Şeyh Naim Kasım: İsrail'le müzakereler ve sonuçları bizi ilgilendirmiyor

img
Şeyh Naim Kasım: İsrail'le müzakereler ve sonuçları bizi ilgilendirmiyor YDH

Hizbullah Genel Sekreteri Şeyh Naim Kasım, Lübnan otoritesinin İsrail ile yürüttüğü doğrudan müzakereleri "aşağılayıcı ve karşılıksız bir taviz" olarak nitelendirdi ve bu sürecin direnişi bağlamadığını duyurdu.




YDH - Hizbullah Genel Sekreteri Şeyh Naim Kasım, pazartesi günü yayımladığı açıklamada, İsrail ordusunun Lübnan'ın işgal altındaki topraklarının tek bir karışında dahi kalmayacağını ve Lübnan halkının güney sınırının en uç noktasına kadar tüm topraklarına geri döneceğini ifade etti.

Direniş yanlısı kitlelere seslenen Kasım, "Ey halkımız, nasıl birlikte direndiysek, buraları birlikte imar edeceğiz" dedi.

Şeyh Kasım, Lübnan'da yaşanan mevcut durumun çözümü için beş temel noktanın hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Bu şartları; saldırıların karadan, denizden ve havadan durdurulması, İsrail'in işgal ettiği topraklardan çekilmesi, esirlerin serbest bırakılması, halkın tüm köy ve kasabalarına geri dönmesi ve yeniden imar çalışmaları olarak sıraladı.

"Direniş güçlüdür ve yenilgiye uğratılamaz"

İsrail’in ABD’nin desteğiyle Hizbullah’ı, İslami Direnişi ve direnişle bütünleşmiş halkı bitirme hesabı yaptığını belirten Kasım, düşmanın her türlü yola ve suç yöntemine başvurduğunu ancak 23 Eylül 2024’te başlayan "Uli’l-Bes" (Güç Sahipleri) muharebesinden bu yana başarılı olamadığını kaydetti.

Düşmanın asıl kumarını 2 Mart tarihinde oynadığını ifade eden Kasım, mücahitlerin "El-Asfu'l-Mekul" muharebesiyle bu girişimi karşıladığını, direnişçilerin sergilediği sebat ve cesaretin düşmanı, hamilerini ve tüm dünyayı şaşırttığını dile getirdi.

Kasım, savaşın yönetimindeki ustalık, çatışma yöntemlerinin çeşitliliği ve halkın yerinden edilme ile büyük fedakarlıklara rağmen direnişin etrafında kenetlenmesinin belirleyici faktörler olduğunu söyledi. Bu kararlılığın düşmanı çıkmaza sürüklediğini kaydeden Kasım, "Bu direniş süreklidir, güçlüdür ve yenilmesi mümkün değildir" ifadelerini kullandı.

"Hükümetin tavrı karşılıksız bir boyun eğmedir"

Lübnan makamlarının tutumunu eleştiren Kasım, hükümetin "aşağılayıcı ve gereksiz bir taviz verme" sürecine girdiğini, bunun tek gerekçesinin ise hiçbir karşılık almadan boyun eğmek olduğunu ifade etti.

Düşmanla doğrudan müzakereyi kesin bir dille reddeden Kasım, yetkililere seslenerek, "Bu performansınız Lübnan'a da size de fayda sağlamayacak. İsrail ve ABD'nin sizden istediği sizin elinizde değil, sizin onlardan istediğinizi de onlar size vermeyecektir" dedi.

Mevcut hükümetin Lübnan'ın haklarını feda ederek ve direnişçi halkına karşı tavır alarak devam edemeyeceğini vurgulayan Kasım, otoritenin "halkın bir kesiminin değil, tüm halkın otoritesi" olması gerektiğini ve Taif Anlaşması’ndaki mutabakat zeminine dönülmesi gerektiğini belirtti.

Lübnan makamlarının, ülkeyi istikrarsızlığa sürükleyen "tehlikeli hatalardan" dönmesi gerektiğini kaydeden Kasım, doğrudan müzakerelerin durdurularak dolaylı görüşme yöntemine geçilmesini istedi.

