Trump için İran'daki haydutluk eyleminde 60 günlük sürenin sonuna geliniyor

img
Trump için İran'daki haydutluk eyleminde 60 günlük sürenin sonuna geliniyor YDH

ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'da Kongre onayı almadan başlattığı haydutluk eyleminde, Savaş Yetkileri Kararı ile tanınan 60 günlük yasal süre 1 Mayıs'ta doluyor.




YDH - ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik yürüttüğü haydutluk eyleminde, Kongre onayı olmaksızın hareket edebileceği sürenin sonuna yaklaşılıyor.

Anayasa'nın kendisine tanıdığı başkomutanlık yetkisine dayanarak operasyon başlatan Trump'ın, mevzuat gereği Kongre'yi 48 saat içinde bilgilendirme yükümlülüğü bulunuyordu.

Trump, söz konusu bilgilendirmeyi 2 Mart tarihinde gerçekleştirdi. Mevcut yasal çerçeveye göre, Kongre üyeleri ve senatörlerin onayı alınmadığı takdirde bu tür operasyonlar yalnızca 60 gün sürdürülebiliyor; bu da operasyon için öngörülen sürenin 1 Mayıs'ta dolacağı anlamına geliyor.

Washington ile Tahran arasında bu tarihe kadar diplomatik bir çözüm formüle edilememesi durumunda, Donald Trump'ın askeri harekatı devam ettirebilmek adına yeni adımlar atması gerekecek.

Görev süresi boyunca parlamentoyu kararnamelerle devre dışı bırakma eğilimi gösteren Trump'ın önünde bu süreçte birden fazla senaryo yer alıyor.

Başkan ile Kongre arasındaki askeri yetki dağılımı, 1973 yılında kabul edilen Savaş Yetkileri Kararı (War Powers Resolution) ile düzenleniyor.

Dönemin Başkanı Richard Nixon'ın vetosuna rağmen Kongre'deki üçte iki çoğunlukla yasalaşan bu düzenleme, ABD'nin 1950'li yıllardan itibaren dahil olduğu ve 1964'e kadar Kongre onayı almadan sürdürdüğü Vietnam Savaşı'ndan çıkarılan derslerin bir sonucu olarak kabul ediliyor.

ABD Anayasası'nı hazırlayan kurucu kadroların yaklaşık 240 yıl önce belirlediği kuvvetler ayrılığı ilkesine göre, başkan silahlı kuvvetlerin başkomutanı olsa da savaş ilan etme yetkisi münhasıran Kongre'ye ait bulunuyor.

Fakat günümüzde resmi savaş ilanı yöntemi işlevselliğini yitirmiş durumda. Kongre, son resmi savaş ilanını 4 Haziran 1942'de, İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazi Almanyası müttefikleri olan Bulgaristan, Macaristan ve Romanya'ya karşı onaylamıştı.

Savaş Yetkileri Kararı, resmi ilan olmaksızın yürütülen modern çatışmalarda Kongre'nin denetim gücünü korumayı hedeflerken, kritik durumlarda başkana sınırlı bir hareket alanı bırakıyor.

Mevcut yasaya göre ABD Başkanı, birliklerin düzenli şekilde geri çekilmesini sağlamak gerekçesiyle 60 günlük süreyi bir defaya mahsus olmak üzere 30 gün daha uzatabiliyor.

Aspen Institute Deutschland Başkanı Stormy-Annika Mildner, Alman Deutsche Welle (DW) kanalına yaptığı değerlendirmede en muhtemel senaryonun bu yönde olduğunu ifade etti.

Trump'ın bu ek süreyi kullanacağını öngören Mildner, operasyonda ilerleme kaydedildiği, ateşkesin korunduğu ve sürecin tamamlanması için zamana ihtiyaç duyulduğu şeklinde bir gerekçe sunulabileceğini belirtti.

Fakat Mildner, Hürmüz Boğazı'ndaki durumun kötüleşmesi ve ateşkesin ihlal edilmesi durumunda, sunulacak hukuki gerekçelerin daha tartışmalı hale geleceği uyarısında bulundu.

