Polonya Başbakanı Donald Tusk, Rusya'nın birkaç ay içinde bir NATO üyesine saldırabileceğini belirterek, ABD'nin ittifak taahhütlerine ve 5. Madde'ye olan sadakatini ciddi şekilde sorguladığını duyurdu.
YDH- Polonya Başbakanı Donald Tusk, Financial Times’a verdiği mülakatta, Amerika Birleşik Devletleri’nin NATO antlaşmalarında tanımlanan savunma taahhütlerine ne ölçüde sadık kalacağı konusundaki endişelerini dile getirdi.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in "birkaç ay içinde" bir ittifak üyesine saldırabileceği uyarısında bulunan Tusk, Avrupa’nın en acil ve temel sorusunun ABD’nin sadakati olduğunu vurguladı.
Polonyalı liderin bu sıra dışı çıkışı, Başkan Donald Trump’ın kıta savunmasına yönelik tutarsız beyanları ve ittifaktan çekilme tehditlerinin ardından Avrupa genelinde artan belirsizliği yansıtıyor.
Tusk, geçtiğimiz yıl Polonya hava sahasını ihlal eden yaklaşık 20 Rus insansız hava aracı karşısında bazı NATO üyelerinin "hiçbir şey olmamış gibi davrandığını" belirterek sitem etti.
Kağıt üzerindeki vaatlerden pratik garantilere
Polonya Başbakanı, ittifakın doğu kanadı ve komşu ülkeleri için NATO’nun Rusya’ya karşı siyasi ve lojistik açıdan tepki vermeye hazır olup olmadığının hayati bir soru işareti haline geldiğini söyledi.
Sözlerinin NATO’nun karşılıklı savunma ilkesi olan 5. Madde’ye yönelik bir şüphe olarak değil, bu garantilerin kağıt üzerinden somut bir gerçekliğe dönüştürülmesi arzusu olarak görülmesi gerektiğini ifade eden Tusk, 5. Madde'ye inanmak istediğini ancak zaman zaman bu konuda sorunlar yaşadığını itiraf etti.
Polonya, GSYİH’sinin %5’ini savunmaya ayırarak ittifak içindeki en yüksek harcamayı yapan ve transatlantik bağlara en sadık ülkelerden biri konumunda bulunuyor. Washington’ın Polonya’yı Avrupa’daki en yakın müttefiki olarak gördüğünü hatırlatan Tusk, olası bir kriz anında bu tanımın pratikte ne anlama geleceğini sorguladı.
AB zirvesinde karşılıklı savunma tartışması
Tusk’ın uyarıları, Kıbrıs’ta düzenlenen ve AB antlaşmasının karşılıklı savunma şartını içeren 42.7 Maddesi'nin ele alındığı zirveyle eş zamanlı gerçekleşti. Trump’ın NATO’dan çekilme tehditleri ve 5. Madde'ye dair muğlak ifadeleri üzerine, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen bu bahar aylarında 42.7 Maddesi'nin "hayata geçirilmesi" gerektiğini söyledi.
Macaristan’da Putin müttefiki Viktor Orbán’ın görevden ayrılması ve Avrupa yanlısı muhafazakar Péter Magyar’ın seçilmesi, Avrupa savunma mimarisinde daha derin iş birliklerinin önünü açtı. Tusk, Orbán döneminde Budapeşte ile savunma konusunda bir bağ kurulamadığını, ancak yeni yönetimin Rusya’ya yaklaşım ve savunma konularında çok daha iyi bir iş ortağı olacağını belirtti.
Avrupa’nın ortak savunma bilinci ve bütünleşme misyonu
Başbakan Tusk, temel misyonunun Avrupa’yı ortak savunma ve doğu sınırlarının korunması temelinde yeniden entegre etmek olduğunu vurguladı. Ukrayna’daki savaşın Avrupa’ya askeri açıdan birleşme zorunluluğunu hatırlattığını söyleyen Tusk, gerçek bir ittifakın savunma araçları ve askeri hareketlilik açısından reel bir güce ihtiyaç duyduğunu kaydetti.
Avrupa’nın kendi ortak savunma mekanizmalarını tanımlaması gerektiğini belirten Polonyalı lider, saldırı durumunda ülkelerin birbirine vereceği desteğin pratik yollarla netleştirilmesi gerektiğini ifade etti.
NATO müttefikleri arasında İran çatlağı
Transatlantik ilişkilerdeki gerilim, 28 Şubat’ta başlayan İran savaşı ve Hürmüz Boğazı’nın uluslararası trafiğe kapatılmasıyla daha da derinleşti.
Trump, müttefiklerini Hürmüz Boğazı'nın güvenliğini sağlama konusundaki isteksizlikleri nedeniyle sert bir dille eleştirdi. 1 Nisan’da Reuters’a verdiği mülakatta Trump, NATO’dan çekilme ihtimaline dair bir soruya "Siz benim yerimde olsanız yapmaz mıydınız?" diyerek yanıt verdi.
İngiltere Başbakanı Keir Starmer’ı İran’a karşı askeri operasyonlara katılmadığı için "korkaklıkla" suçlayan Trump, İngiltere’nin uçak gemilerini "oyuncak" olarak nitelendirdi. Londra ise başlangıçta ABD’nin üs kullanım taleplerini reddederken, daha sonra yalnızca savunma amaçlı ve tahliye odaklı görevleri kabul etti.
Pentagon’un müttefik zayiatı değerlendirmesi
ABD Savaş Sekreteri Pete Hegseth, İran savaşının NATO içindeki bölünmeleri gün yüzüne çıkardığını kabul etti.
Hegseth, İran’ın uzun menzilli füzelerinin ABD’ye ulaşamasa bile Avrupa topraklarını vurma kapasitesine sahip olduğunu belirterek, ihtiyaç duyulduğunda yanında durmayan ülkelerin ittifak kavramını zayıflattığını savundu.
Pentagon sözcüsü ise müttefiklerin tutumuna karşılık Başkan’a sunulmak üzere "inandırıcı seçenekler" hazırladıklarını açıkladı. Pentagon, NATO’nun "tek yönlü bir yol" gibi işleyemeyeceğini vurgularken, kurum içi tartışmalara dair daha fazla detay vermekten kaçındı.