Eski CIA operasyon görevlisi Giraldi: Netanyahu Trump'ı parmağında oynatıyor

img
Eski CIA operasyon görevlisi Giraldi: Netanyahu Trump'ı parmağında oynatıyor YDH

Eski Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) operasyon subayı Philip Giraldi, ABD Başkanı Donald Trump'ın dış politika kararlarını ve nükleer yetkilerini sert sözlerle eleştirerek, mevcut yönetimi kontrol dışı bir rejim olarak nitelendirdi.




YDH - Eski Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) operasyon subayı ve dış politika analisti Philip Giraldi, hukukçu Andrew Napolitano'nun sunduğu "Özgürlüğü Yargılamak" (Judging Freedom) programına katılarak ABD'nin güncel dış politikası, istihbarat operasyonları ve Başkan Donald Trump'ın karar alma süreçlerine dair değerlendirmelerde bulundu.

Giraldi, özellikle nükleer silah kullanım yetkisi ve İsrail'in Washington üzerindeki nüfuzu konusunda ciddi endişelerini dile getirdi.

Programın açılışında, ilan edilmemiş savaşların sıradan hale geldiğini belirten Giraldi, ABD hükümetinin "önleyici savaş" adı altında saldırganlık eylemlerinde bulunduğunu ve Amerikan halkının bu duruma sessiz kaldığını ifade etti.

Giraldi, "Trajik bir şekilde, hükümetimiz halktan hiçbir itiraz gelmeksizin saldırganlık olarak da bilinen önleyici savaşlara girişiyor. Maalesef hükümetin gayrimeşru güç kullanımına alışmış durumdayız" sözleriyle mevcut tabloyu eleştirdi.

"CIA memurları denizaşırı ülkelerde elçilik kılıfıyla çalışır"

Hukukçu Napolitano'nun Meksika'da meydana gelen ve iki ABD Büyükelçiliği çalışanının ölümüyle sonuçlanan trafik kazasını sorması üzerine Giraldi, bu kişilerin aslında CIA subayları olduğunun ortaya çıkmasının şaşırtıcı olmadığını belirtti.

Giraldi, denizaşırı ülkelerdeki CIA operasyonlarında kullanılan gizleme yöntemlerini şu sözlerle açıkladı:

"Bu aslında standart bir uygulama usulüdür. CIA çalışanları denizaşırı görevlerde genellikle iki kılıftan birini kullanır. En yaygın olanı elçilik kılıfıdır; çünkü bu mekanlarda çok sayıda çalışan bulunur ve CIA subaylarının buralara yerleştirilmesi daha kolaydır. Diğer yöntem ise askeri kılıftır. Bazı ülkelerde büyük bir ABD askeri varlığı bulunur ve subaylar orada ordu çalışanı sivil personel olarak görevlendirilir."

Giraldi, kazada ölen Meksika hükümet yetkililerine de değinerek, CIA'in bazen yerel istihbarat servisleriyle ortak operasyonlar yürüttüğünü ancak çoğu zaman yerel makamlara tam bilgi verilmediğini kaydetti.

Hükümetin bu tür olaylarda "devlet sırrı" kalkanını kullanarak gerçekleri gizlediğini vurgulayan Giraldi, "Hükümet için gerçekte ne yaptıklarını tartışmaktan kaçınmanın en kolay yolu, gizli görevlerini ifşa edemeyeceklerini söylemektir" dedi.

"Başkanın tepesindeki kişi tamamen kontrolden çıkmış durumda"

Mülakatın en sert bölümünde Başkan Donald Trump'ın kişisel özellikleri ve yönetim tarzı ele alındı. Napolitano'nun "ABD Başkanı akli dengesini mi yitirdi?" sorusuna Giraldi, "Kesinlikle öyle, kendisi aynı zamanda bir psikopat" yanıtını verdi.

Giraldi, bu iddiasını şu sözlerle destekledi:

"Ağzından çıkanlara bakın; dünyaya verdiği mesaj sürekli olarak 'bizim dayattığımız her şeyi yapmazsanız sizi cezalandırırız' şeklindedir. Dayattığımız şeyler ise genellikle akıl dışıdır. Irak ve İran durumunda, daha önce Venezuela'da ve yüksek denizlerde suçlarını bile tespit etmedikleri insanları öldürürken bunu görüyoruz. Bu, tamamen kontrolden çıkmış bir hükümettir. Kontrolden çıkmasının nedeni, en tepedeki adamın zihinsel melekelerinin yerinde olmamasıdır."

Giraldi, Trump'ın kurmay kadrosunun da başkana meydan okumaktan korktuğunu ve sadece ona ne kadar dahi olduğunu söylemek için orada bulunduklarını ifade etti.

