İranlı yetkili, nükleer müzakereler için deniz ablukasının kalkmasını şart koşarken, ABD Başkanı Trump'ın doğrudan görüşme iddialarını yalanlayarak bölge ülkelerini petrol kuyularına yönelik yıkıcı saldırılarla uyardı.
YDH- İran Parlamentosu Haber Ajansı Başkanı Mehdi Rahimi, el-Meyadin kanalına yaptığı özel açıklamada, Tahran’ın nükleer müzakereler ve bölgesel gerilime dair kırmızı çizgilerini net bir dille ortaya koydu.
Rahimi, İran limanlarına yönelik deniz ablukası sürdüğü müddetçe nükleer mesele üzerine herhangi bir müzakere yapılmasının kesinlikle mümkün olmadığını vurguladı.
Müzakere iddiaları ve arabuluculuk süreci
Rahimi, ABD Başkanı Donald Trump’ın görüşmelerin doğrudan telefon yoluyla yapıldığı yönündeki iddialarını yalanlayarak sürecin şeffaf olmayan kısımlarına ışık tuttu.
,Temasların Pakistanlı bir arabulucu üzerinden yürütüldüğünü belirten Rahimi, zaman zaman İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile mesaj alışverişi yoluyla iletişim kurulduğunu açıkladı.
Rahimi ayrıca, İran’ın bölge ülkelerine karşı güçlü argümanlar oluşturmak amacıyla muhataplarıyla yoğun bir temas trafiği içinde olduğunu, özellikle İsrail ile yakın ilişki kuran ülkelerin bu kapsamda uyarıldığını ifade etti.
Bölge ülkelerinden şaşırtıcı talepler ve petrol tehdidi
İranlı yetkili, bölgesel diplomasiye dair çarpıcı bir iddiayı da gündeme taşıdı.
Rahimi, Amerikan üslerine ev sahipliği yapan bazı bölge ülkelerinin Tahran ile iletişime geçerek, Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki (BAE) İsrail tesislerinin hedef alınmasını bizzat talep ettiğini öne sürdü.
Bu bağlamda Tahran’ın başta BAE olmak üzere bölge ülkelerine yönelik uyarılarını sertleştirdiğini belirten Rahimi, savaşın yeniden tırmanması durumunda petrol kuyularına yönelik yıkıcı saldırılar düzenleneceğini bildirdi.
Önceki çatışma döneminde petrol altyapısını hedef almama konusunda itidal gösterdiklerini hatırlatan Rahimi, bu tutumun değişebileceği sinyalini verdi.
Trump’ın "Zafer" arayışı ve Tahran’ın reddi
Mehdi Rahimi, ABD tarafının Tahran’dan, Donald Trump’ın savaşı sona erdirdiğine dair bir başarı öyküsü olarak sunabileceği siyasi bir taviz istediğini açıkladı. Ancak Tahran’ın, Trump’ın "zafer" olarak pazarlayabileceği bu talebi kesin bir dille reddettiği kaydedildi.
Diğer yandan Rahimi, İran’ın Umman Sultanlığı’na gerçekleştirdiği son ziyarette Hürmüz Boğazı’nda yeni bir yasal düzenlemenin uygulanması gerektiğini vurguladığını ve Maskat yönetiminin bu öneriyi kabul ettiğini belirtti.
Abluka ve savaşın geleceği
Açıklamalarını deniz ablukasına dair uyarılarla sonlandıran Rahimi, ablukanın kalkması ve ABD güçlerinin çekilmesinin savaşın tamamen bittiği anlamına gelmeyeceğini savundu.
Rahimi’ye göre bu adımlar, yalnızca savaşın söylem üzerindeki etkisinin sonlanması ve tehditlerin ortadan kalkması anlamına geliyor.
Rahimi son olarak, direniş güçlerinin İsrail’e yönelik saldırılarını sürdüreceğini, işgal güçlerini geri çekilmeye zorlayarak ateşkesi bu şartlar altında ilan edeceklerini sözlerine ekledi.