Suudilerden Lübnan'da 'üçlü koalisyon' şartıyla yeni strateji

img
Suudilerden Lübnan'da 'üçlü koalisyon' şartıyla yeni strateji YDH

Suudi Arabistan, Lübnan’a yönelik acil bir strateji inşa ederek Meclis Başkanı Nebih Berri ile temel bir mutabakata varma kararı aldı.




YDH - Lübnan dosyasına yönelik Suudi Arabistan yönetiminin yaklaşımında, bölgedeki gözlemcilerin değerlendirmelerini yeniden gözden geçirmesine neden olan önemli bir gelişme kaydedildi.

Suudi Arabistan'ın Lübnan temsilcisi Yezid bin Ferhan'ın Beyrut’a gerçekleştirdiği iki günlük ziyaretin öncesinde başlayan; Mısır ve Fransa ile koordineli yürütülen temaslar, Riyad’ın Lübnan’da yeni bir strateji belirlediğini açığa çıkardı.

Bu strateji, Cumhurbaşkanı Jozef Aun'un seçilmesinden bu yana geçen süredeki performansın gözden geçirilmesini ve Meclis Başkanı Nebih Berri ile temel bir anlayış birliği kurulmasını içeren taktiksel bir değişikliği yansıtıyor.

El-Ahbar gazetesinin aktardığına göre Suudi Arabistan, Meclis Başkanı Berri’yi Riyad’a davet etmeyi planlıyor. Ziyaretin resmi gerekçesi ne olursa olsun, Riyad yönetiminin asıl amacının Berri ile Veliaht Prens Muhammed bin Selman ve üst düzey yetkililer arasında özel bir görüşme gerçekleştirmek olduğu ifade ediliyor.

Suudi Arabistan’ın, Hizbullah ile meseleleri açıkça müzakere edebilen ve devlet mekanizması üzerinde çift yönlü etkisi bulunan tek isim olarak gördüğü Berri ile iletişim düzeyini yükseltmek için Amerika Birleşik Devletleri ile de temas halinde olduğu aktarılıyor.

Suudi Arabistan’ın bu yeni hedefleri, Lübnan’daki müttefikleri tarafından şaşırtıcı bulunsa da Riyad’ın öncelikleri arasında artık Hizbullah’ın tamamen tasfiye edilmesinin yer almadığı belirtiliyor.

Ancak Suudi yönetiminin, Hizbullah’ın iç uzlaşılarda tam bir ortak olması gerektiğine dair henüz ikna olmadığı; Lübnan’daki dengeleri Taif Anlaşması’nın metni ve son otuz yılda oluşan teamüller çerçevesinde değerlendirdiği kaydediliyor.

Lübnan’daki keskin kutuplaşmanın siyasi ve güvenlik açısından bir çöküşe yol açmasından endişe eden Riyad, ilk mutabakatın Meclis Başkanı ile kurulması gerektiği sonucuna vardı.

Meclis Başkanı Berri, Suudi yetkililere Şiilerin devlet kurumlarından dışlanması politikasının taşıdığı riskler konusunda uyarılarda bulunmuştu.

Berri’nin, Başbakan Nevaf Selam’ın izlediği politikalardan ciddi rahatsızlık duyduğu ve bu konuyu, Selam’ın siyasi hamisi olarak gördüğü Suudi Arabistan ile görüştüğü bildirildi.

Bin Ferhan’ın ziyareti öncesinde Milletvekili Ali Hasan Halil’in Riyad’a yaptığı ziyarette, Şiilerin veya Hizbullah’ın herhangi bir iç darbe niyetinde olmadığına dair güvenceler verildiği aktarıldı.

Berri, Suudi tarafına Lübnan’da istenen istikrarın, müzakere süreçlerinde veya devlet yönetiminde izlenen dışlayıcı politikalarla sağlanamayacağına dikkat çekti.

Suudi Arabistan, İsrail ile yürütülen müzakerelerin "ulusal bir koruma" altında yürütülmesini tercih ederken, Lübnan’ın İsrail ile bir anlaşmaya varmada acele etmemesi gerektiğini düşünüyor.

Riyad, Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasındaki gerilimin ve bölgedeki genel durumun netleşmesini bekleme taraftarı bir tutum sergiliyor. Bu çerçevede Suudi Arabistan, Cumhurbaşkanı Aun'un İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ile iletişim kurma çabalarını sınırlayıcı bir rol oynadı.

Yezid bin Ferhan, Beyrut ziyareti sırasında Lübnan siyasetindeki tüm mercilerle temaslarını sürdürerek ülkesinin Lübnan sahasındaki ana aktör olduğunu vurguladı.

Bin Ferhan’ın, Beyrut’un başka eksenlere kayması riskine karşı teyakkuza geçtiği ve Cumhurbaşkanı Aun'un bölge dengelerini değiştirebilecek müzakere hamlelerini dizginlemeyi amaçladığı ifade ediliyor. Suudi yetkilinin görüşmelerinde İran ile "mükemmel ilişkiler" istediklerini ve Tahran ile Lübnan dosyasında koordinasyon ve kesişme noktaları olduğunu dile getirdiği kaydedildi.

Lübnan makamlarına "Suudi reçetesi" sunan Bin Ferhan, İsrail ile doğrudan müzakerelerde acele edilmemesi, ulusal uzlaşı sağlanması ve işgal altındaki toprakların kurtarılması karşılığında silahın yalnızca devlet elinde toplanması gerektiğini savundu.

Bin Ferhan, istikrarın korunması için üç başkanın (Cumhurbaşkanı, Meclis Başkanı ve Başbakan) tüm adımlarda koordinasyon içinde olması gerektiğini ve "troika" sisteminin anayasal çekinceler bir kenara bırakılarak canlandırılmasını istedi.

Ziyaret kapsamında Başbakan Selam’a, "Saray’ın kırmızı çizgi" olduğu mesajı verilirken, Meclis Başkanı Berri’nin "garantör" rolüne özel vurgu yapıldı.

Bin Ferhan, güvenlik birimleri ve siyasi liderlerle yaptığı görüşmelerde mezhepsel söylemlerden kaçınılmasını istedi ve özellikle Semir Caca ile Fuad Mahzumi’den gerilimi düşürmelerini talep etti.

Suudi yetkilinin, Taif Anlaşması’nın tüm maddeleriyle eksiksiz uygulanmasının Lübnan’ın yegane kurtuluş yolu olduğunu defaatle yinelediği aktarıldı.



Makaleler

Güncel