Başkanın dış politika ve ulusal güvenlik konularında rasyonel bir düşünce kapasitesi sergilemediğini belirten Giraldi, "Eylemlerine baktığımızda, eleştirel düşünme yeteneğine sahip olduğuna dair hiçbir kanıt göremiyorum" dedi.

"Netanyahu, Trump'ı İran konusunda ikna etti"

İran ile yaşanan savaşa da değinen Giraldi, ABD istihbarat topluluğunun genel kanaatinin aksine Trump'ın İsrail'den gelen bilgilere dayanarak hareket ettiğini söyledi.

İran'ın 2003 yılından bu yana nükleer silah üzerinde çalışmadığına dair 18 istihbarat kurumunun fikir birliği içinde olduğunu hatırlatan Giraldi, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu'nun bu sürece müdahale ettiğini kaydetti.

Giraldi süreci şu sözlerle aktardı:

"Netanyahu, başkanla yaptığı telefon görüşmelerinde onu İran'ın nükleer silahın eşiğinde olduğuna ikna etti. Oysa istihbarat servislerimiz bunun doğru olmadığı konusunda hemfikir. Trump'ın eleştirel melekeleri ya hiç yok ya da tamamen İsrail lobisinin ve İsrail'in söylediklerini dinlemeye odaklanmış durumda. Bu lobi, İsrail'in hasım olarak gördüğü herkesle savaşmamızı istiyor."

Giraldi ayrıca, CIA Direktörü John Ratcliffe'in kendi teşkilatındaki analistlerin aksi yöndeki görüşlerine rağmen Trump'a İsrail lehine görüş sunduğunu belirterek, Ratcliffe'i "İsrail'in bir aracı" olarak nitelendirdi.

"Trump tek başına nükleer bir felakete karar verebilir"

Haberin en kritik noktasını, ABD Başkanı'nın nükleer silah kullanma konusundaki mutlak yetkisi oluşturdu. Giraldi, nükleer "futbol" olarak bilinen çantanın bir askeri yardımcı tarafından sürekli başkanın yanında taşındığını ve herhangi bir denetleme mekanizması olmaksızın ateşleme emri verilebileceğini vurguladı.

Giraldi, nükleer tehlikeye dair şu uyarılarda bulundu:

"Bu durum oldukça korkutucu. Sistemin içinde bu kararın durdurulmasını sağlayacak bir kontrol mekanizması olup olmadığını araştırdım ve gördüm ki aslında yok. Herhangi bir başkan, sadece kendi kanaatine, yargısına veya Donald Trump'ın tabiriyle 'hissiyatına' dayanarak nükleer savaş başlatabilir."

Sürecin yaklaşık 25 dakika sürdüğünü ve herhangi bir imdat valfinin bulunmadığını belirten Giraldi, "Eğer Trump, İran'ın bir nükleer silaha sahip olduğuna ve fırlatmak üzere olduğuna inanırsa, yapması gereken tek şey emri vermektir. Ve bu tür bir dezenformasyonu İsrail'den sürekli alıyor" dedi.

"İsrail lobisi Trump'ın kararlarındaki en büyük güçtür"

Mülakatın sonunda Giraldi, İsrail Başbakanı Netanyahu ve ABD'deki Siyonist lobinin başkan üzerindeki kontrolünü değerlendirdi. Trump'ın son 16 ay içinde Netanyahu tarafından öne sürülen her argümanı kabul ettiğini savunan Giraldi, İsrail'in savaşı sürdürmek istediğini ve Trump'ın da buna uyacağını öngördü.

Giraldi, konuya ilişkin son olarak şu ifadeleri kullandı:

"Trump eğer bir zamanlar öyle idiyse bile, artık kendi kararlarını veren bir adam değil. İsrail savaşı çok istiyor. Bu yüzden durumun nükleer bir boyuta evrilebileceğini bile tartışıyorum; çünkü İsrail argümanları öyle bir çarpıtacaktır ki Trump, İran'ın ABD için bir tehdit olduğuna bir şekilde ikna edilecektir. Trump'ın son zamanlardaki hezeyanları arasında Papa ve İtalya Başbakanı'na yönelik çıkışları da var. İtalya'nın iki dakika içinde yok edilebileceğini söylemesi, kafasının içindeki dünyayı gösteriyor."

Giraldi ayrıca, Trump'ın kendisine Onur Madalyası verme isteği ve vergi dairesiyle olan hukuki pazarlıklarına da değinerek, mevcut rejimin liyakatsiz ve tamamen "evet efendimcilerden" oluşan bir yapıya dönüştüğünü sözlerine ekledi.