New York Times ise Trump'ın, 60 gün kuralının bu savaş özelinde uygulanamayacağını savunabileceği ihtimalini gündeme getirdi.

Bu yaklaşımın bir benzeri 2011 yılında, dönemin Başkanı Barack Obama tarafından Libya hava saldırıları sırasında kullanılmıştı.

Obama, operasyonun kalıcı çatışma içermediğini ve kara birliklerinin kullanılmadığını belirterek Kongre onayına ihtiyaç duyulmadığını savunmuştu.

Geçmişteki askeri müdahalelerde başkanlar genellikle geniş bir siyasi destek aramıştı. George W. Bush'un 2003 Irak Savaşı öncesinde Kongre'den yetki almasına karşın, Trump'ın İran'a yönelik operasyonda bu yola başvurmaması muhalefetteki Demokratların tepkisini çekiyor.

Mart ayından bu yana Kongre'nin her iki kanadında yapılan beş ayrı oylamada Trump'ın manevra alanını kısıtlamaya yönelik tasarılar sunuldu. Ancak bu tasarılar, Senato ve Temsilciler Meclisi'ndeki Cumhuriyetçi çoğunluk tarafından reddedildi.

Mildner, Kongre'nin savaşı fiilen durdurmak için finansmanı kesmek gibi etkili araçlara sahip olduğunu ancak bunun siyasi olarak uygulanmasının oldukça güç olduğunu vurguladı.

ABD ordusunun toplumla olan güçlü bağı nedeniyle askeri bütçede kısıntıya gitmenin parti sınırlarını aşan büyük tepkilere yol açabileceği ifade ediliyor.

3 Kasım'da yapılacak ara seçimlerde Temsilciler Meclisi'nin tamamı ile Senato'nun 35 sandalyesi yeniden belirlenecek. Utah Cumhuriyetçi Senatörü John Curtis, bir makalesinde Kongre onayı olmadan 60 günü aşan sürekli bir operasyonu desteklemeyeceğini açıkça dile getirdi.

Buna karşın Mildner, birçok Cumhuriyetçi için operasyonun devamına aktif onay vermektense, savaşı durdurma tasarılarına "hayır" demenin siyasi açıdan daha az riskli olduğunu belirtti.

Kanala konuşan Brookings Enstitüsü uzmanı Jonathan Katz ise adayların anketleri yakından takip ettiğini belirterek, Cumhuriyetçi üyelerin sadakat bekleyen Trump ile çatışmaktan kaçındığını ifade etti.

Ancak Trump üzerindeki baskı yalnızca siyasi değil, aynı zamanda ekonomik nitelik taşıyor. İran savaşıyla bağlantılı olarak artan akaryakıt fiyatları ve yükselen yaşam maliyetleri, Trump'ın sadık tabanı olan MAGA (Amerika'yı Yeniden Harika Yap) hareketinde dahi eleştirilere neden oluyor.

Bu tablo içerisinde Trump'ın, ara seçimler öncesinde hem askeri stratejisini koruyacak hem de kamuoyu nezdinde itibarını muhafaza edecek bir çözüm bulması gerekiyor.

Kongre'deki Cumhuriyetçiler Trump'a karşı çekingen

İkinci Trump yönetimi şu ana kadar, ABD Kongresi'ndeki Cumhuriyetçi liderlerin yetkilerini yönetime devrettiği pek çok örneğe tanıklık etti. Bu durum Trump’ın gümrük vergisi politikasında, daha önce Kongre tarafından onaylanan hükümet programlarındaki kesintilerinde, Kongre’nin kurduğu kurumları kapatma girişimlerinde ve Kongre’nin tahsis ettiği ödenekleri harcamayı reddetmesinde de kendini gösterdi.

Ancak Trump'ın nihayetinde Savaş Yetkileri Yasası konusunda Kongre ile karşı karşıya gelmesi durumunda, mahkemelerin bu sürece nasıl veya müdahale edip etmeyeceği, söz konusu diğer girişimlerin aksine henüz netlik kazanmadı.