Kasım ayrıca, hükümetin 2 Mart tarihinde aldığı ve Lübnan halkının yarısından fazlasını temsil eden direniş ile destekçilerini suçlu ilan eden kararın iptal edilmesi gerektiğini, ancak bu şekilde Lübnan'ın çıkarlarını önceleyen bir iç diyaloğun yürütülebileceğini sözlerine ekledi.

"Silahtan vazgeçmeyeceğiz"

Sorunun temelinin saldırganlık olduğunu, direnişin ise buna bir tepki olarak doğduğunu belirten Şeyh Kasım, Hizbullah’ın silahının varlık sebebinin savunma olduğunu ifade etti.

İşgal ve "Büyük İsrail" planları karşısında silahın savunma amaçlı bir gereklilik olduğunu belirten Kasım, silahtan ve savunmadan vazgeçmeyeceklerini yineledi. Sahadaki hazırlıkların büyük fedakarlıklar gerektirdiğini ancak bunun özgür ve onurlu bir yaşamın bedeli olduğunu söyleyen Kasım, "Ya özgürlük ve izzet ya da işgal ve zillet; zillet bizden uzaktır" dedi.

"İran olmasaydı ateşkes olmazdı"

Teslimiyet çağrısı yapanları eleştiren Kasım, bu kişilerin kendi bedellerini değil başkalarının bedellerini ödediklerini ve vatan evlatlarının yok edilmesi pahasına küçük kazanımlara razı olduklarını söyledi.

Ulusal birlik çağrısı yapan Kasım, Lübnan'daki direnişin ve halkın efsanevi duruşunun ardından Pakistan'daki görüşmelerde İran'ın desteğiyle ateşkesin sağlandığını belirterek, "İran'a teşekkür ediyoruz" dedi.

Hükümetin tutumuna yönelik eleştirilerini sürdüren Kasım, herhangi bir aracıdan gelen ateşkesi kabul etmeye hazır olduklarını ancak Lübnan adına çözüm şartlarını Lübnan'dan başka kimsenin müzakere edemeyeceğini kaydetti.

İsrail'in Beyrut dahil tüm Lübnan'a 10 dakika içinde 200 hava saldırısı düzenlediği ve yüzlerce sivilin hayatını kaybettiği "Kanlı Kara Çarşamba" olayını hatırlatan Kasım, düşmanın saldırılarına rağmen Lübnan hükümetinin Washington'daki tutumunu "utanç verici" olarak nitelendirdi.

Hükümetin, toplanmadan Lübnan adına taahhütler içeren, İsrail'e saldırı özgürlüğü tanıyan ve Hizbullah'ın faaliyetlerinin dizginlenmesini öngören bir anlaşmaya imza atmasını kınayan Kasım, "Otorite, kendi halkına karşı düşmanla yan yana mı çalışmaya karar verdi?" sorusunu sordu.

Kasım, doğrudan müzakerelerin sonuçlarının kendileri için yok hükmünde olduğunu vurguladı.

"2 Mart öncesine dönmeyeceğiz"

Lübnan'ı savunmaya devam edeceklerini belirten Naim Kasım, "2 Mart öncesine dönmeyeceğiz, saldırılara karşılık vereceğiz. Düşman ne kadar tehdit ederse etsin boyun eğmeyeceğiz ve yenilmeyeceğiz" dedi.

Sahadaki direnişçilerin tehditlere boyun eğmeyeceğini ifade eden Kasım, Emel Hareketi ve diğer tüm ulusal siyasi güçlerle el ele olacaklarını belirtti.

Direnişin, başta Hasan Nasrullah ve Seyyid Haşim Safiyuddin olmak üzere tüm şehitlerin kanına, yaralıların acılarına ve mültecilerin fedakarlıklarına sadık kalacağını vurguladı.

Direnişin imkanlarının aylar veya yıllarla ölçülemeyeceğini söyleyen Kasım, bu gücün "inanç, irade ve kabiliyet" üçlemesine dayandığını ve bu kaynağın tükenmeyeceğini ifade etti.

Kasım, Lübnan’ın kurtuluşuna ve yeniden inşasına yardım eden herkese kapılarının açık olduğunu, ancak düşmanın taleplerine hizmet edenlerin hoş karşılanmayacağını belirterek açıklamasını sonlandırdı.



Makaleler

Güncel