Uluslararası ekonomi analisti Hans van Leeuwen, petrol piyasasının Donald Trump'ın dijital manipülasyonları ile Hürmüz Boğazı'ndaki yüzde 20'lik fiziksel arz kaybı arasında sıkıştığını belirterek gerçek krizin Brent vadeli işlemlerinde değil fiziksel fiyatlarda yaşandığını vurguladı.
YDH- Uluslararası Ekonomi Editörü Hans van Leeuwen, Telegraph gazetesinde yayımlanan analizinde, küresel petrol piyasasının Donald Trump’ın söylemleri ile Hürmüz Boğazı’ndaki fiziksel abluka gerçekliği arasında sıkıştığını savunuyor.
Van Leeuwen’e göre, petrol fiyatları artık geleneksel arz-talep dengelerinden ziyade, ABD Başkanı’nın sosyal medya paylaşımları ve sert diplomatik manevraları ekseninde şekilleniyor.
Trump’ın söylemleri ve manşetlere endeksli piyasa
Yazar, Donald Trump’ın İran’a yönelik müdahalelerinden bu yana petrol fiyatlarını adeta şahsi bir enstrüman gibi yönettiğine dikkat çekiyor.
Trump’ın, Brent ham petrol fiyatı 100 doları aştığında sosyal medya üzerinden fiyatları aşağı çektiğini, stratejik hedefleri doğrultusunda ise sert tehditlerle fiyatları yukarı tırmandırdığını belirten van Leeuwen, yatırımcıların temel piyasa analizlerini bir kenara bırakarak sadece Trump’ın paylaşımlarına odaklandığını vurguluyor.
Fiziki brent ve Hürmüz krizi
Makalede, piyasadaki asıl tehlikenin yaygın olarak takip edilen vadeli işlem fiyatlarında değil, "Brent Dated" olarak bilinen fiziki petrol fiyatlarında gizli olduğu savunuluyor.
Van Leeuwen, vadeli işlemlerin Trump’ın müzakere sinyalleriyle 100 doların altında tutulabildiğini, ancak tankere yüklenmeye hazır fiziksel petrolün bedelinin arz kesintileri nedeniyle çok daha yüksek seviyelerde seyrettiğini ifade ediyor.
Yazar, Hürmüz Boğazı’ndaki ablukanın yarattığı tarihi kırılmaya şu sözlerle dikkat çekiyor:
"Birbirimize hep 'Petrol piyasasının başına gelebilecek en kötü senaryo nedir?' diye sorar, 'Hürmüz Boğazı'nın kapatılması' yanıtını verirdik. İşte tam olarak o noktadayız."
Arz kaybı ve jet yakıtı alarmı
Hürmüz Boğazı'ndaki durumun geçmişteki tüm krizlerden daha şiddetli bir arz kaybına yol açtığını belirten yazar, 1973 petrol krizinde yüzde 10-15 bandında olan kayıp oranının, 2026'daki Hürmüz ablukasıyla yüzde 20 seviyelerine ulaştığının altını çiziyor.
Bu fiziksel kıtlığın özellikle jet yakıtı fiyatlarında dramatik bir artışa neden olduğunu kaydeden Leeuwen, ocak ayında 80 dolar olan varil fiyatının nisan ayında 200 dolar bandına yaklaştığını bildiriyor.
Yatırımcılar bitkin ve temkinli
Hans van Leeuwen, piyasadaki bu öngörülemez yapının ve yapısal bozulmaların yatırımcıları tükettiğini savunuyor.
Birçok yatırımcının büyük pozisyonlar almaktan kaçındığını ve sadece kısa vadeli, taktiksel işlemlerle kâr realize etmeye çalıştığını belirten yazar, piyasadaki iyimser beklentilerin Hürmüz Boğazı'nın kısa sürede açılacağı varsayımına dayandığını, ancak uzmanların arz açığının kapanmasının aylar sürebileceği konusunda uyardığını aktarıyor.
Analizin sonunda van Leeuwen, Brent vadeli işlemlerindeki dalgalanmaların aksine, küresel enerji krizinin gerçek boyutunu anlamak için Brent Dated fiyatının fısıldadığı "fiziksel gerçekliğe" bakılması gerektiğini vurguluyor.