İsrail’in savunma zafiyeti sonrası ABD’de Golden Dome tartışması

img
İsrail’in savunma zafiyeti sonrası ABD’de Golden Dome tartışması YDH

ABD'nin uzay ve füze savunması için hayata geçirdiği "Golden Dome" projesinde inşa sürecinin başladığı duyurulsa da trilyon dolarlık maliyet ve hipersonik silahlar karşısındaki teknik yetersizlik tartışmaları projenin geleceğini gölgeliyor.




YDH- Amerika Birleşik Devletleri’nin yeni nesil hava, füze ve uzay savunma mimarisi olarak kurgulanan "Golden Dome" projesinde kritik bir aşamaya geçildi.

Projenin direktörü General Mike Guetlein, yaptığı güncel açıklamada sistemin artık teorik bir konsept olmaktan çıktığını ilan etti.

"Golden Dome gerçektir" ifadesini kullanan Guetlein, ekibinin operasyonel anlamda "kazma vurmaya hazır" hale geldiğini ve inşa sürecinin halihazırda sürdüğünü vurguladı.

Söz konusu girişimin bir bilim kurgu senaryosu olmadığını dile getiren Guetlein, projenin tamamen Amerikan çabasıyla elde edilebilecek somut bir başarı olduğunu savundu.

Sistemin temel teknolojisinin halihazırda mevcut olduğunu belirten General, projenin kendini kanıtlamış yapılar üzerine inşa edildiğini ifade etti.

Guetlein ayrıca sistemin; dayanıklı, mali açıdan sorumlu ve sınırsız şekilde ölçeklenebilir bir savunma ağına entegre edildiğini ileri sürdü.

Maliyet ve şüpheler

Ancak General Guetlein'ın bu iddialı açıklamaları, "Acaba bu proje şu an bizimle aynı odada mı?" sorusunu akıllara getiren bir dizi ciddi eleştiriyi de beraberinde getiriyor

Guetlein'ın "kazma vurmaya hazır" ifadesi, projenin teknik ve mali zeminine dair şüphelerle karşılanıyor.

American Enterprise Institute tarafından paylaşılan verilere göre, Golden Dome sisteminin maliyeti, seçilecek mimariye bağlı olarak 20 yıllık bir süreçte 3,6 trilyon dolara ulaşabilir.

Projenin pazarlanan resmi fiyat etiketi olan 175 milyar dolar bile, dünyadaki pek çok ülkenin savunma bütçesini geride bırakan devasa bir meblağ olarak dikkat çekiyor.

Teknik kısıtlar

Projenin teknik sürdürülebilirliği, akıllara Reagan döneminin başarısızlıkla sonuçlanan "Yıldız Savaşları" (SDI) girişimini getiriyor.

1980’lerin ekonomisiyle 30 milyar dolar harcanan SDI projesi, herhangi bir sonuç alınamadan rafa kaldırılmıştı.

Günümüzde Patriot ve THAAD gibi mevcut ABD sistemlerinin İran füzelerine karşı sergilediği yetersiz performans, yeni projenin balistik tehditlere karşı etkinliği konusunda soru işaretleri yaratıyor.

Mevcut teknolojiyle savunulması neredeyse imkansız kabul edilen hipersonik süzülme araçları ise denklemi daha da karmaşık hale getiriyor.

Yüksek riskli bir oyun

İsrail’in sofistike ve çok katmanlı savunma ağının dahi son İran saldırılarında ciddi açıklar vermesi, coğrafi kısıtları yeniden gündeme taşıdı.

İsrail’den yaklaşık 500 kat daha büyük olan ABD topraklarını bütünüyle korumanın zorluğu, projenin en zayıf halkası olarak görülüyor.

Olası bir düşman saldırısında şehirlerin imhasını önlemek için yüzde 100’e yakın bir başarı oranı gerektiren bu sistemde, riskler hayati bir boyuta ulaşıyor.

Mevcut tabloyu değerlendiren uzmanlar, Pentagon için tek gerçek kazanan hamlenin bu denli riskli bir oyuna hiç dahil olmamak olduğunu savunuyor.

İlgili Haberler


Makaleler

Güncel