Hürmüz Boğazı ablukası jet yakıtı tedarikini daraltıyor

img
Hürmüz Boğazı ablukası jet yakıtı tedarikini daraltıyor YDH

İran'daki savaş zemininde Hürmüz Boğazı'nın kapanması ve artan petrol fiyatları, küresel havacılık sektörünü ve uçuş planlarını derinden etkiliyor.




YDH - İran'daki savaş sürecinde Hürmüz Boğazı'nın kapanması ve hızla artan petrol fiyatları, havayolu şirketleri ile Amerikalıların seyahat planları için sarsıntı yaratıyor.

Savaşın başlamasından bu yana petrol fiyatları keskin bir artış gösterdi ve uluslararası gösterge Brent ham petrolünün vadeli işlemleri perşembe günü varil başına yaklaşık 114 dolar seviyesinde işlem gördü.

Petrolün yüksek maliyetinin yanı sıra boğazın kapalı kalması, jet yakıtı da dahil olmak üzere akaryakıt fiyatlarını yükseltti. Argus veri kuruluşu, savaş öncesinde galon başına 2,50 dolar olan jet yakıtının perşembe günü yaklaşık iki katına çıkarak 4,56 dolara ulaştığını bildirdi.

İran açıklarında yer alan Hürmüz Boğazı, petrol ve diğer emtialar için kilit bir nakliye rotası işlevi görüyor. Savaşın başlangıcından bu yana Tahran yönetimi boğazı fiilen kapalı tutarken, Başkan Trump da kendi ablukasını sürece ekledi.

S&P Global Energy Amerika ve Avrupa Bölgesi Yakıt ve Rafinaj Başkanı Debnil Chowdhury, "Talep perspektifinden bakıldığında jet yakıtı benzin ve dizelin gerisinde kalıyor, ancak Hürmüz Boğazı'ndan geçen toplam talep yüzdesinin hareketleri söz konusu olduğunda en fazla riske maruz kalan unsur oldu" ifadesini kullandı.

Chowdhury, "Avrupa, Hürmüz Boğazı'ndan geçen jet yakıtına oldukça önemli ölçüde bağımlı durumda" değerlendirmesini yaparken, Avrupa'nın rezervlerinin savaşa girilirken halihazırda düşük seviyede bulunduğunu sözlerine ekledi.

Bu durumun nihayetinde Amerika Birleşik Devletleri'ni de etkileyebileceğini belirten Chowdhury, "Avrupa'nın ihtiyaçlarını karşılamak için çok fazla ihracat yaptığımız için" haziran veya temmuz ayına kadar Amerikan jet yakıtı rezervlerinin düşebileceğini aktardı.

Uluslararası Enerji Ajansı İcra Direktörü Fatih Birol, yakın zamanda The Associated Press'e yaptığı uyarıda, Avrupa'nın yalnızca "yaklaşık altı haftalık jet yakıtının kaldığını" dile getirdi.

Lipow Oil Associates Başkanı Andy Lipow, bu tablonun "mevcut programı sürdürmek için yeterli jet yakıtı bulunmadığı" anlamına geleceğini kaydetti.

Lipow, "Mevcut rezervleri idareli kullanmak amacıyla havayolu şirketleri uçuşları azaltıyor" dedi.

Havacılık sektörü yetkililerinden biri, jet yakıtı fiyatlarındaki artışın daha az sayıda ve daha pahalı uçuşlarla sonuçlanacağını bildirdi.

Halihazırda bazı havayolu şirketleri kesintiye gideceklerinin sinyalini verdi. Bünyesinde Lufthansa Havayolları ve diğer Avrupa merkezli şirketleri barındıran Lufthansa Grubu, geçen hafta yaptığı açıklamada ekim ayına kadar 20 bin uçuşu iptal edeceğini duyurdu. Delta ise yüksek yakıt fiyatları ortamında bazı uçuşlarını azaltacağının işaretini verdi.

Öte yandan The Wall Street Journal, düşük maliyetli havayolu şirketlerinin, yüksek yakıt fiyatlarından orantısız biçimde zarar gördüklerini belirterek Trump yönetiminden yardım talep ettiğini haberleştirdi.

Lipow, Avrupa ve Asya'nın Amerika Birleşik Devletleri'nden daha ağır bir darbe alacağını aktardı.

Lipow, "Bunlar, Ortadoğu kaynaklı tedarik eksikliğinin yanı sıra ham petrol yokluğu nedeniyle Asya'daki rafinaj işletme oranlarının düşmesinden ve sonuç olarak daha az jet yakıtı üretilmesinden en fazla risk altında olan pazarlardır" değerlendirmesini paylaştı.

Ancak Lipow, Amerika Birleşik Devletleri'nin Doğu ve Batı Kıyısı'nın, Körfez Kıyısı'na kıyasla daha büyük etkiler görebileceğini vurguladı.

Lipow, "Hawaii ve Alaska dahil olmak üzere Doğu Kıyısı ile Batı Kıyısı'na ithalat yapıyoruz, oysa Körfez Kıyısı ihtiyaç fazlasına sahip bulunuyor" dedi.

Wood Mackenzie Rafinaj, Kimyasallar ve Petrol Piyasaları Başkan Yardımcısı Alan Gelder, Batı Kıyısı'nın bilhassa ağır bir darbe alabileceğini aktardı.

Gelder, "Asya'dan yapılan ihracat düşecek ve bu durum, Kaliforniya için önemli bir yakıt kaynağıydı" ifadesini kullandı.

Gelder ayrıca, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki jet yakıtı kıtlığının "muhtemelen ilk olarak" Los Angeles ve San Francisco'da hissedileceğini ekledi.

Gelder, Hürmüz Boğazı'nın kapalı kaldığı sürenin uzamasıyla durumun daha da kötüleşeceğini ifade etti.

Gelder, "Bu durum ne kadar uzun sürerse, talebin arzla eşleşmesi için o kadar fazla düşmesi gerekecek" değerlendirmesini yaparken, gerekli olan talep düşüşünün Kovid-19 pandemisi sırasında uçuşlarda görülen gerilemeyle aynı seviyede olabileceğini sözlerine ekledi.



Makaleler

Güncel