Cumhuriyetçi Parti liderleri, Demokratların Senato ve Temsilciler Meclisi'nde zorlamaya devam ettiği İran savaş yetkileri oylamalarında, şu ana kadar partiyi bir arada tutma ve kopmaları önleme konusunda büyük ölçüde başarı sağladı.

Ancak konuya vakıf çok sayıda Cumhuriyetçi kaynak, CNN kanalına 60 günlük sürenin dolmasının bu birliktelikte bir kırılmaya yol açabileceğini aktardı.

Bazı kurumsalcı Cumhuriyetçiler, 60 günü aşan herhangi bir savaşa yetki verilip verilmeyeceği konusunda oylama yapmanın Kongre'nin sorumluluğu olduğunu ifade etti. Bu durum, sembolik bir kınama ile sonuçlanabilir.

Savaşı destekleyen Cumhuriyetçiler bile, ara seçimlerde siyasi bir risk oluşturabilecek bir meseleyle kendilerini doğrudan ilişkilendirecek bir oylamaya katılma konusunda isteksiz davranabilir.

Ayrıca, savaş döneminde kaç Cumhuriyetçi üyenin başkanlarını açıkça kınamaya gönüllü olacağı da belirsizliğini koruyor. Savaşı eleştiren bazı Cumhuriyetçiler dahi, hem böyle bir tepkinin ABD'nin hasımları nezdindeki yansımasından hem de başkanın uygulayabileceği olası misillemelerden çekinerek Trump aleyhine oy kullanmayı reddetti.

Senatör Bacon: Yasal olarak savaşı durdurmak zorundalar

Öte yandan geçen aylarda Nebraska’dan Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi Üyesi Don Bacon, TIME’a yaptığı açıklamada durumu şu sözlerle aktardı:

"Yasaya göre, ya operasyonların devamını onaylamalıyız ya da bunları durdurmalıyız. Eğer onaylanmazsa, yasal olarak operasyonlarını durdurmak zorundalar."

Oklahomalı Cumhuriyetçi Senatör James Lankford ise, Kongre'nin bu noktadan sonra savaşa yetki vermesi gerekip gerekmediği sorulduğunda, "Bu bir yasa. Vermeliler" yanıtını verdi.

İsmi belirtilmeyen bir Beyaz Saray yetkilisi, yönetimin bu konuda Kongre ile aktif temas halinde olduğunu bildirdi. Yetkili ayrıca, "Başkomutanın yetkisini gasp ederek siyasi puan toplamaya çalışan Kongre üyelerinin, sadece ABD ordusunun yurt dışındaki gücüne zarar vereceğini" ifade etti.

Trump, İran'daki çatışmayı zaman zaman "savaş" kelimesinden kaçınarak "askeri operasyon" veya "müdahale" olarak tanımladı ve Kongre'den yetki almasına gerek olmayabileceğini ima etti.

Ancak neredeyse tüm Demokratlar ve pek çok Cumhuriyetçi, 60 günlük süreyi değişmez bir sınır olarak görüyor. Bu da Trump'ın Kongre'den resmen yetki talep etmesini bekledikleri anlamına geliyor.

Demokratlar bu son tarihi, Cumhuriyetçilerin Kongre'nin savaş üzerindeki denetim rolüne ilişkin sorulardan artık kaçamayacağı bir an olarak değerlendiriyor.

İran Savaşı'nı sona erdirmek için Savaş Yetkileri önergelerine öncülük eden Virginia Senatörü Tim Kaine, TIME'a verdiği demeçte, yasal zorunlulukların varsayımsal olmaktan çıkıp somut bir hal almasıyla Cumhuriyetçilerin hesaplarının değişeceğine güvendiklerini belirtti.

Senato Demokratlarının, 60 günlük süreden önce ve sonra bu tür oylamaları zorlamaya hazırlandığını kaydeden Kaine, Cumhuriyetçiler için "Bazıları bunun kendileri için bir dönüm noktası olduğunu ifade ediyor, umarım bu doğrudur" dedi.



Makaleler

Güncel