa’daki göç akışlarının demografik baskılar, jeopolitik krizler ve iş gücü piyasalarındaki süreklilik arz eden dengesizliklerin etkisiyle şekillendiğini vurguladı.

Araştırmacılar ayrıca göçmen kompozisyonundaki farklılıklara dikkat çekerek, Almanya’ya yönelen akışların ağırlıklı olarak Suriye ve Afganistan kaynaklı mültecilerden oluştuğunu, İspanya’da ise Latin Amerika ülkelerinden gelenlerin baskın olduğunu ifade etti.

Almanya’daki sığınma başvurularında keskin düşüş

Güncel veriler, Almanya’ya yönelik sığınma taleplerinde belirgin bir gerileme yaşandığını ortaya koyuyor. 2026 yılının ilk çeyreğinde Almanya’daki sığınma başvuruları, bir önceki yılın aynı dönemine oranla yüzde 23 azalarak 28 bin 900 seviyesine geriledi.

Avrupa Sığınma Destek Ofisi (EUAA) verilerine göre bu rakam, 2015 yılından bu yana kaydedilen en düşük seviye olarak kayıtlara geçti.

Bu düşüşle birlikte Almanya, AB genelinde en çok sığınma talebi alan ülkeler sıralamasında birincilikten dördüncülüğe geriledi.

Sıralamada Fransa 34 bin 600 başvuruyla ilk sıraya yerleşirken, İspanya ve İtalya 32 bin 600’er başvuruyla Almanya’nın önünde yer aldı.



Makaleler

Güncel