Raad: Mevcut ateşkes İsrail saldırganlığı için bir kılıftır

img
Raad: Mevcut ateşkes İsrail saldırganlığı için bir kılıftır YDH

Lübnanlı milletvekili Muhammed Raad, İsrail'in saldırılarına zemin hazırlayan mevcut ateşkesi "kurnaz bir aldatmaca" olarak nitelendirerek, doğrudan müzakerelerin ülkeyi 1983'teki 17 Mayıs anlaşmasından daha kötü bir felakete sürükleyeceği uyarısında bulundu.




YDH- Hizbullah Milletvekili Muhammed Raad, Lübnan ile İsrail işgal varlığı arasında yürütülen doğrudan müzakerelere karşı bloğun kararlı tutumunu Cuma günü yaptığı açıklamayla yeniden ilan etti.

Lübnan topraklarına saldırı fırsatı tanıyan her türlü ateşkes girişimini sert bir dille kınayan Raad, işgalci düşmana çatışma bölgelerinde veya Lübnan içlerinde ateş açma, mevzi kurma, mayın döşeme, suikast düzenleme ya da mülkleri tahrip etme gibi eylemler için "özel istisna" tanıyan bir sürecin gerçek bir ateşkes olmadığını vurguladı.

Raad, mevcut durumu "İsrail'in saldırganlığını örtbas etmeyi amaçlayan kurnaz bir aldatmaca" olarak nitelendirerek, düşmanın devam eden suçlarına göz yumulduğunu belirtti.

17 Mayıs uyarısı ve anayasal ihlal vurgusu

İsrail yönetimi ile doğrudan müzakere masasına oturulmasına yönelik itirazlarını sürdüren Raad, Lübnan hükümetine "Siyonist düşmanla doğrudan müzakere denilen eylemden vazgeçilmesi" çağrısında bulundu.

Bu tutumda ısrar edilmesinin ülkeyi seksenli yılların başındaki uğursuz "17 Mayıs" anlaşmasından çok daha vahim bir noktaya sürükleyeceğinden endişe ettiğini dile getirdi.

Raad, devam eden savaş hali göz önüne alındığında, İsrailli tarafla yapılacak herhangi bir resmi temasın ulusal mutabakata dayanmayacağını ve hiçbir çıkar bahanesiyle affedilemeyecek açık bir anayasal ihlal teşkil edeceğini savundu.

Amerikan stratejisine direnişten tepki

Hizbullah Milletvekili Ali Feyyad ise İsrail'in suikast, bombalama ve sınır kasabalarının imhası gibi düşmanca eylemlerine devam ettiği, işgal askerlerinin serbest dolaşım konusunda ısrar ettiği bir ortamda ateşkesin hiçbir anlam taşımadığını ifade etti.

Feyyad, İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri’nin 2 Mart öncesindeki denklemi daha kötü bir formda canlandırmaya çalıştığı konusunda uyarıda bulundu.

Direnişin, İsrail’in herhangi bir taahhüt altına girmesini gerektirmeden yalnızca Lübnan’ı ateşkese zorlamayı amaçlayan Amerikan yaklaşımını kesin bir dille reddettiğini vurguladı.

Saha denkleminde orantılı karşılık hakkı

Ali Feyyad, İsrail'in herhangi bir Lübnan hedefine yönelik gerçekleştireceği her saldırının, direnişe sahadaki koşullara göre orantılı bir şekilde karşılık verme hakkı tanıdığının altını çizdi.

Bu açıklamalar, Lübnan devleti ve İsrail işgal varlığı arasında ABD Başkanı Donald Trump’ın da katılımıyla gerçekleştirilen ikinci tur doğrudan müzakerelerin hemen ardından geldi.

Söz konusu zirvenin ardından Trump, Lübnan ile işgal güçleri arasındaki geçici ateşkesin üç hafta daha uzatıldığını duyurdu.

Trump’ın vaatleri ve sahadaki ihlaller

Başkan Trump’ın bu ayın başlarında İsrail'in Lübnan'ı tekrar bombalamasına izin vermeyeceğine dair kamuoyuna yaptığı açıklamalara rağmen, işgal güçleri geçici ateşkesi kasten ihlal etmeyi sürdürdü.

Bölgeden gelen raporlar, işgal ordusunun çok sayıda saldırı düzenlediğini ve Lübnan sınır köylerindeki altyapıyı tahrip etmeye devam ettiğini gösteriyor.

Sahada devam eden bu saldırganlık, Hizbullah'ın ihlallere askeri yollarla karşılık vermesine yol açarak gerilimi diri tutuyor.