Lübnan'ın güneyindeki askeri tırmanış sürerken İsrail güvenlik kaynakları, Hizbullah'ın kamikaze dron kullanımının yarattığı operasyonel ve psikolojik baskıya karşı hazırlıksız olunduğunu itiraf etti.
YDH - Lübnan'ın güneyinde devam eden askeri operasyonlara paralel olarak, İsrail askeri kurumları içerisinde Hizbullah'ın giderek artan "kamikaze dron" kullanımına dair endişeler büyüyor.
Çatışma yönetiminde aşamalı olarak belirleyici bir unsura dönüşen bu araçların, sadece ateş desteği sağlamakla kalmayıp kara birlikleri üzerinde ağır bir operasyonel ve psikolojik baskı oluşturduğu belirtiliyor.
İsrail askeri kaynakları, bu tehdide karşı gerekli hazırlık düzeyine ulaşılamadığını kabul ediyor. i24NEWS'e konuşan üst düzey bir güvenlik kaynağı, patlayıcı yüklü insansız hava araçlarının savaş meydanında büyük bir sürpriz yarattığını ifade ederek, "Buna yeterince hazırlanmadık" değerlendirmesinde bulundu.
Kaynağa göre İsrail ordusu, bu tür saldırılara yönelik sınırlı eğitimlere ancak operasyonların başlangıcında başlayabildi. Bu itirafı destekleyen bir diğer açıklama ise Kan kanalından geldi.
Kan'ın haberine göre güvenlik kaynakları, tehdidin dört yıldır bilinmesine rağmen hazırlıkların eksik kaldığını ve şu an bunun bedelinin ödendiğini dile getirdi.
Saha verileri, dron kullanımının yarattığı zorluğun boyutlarını ortaya koyuyor. Kan kanalının askeri muhabiri Itay Blumenthal, Hizbullah'ın yüksek hassasiyete sahip ve karmaşık arazi koşullarında manevra kabiliyeti olan FPV tipi kamikaze dronları ön plana çıkardığını bildirdi.
Bu araçların kara birliklerine karşı son derece etkili bir silaha dönüştüğü kaydedildi. İsrail Ordu Radyosu ise farklı cephelerde haftalık dron kullanım oranının onlarca saldırıya ulaştığını, bazı araçların mühimmat bıraktığını, bazılarının ise doğrudan kamikaze saldırısı düzenlediğini aktardı.
Mevcut tablo, İsrail birliklerini saha düzeyinde geçici ve plansız önlemler almaya zorluyor. Gazeteci Doron Kadoş'un aktardığına göre, bazı birlikler dronları engellemek amacıyla askeri mevzilerin üzerine ağlar germeye başladı.
Operasyonel talimatların ise çoğu zaman yalnızca "dikkatli olunması ve tespit edildiğinde ateş açılması" seviyesinde kaldığı bildirildi.
Ordu Radyosu'nun haberine göre, imkanların kısıtlı olması saha komutanları arasında büyük bir hayal kırıklığına yol açarken, bir subay "bu tehdit karşısında yapılabilecek pek bir şey olmadığını" vurguladı.
Tehdit konusu İsrail üst komutasının da gündeminde merkezi bir yer tutuyor. Ordu Radyosu, dron tehlikesinin Ramat David üssünde düzenlenen komuta toplantılarının ana gündem maddesi olduğunu belirtti.
282'inci Topçu Tugayı Komutanı, durumu "topyekün bir yeniden yapılanma gerektiren büyük bir operasyonel zorluk" olarak tanımladı.
Diğer yandan i24NEWS, askeri istihbarat birimi Aman'ın, Hizbullah'ın dron kapasitesini kökten sınırlamak amacıyla tedarikçileri, operatörleri ve ekipmanları hedef alan bir kampanya başlattığını duyurdu.
İsrail basını ise söz konusu başarısızlığı sert bir dille eleştiriyor. Maariv gazetesi, İsrail'in Arrow füzeleri ve F-35 savaş uçakları gibi gelişmiş sistemlere sahip olmasına rağmen Lübnan'ın güneyinde düşük maliyetli dronlarla başa çıkamadığını yazdı. Gazete, mevcut tablonun İsrail'i "7 Ekim öncesindeki günlere" geri döndürdüğünü savundu.
Siyasi kanatta ise yetkililer, operasyonları Hizbullah'ın kapasitesini azaltma hedefiyle ilişkilendirmeye çalışıyor.
Kan kanalına göre Dışişleri Bakanı Gideon Sa'ar, Lübnan'daki askeri varlığın Hizbullah altyapısının tasfiyesine bağlı olduğunu belirterek, "Tehdit ortadan kalkarsa kalmaya gerek yok" ifadesini kullandı.
Sahada ise Hizbullah, ateşkes ihlallerine yanıt olarak kamikaze dron kullanımını yoğunlaştırıyor. Örgüt dün yaptığı açıklamada; Bint Cübeyl'de bir askeri dozeri, el-Kantara'da İsrail askerlerinin toplandığı noktaları ve bir Merkava tankını dronlarla hedef aldığını bildirdi.
Ayrıca et-Tayyibe kasabasındaki bir İsrail mevzisine dron sürüsüyle saldırı düzenlendiği ve tüm operasyonlarda doğrudan isabet sağlandığı kaydedildi.